<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hiçlik &#8211; © Mutlak Bilim&#039;dir</title>
	<atom:link href="https://www.mutlakbilim.net/category/hiclik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mutlakbilim.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 14 Dec 2023 23:22:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>

<image>
	<url>https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/06/cropped-siteikonubudur-32x32.png</url>
	<title>Hiçlik &#8211; © Mutlak Bilim&#039;dir</title>
	<link>https://www.mutlakbilim.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Konu 53: Sıfır ve Kuantum Boşluğu</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/hiclik/sifir-ve-kuantum-boslugu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 11:37:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hiçlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=12315</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fizikçi Michio Kaku, Big Think&#8217;te şunları söylemiştir: <em>&#8220;Higgs bozonunu bulduk, peki, önümüzdeki soru &#8216;Sırada ne var?&#8217;. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, çevresi 27 mil olan, 10 milyar dolar maliyetli bu makine, gelecek nesil parçacıkları üretmeye yetecek kadar büyüktür. Dolayısıyla Higgs bozonu, bir anlamda, tüm fiziğin, adına Standart Model denen fiziğin, bize kuarkları ve elektronları veren eski fiziğin jübilesidir. Yeni teori bizi karanlık maddeye götürecektir. Şu anda karanlık maddenin var olduğunu biliyoruz. Karanlık madde görünmez, dolayısıyla elimde tutarsam görmezsiniz. Aslında parmaklarımın arasından geçer, ayağımın altındaki sert zeminin içinden gidip Çin&#8217;e kadar yol alır ve aksi yönden Çin&#8217;den buraya New York şehrine geri gelir, bu şekilde gidip gelir. Karanlık maddenin kütle çekimi vardır. Ancak görünmezdir ve elimizde karanlık maddenin gerçekte ne olduğuna dair bir ipucu yoktur. Bugün karanlık madde için önde gelen adaya &#8216;sparticle&#8217; </em>[süpersimetrik eş]<em> deniyor. Sparticle, sicmin gelecek oktavıdır. Şimdi bir etrafınıza bakın. Etrafınızdaki her şey, bize göre, titreşen bir sicmin, bir anlamda, en düşük titreşiminden başka bir şey değildir. Fakat bir sicim elbette daha yüksek oktavlara, daha yüksek notalara sahiptir. Karanlık maddenin aslında sicmin daha yüksek bir titreşiminden başka bir şey olmadığını düşünüyoruz. Dolayısıyla bizce evrenin %23&#8217;ü -ki bu karanlık maddenin evrene katkısıdır- sicmin daha yüksek bir oktavından gelmektedir. Şu anda pek çok kez doğrulanan Standart Model, evrenin sadece %4&#8217;ünü temsil etmektedir. Yani atomlar, protonlar, nötronlar, nötrinolar evrenin -var olanın- yalnızca %4&#8217;ünü temsil ediyor. Evrenin %23&#8217;ü, sicmin sıradaki yüksek titreşimi olduğunu düşündüğümüz karanlık maddedir. Evrenin %73&#8217;ü karanlık enerjidir. Karanlık enerji hiçlik enerjisi, vakum enerjisidir. Uzayda iki cisim arasında galaksileri birbirinden uzaklaştıran karanlık enerji dışında hiçbir şey yoktur. İnsanlar evrenin genişlemesi konusunda iki şey söylerler: &#8216;Galaksileri birbirinden ne uzaklaştırıyor?&#8217; ve &#8216;Evren neye genişliyor?&#8217;. Galaksileri birbirlerinden uzaklaştıran şey karanlık enerji, yani hiçlik enerjisidir. Vakumun bile galaksileri birbirlerinden uzaklaştıran enerjisi vardır. Evren neye genişliyor? Eğer evreni küre gibi düşünürsek ve biz kürenin üstünde yaşıyorsak ve küre genişliyor, küre neye genişliyor? Açık bir şekilde bir köpük, bir balon üzerinde yaşayan insanlar iki boyutlu olsa da üçüncü boyuta genişler. Peki evrenimiz neye genişliyor? Hiper uzaya, görebilip dokunabileceğinizin ötesinde bir boyut. İşin aslı Sicim kuramı, 11 boyutlu bir hiper uzay olduğunu tahmin etmektedir. Yani biz, sabun köpüklerinin dolu olduğu bir köpük banyosunda yüzen bir köpükten başka bir şey değiliz ve Çoklu Evren, bir anlamda, köpük banyosuyla ilişkilendirilebilir. Evrenimiz bir köpükten (baloncuktan, kabarcıktan) başka bir şey değildir, fakat başka köpükler de vardır. İki köpük çarpıştığında birleşip daha büyük bir köpük oluşturabilir ki bu, Büyük Patlama olabilir, aslında bu, muhtemelen Büyük Patlama&#8217;dır ya da köpük belki de bölünüp iki köpüğe yarıldı, bu, Büyük Patlama olabilir ya da belki evren hiçlikten ortaya çıktı, bu da bir olasılıktır. Evren esasen kararsız olan ve sabun köpüğünü yaratan bir hiçlik olabilir. Şimdi kendinize şunu diyebilirsiniz: &#8216;Bu doğru olamaz, çünkü bu, Enerji (Madde) Korunumu yasasını çiğner (!). Hiçlikten bir evren nasıl yaratabilirsiniz!&#8217;. Evrenin toplam kütlesini hesaplarsanız bu, pozitif enerjidir. </em>[Ne kadar kütle, o kadar kütle çekimi olduğundan bu toplam kütledeki kütle çekimini de]<em> hesaplarsanız bu, negatif enerjidir. Kütle çekimi negatif bir enerjiye sahiptir. İkisini bir araya getirip topladığınızda ne elde edersiniz? Sıfır. Dolayısıyla bir evreni yaratmak için enerjiye ihtiyaç yoktur. Evrenler bedava. Evrenin bir bedeli yoktur. Kendinize şunu diyebilirsiniz: &#8216;Bu doğru olamaz, çünkü pozitif ve negatif yükler birbirlerini iptal etmezler, bu yüzden evren nasıl hiçlikten var olur?&#8217;. Eğer evrendeki toplam maddeki pozitif yükü ve negatif yükü hesaplarsanız, ikisini toplarsanız ne elde edersiniz? Sıfır. Evren sıfır yüke sahiptir. Peki, dönüş ne olacak? Galaksiler döner, tüm yönlerde döner. Eğer galaksilerin dönüşlerini katarsanız ne elde edersiniz? Sıfır. Bir başka deyişle evren sıfır dönüşe, sıfır yüke, sıfır madde-enerji içeriğine sahiptir. Diğer bir ifadeyle evren &#8216;bedava&#8217;.&#8221;</em>.<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span></sup></p>
<p>Fizikçi Edward Tryon <em>&#8220;Belki de evren bir kuantum dalgalanmasıdır.&#8221;</em> demiştir. Evrenin toplam enerjisinin sıfır olduğu, fizikçi George Gamow tarafından keşfedilmiştir. Evrenin toplam enerjisinin sıfır olması ve enerji ile zaman arasındaki -formülü hatırlayın- Belirsizlik ilkesi arasında bağlantı kuran Tryon, sıfır enerjide zaman sonsuza (belirsize, anlamsızlığa) gideceğinden evrenin, &#8220;kuantumdan kuantumla&#8221; bu sıfırdan oluşabileceğini düşünmüştü. Elbette ki burada &#8220;kuantum boşluğu&#8221; denilen şey &#8220;hiçlik&#8221; değildir, bildiğimiz türden fiziksel bir şey de değildir, bilmediğimiz türde &#8220;fiziksel&#8221; bir şeydir. Bu işi çözmeye en fazla yaklaşan isim olan fizikçi Alexander Vilenkin (d. 1949), bu &#8220;kuantum boşluğu&#8221;nun öyle veya böyle herhangi bir fiziksel şey bile olmadığına, hatta şey bile olmadığına inanıyordu ve bu bağlamda işi daha da öteye taşıyordu.</p>
<p>Vilenkin evrenin &#8220;hiçlik&#8221;ten doğduğuna inanıyordu. Uzay-zaman, küre bir balonun yüzeyi gibi olsun -buna kapalı sistem denir- ve bu balon gittikçe hava kaybetsin, en son yarıçap sıfır olacaktır, yüzey de uzay-zaman da artık ortadan kaybolmuştur, &#8220;hiçliğe ulaşmışızdır&#8221;. <em>&#8220;Vilenkin </em>&#8230;<em>ilginç bir hesaplama yapmayı başarmıştı. Kuantum kuramının ilkelerini kullanarak baştaki böyle bir hiçlik hâlinden, enerji dolu küçük bir boşluk parçasının kendiliğinden varlığa &#8216;tünelleme&#8217; yapabileceğini göstermişti.&#8221;</em>. ∼10<sup>-14</sup> santimetre kadar olan bu boşluk, Şişme ile günümüz evrenine dönüşebiliyordu. Burada <em>&#8220;hiçlikten varlığa geçiş iki aşamalı&#8221;</em>dır. <em>&#8220;İlk aşamada hiçlikten küçük bir boşluk </em>&#8230;<em>doğar. İkinci aşamadı bu&#8221;</em> Şişer. Peki, bu kuantumsal enerjili sahte boşluk -baloncuk- nereden geldi? (Kuantum boşluğu, sıfır enerjili olsa da sonuçta burada bir şey var, bir potansiyel var, çorba gibi kaynayan bir olgu var, önceden bahsettiğimiz 1-1=0 durumunu, istikrarsızlığı vs.yi hatırlayın.) Bu, nereden geldi, sorusunu Vilenkin -bana da mantıklı geldi- şu şekilde açıklıyor. Uzay-zaman bu baloncuğun zaten kendisiydi veya zaman (ve uzay), bu baloncuktan oluştu, bundan önce zaman yoktu, dolayısıyla hiçlikten (hiçbir şeyden) yaratılan bu baloncuk, zamanda (veya zamanla) gerçekleşmedi. Kuantum boşluğu, hiçlikten zamansal -bir geçiş süreci- olarak değil, zaman dışı olarak varlık buldu, bu yüzden, o nereden geldi, sorusu da artık anlamsızlaşmıştı.<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[2]</strong></span></sup></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="font-size: 20px;">Kaynaklar</span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="#_ednref1" name="_edn1"></a><span style="font-size: 14px;"><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span> Michio Kaku, &#8220;A Universe Is a Free Lunch&#8221;, <em>Big Think</em>, 2013, &lt;<a href="https://bigthink.com/videos/a-universe-is-a-free-lunch/">https://bigthink.com/videos/a-universe-is-a-free-lunch/</a>&gt;, Erişim: 9 Temmuz 2022 [<u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: <a href="https://web.archive.org/web/20220223082930/https:/bigthink.com/videos/a-universe-is-a-free-lunch/">https://web.archive.org/web/20220223082930/https://bigthink.com/videos/a-universe-is-a-free-lunch/</a>] veya &#8220;Michio Kaku: Space Bubble Baths and the Free Universe | Big Think&#8221;, <em>Big Think</em>, YouTube, 6 Şubat 2013, &lt;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=D6XAkVA7RmY">https://www.youtube.com/watch?v=D6XAkVA7RmY</a>&gt;, Erişim: 9 Temmuz 2022 [<u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: <a href="https://web.archive.org/web/20211010043138/https:/www.youtube.com/watch?v=D6XAkVA7RmY">https://web.archive.org/web/20211010043138/https://www.youtube.com/watch?v=D6XAkVA7RmY</a>] veya (ve) Türkçe alt yazılı, &#8220;Michio Kaku &#8211; Evren yoktan var oldu ve Bedavadır!&#8221;, <em>Çılgın Fizikçiler ve Bilim İnsanları</em>, YouTube, 6 Ekim 2020, &lt;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=Lp-VWtsus04">https://www.youtube.com/watch?v=Lp-VWtsus04</a>&gt;, Erişim: 9 Temmuz 2022 [(+) <u>ekledi</u>ğ<u>im kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: <a href="https://web.archive.org/web/20221217221633/https:/www.youtube.com/watch?v=Lp-VWtsus04">https://web.archive.org/web/20221217221633/https://www.youtube.com/watch?v=Lp-VWtsus04</a>]. (Alıntı sondakindendir. Süre Aralığı: 00.11-05.34)</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><a href="#_ednref2" name="_edn2"></a><span style="color: #ff0000;"><strong>[2]</strong></span> Jim Holt, age., s. 164-168.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 51-52: 1- Hiçlik Yoktur 2- Enerji Yoktan Var, Vardan da Yok Olabilir</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/hiclik/hiclik-yoktur-ve-enerji-yoktan-var-vardan-da-yok-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 11:35:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hiçlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=12312</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: 20px;">Hiçlik, İnsanların Beyinlerinde Uydurduğu Bir Hayaldir, Yoktur</span></strong></p>
<p>Başta şunu belirtmeliyim. Hiçlik kelimesi sakıncalıdır, çoğu zaman da yanlış anlaşılır. Gündelik hayatta &#8220;yokluk, bir şey yok, ortada hiçbir şey yok&#8221; anlamında kullandığımız hiçlik, yine bu anlama benzer olan felsefedeki hiçlik kavramları insanın hayal dünyasında kafasından uydurduğu şeylerdir. Fizikte veya bu evrende bu tarz bir hiçlik yoktur, nokta.</p>
<p>Görüşüme göre fizikte &#8220;hiçlikteki her şeylik&#8221; veya &#8220;her şeydeki hiçlik&#8221; ya da &#8220;hiçliğin her şeyliği&#8221; veya &#8220;her şeyliğin hiçliği&#8221; gibi &#8220;istikrarsız&#8221; bir kavram (olgu, aksiyom -dizge-) vardır. Bu kavram kuantumdan elde edilir. Kuantum kozmolojisi tüm evrene uygulanabilir.</p>
<p>Fizikte -kuantumda- bütün matematiksel değerlerin 0 (sıfır) olduğu bir kavrama (şeye) -fiziksel- hiçlik denilebilir. Ama böyle bir şeyin olması imkânsızdır. Bu yüzden fizikte hiçlik diye bir şey yoktur. Dediğimiz gibi hiçlik, insanların beyinlerinde uydurduğu bir hayaldir.</p>
<p>O imkânsızlığın sebebi Belirsizlik ilkesidir. Konum ile momentum, <em>&#8220;alanın değeri ile alan değerinin değişme hızı&#8221;</em>, zaman ile enerji gibi birleşik değişken çiftlerinde birini ne kadar kesinlikle ölçerseniz diğeri de bir o kadar belirsizleşir (sonsuzlaşır, anlamsızlaşır). Zaman ile enerji için <em>&#8220;Bir şeyin gerçekleştiği zaman aralığını ne kadar kesin olarak bilirseniz, bu gerçekleşme sürecine dahil olan enerjiyi o kadar az bilirsiniz, aynı şey tersi için de geçerlidir.&#8221;</em>.<span style="color: #ff0000;"><sup><strong>[1]</strong></sup></span> Belirsizlik ilkesini en azından şöyle düşünebilirsiniz: Örneğin bir resmi, bilgisayar ortamında ne kadar çok büyütürseniz, yakınlaşırsanız (zumlarsanız) resim de o kadar çok -gittikçe- bulanıklaşır, en son, o küçücük &#8220;piksel&#8221;lere kadar gelirseniz artık resim de ortadan kalkmış olur, tersine uzaklaşırsanız resim de gittikçe netleşecektir, Belirsizlik ilkesini bu şekilde piksel-resim olarak düşünegelebilirsiniz.<span style="color: #ff0000;"><sup><strong>[2]</strong></sup></span></p>
<p>Bu ve altındaki paragraf &#8220;görüşüme göredir, yani işin bencesidir&#8221;. Şimdi şöyle düşündüğünüzü biliyorum: &#8220;Evren küçücük bir hacimdeki büyük bir enerji (kütle) yoğunluğunun gerilip patlamasıyla oluştu, peki, bu enerji nereden geldi?&#8221;. Bu cümle de soru da yanlıştır. Şunu hayal edin, sanki elinizde demirden bir bulgur tanesi büyüklüğünde bir küre var da evren bundan oluştu gibi bir şey değil. Şöyle, burada kuantum geçerli olduğundan zaman, hacim, enerji vs. tüm fiziksel özellikler geçersizdir, eğer kuantum olsaydınız -kuantumun içinde olsaydınız- kuantum vardır, kuantum yoktur, bile diyemezdiniz, kuantumda var-yok, önce-sonra, soru-cevap, sonlu-sonsuz, doğru-yanlış, gerçek-yalan vs. tüm zıtlıklar geçersizdir. Kuantumda &#8220;hem var hem yok&#8221; veya &#8220;ne var ne yok&#8221; ya da &#8220;hem hiçlik hem her şeylik&#8221; veya &#8220;ne hiçlik ne her şeylik&#8221; vs. gibi bir kavram (olgu, aksiyom) söz konusudur. Bu yüzden kuantum; hiçlik, her şeylik vs. tüm kavramlardan ötedir. Bu bağlamlardan ötürü, kuantum neden var, sorusu da elbette ki sorulamaz, &#8220;ilk neden&#8221; görüşü anlamsızdır, sonsuza giden bir sebep-sonuç zinciri anlamsızdır, herhangi bir nihai (son) açıklama yoktur, açıklama diye bir şeyin kendisi bile yoktur, kuantumdan durmadan bir şeylerin oluşagelmesi &#8220;her &#8216;her şeyin'&#8221; dizgeleşmesi zorunludur (daha doğrusu, zorunluluktan bile öte aksiyomlanmadır). Söz konusu kuantumsa kelimeler yetersiz kalır, bırakın onu tam olarak anlamayı, kıyısını-köşesini bile düşünemeyiz, yanından bile geçemeyiz. Kuantum sadece &#8220;kuantum&#8221;dur.</p>
<p>Kuantum kozmolojisinde parçacıklar (bildiğimiz kütle veya enerji) tamamen kendiliğinden oluşabilir -zaten evrende bu durmadan olur-. Bunlar neyden oluşur? Bunlar, o bildiğimiz türden bir enerjiden oluşmuyor. İşte, bunlar -istikrarsız olan- kuantumdan oluşuyor. Burada, kuantum neden istikrarsız, diye bir sorunun da sorulamayacağını unutmayın. Buradaki istikrarsızlık kavramiyatı insanın algılayacağı düzeyde -gündelik hayattaki gibi- bir istikrarsızlık da değildir. Evet, enerji yoktan var, vardan da yok olur,<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[3]</strong></span></sup> bunu fizikçi Necati Çelik (d. 1981) çok güzel açıklamıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="font-size: 20px;">Evet, Enerji Yoktan Var, Vardan da Yok Olabilir</span></strong></p>
<p>Şimdi Çelik&#8217;in açıklamasına bakalım. <em>&#8220;Enerji yoktan var olabilir mi? Enerji ya da madde. Biz, eminim ki bir çoğumuz şöyle okumuşuzdur lise yıllarımızda, enerji yoktan var edilemez ve var olan enerji yok edilemez. Bu, aslında tam olarak doğru değil. Şimdi önce bunun açıklamasını yapacağım ama şu konuyu belirtmekte fayda var </em>&#8230;<em>enerji, kütle ya da madde aynı şeyler</em>[dir]<em>. </em>&#8230;<em>E</em><em>=</em><em>mc<sup>2</sup>den </em>[dolayı aynı şeylerdir, şimdi]&#8230;<em> sorunun cevabı şu arkadaşlar, evet, enerji ya da madde yoktan var olabilir, fakat bu var olan </em>&#8230;<em>enerji, enerji ile zaman arasındaki Belirsizlik ilkesinin dikte ettiği süre kadar yaşayabilir, sonra hemen </em>&#8230;<em>yok olur. Şunu demek istiyorum. Enerji ile zaman arasındaki Belirsizlik ilkesi </em>[buradan sonra derslikte tahtaya yazarak anlatmaya başlıyor] <em>ΔE</em><em>x</em><em>Δt</em><em>=</em><em>ћ</em><em>&#8220;</em>dir.<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[4]</strong></span></sup> (Burada bu kitabın yazarı yani ben, şu bilgileri vermem lazım.) Δ işareti, yanındaki ne ise farkı belirtir, bizim formülde E<sub>2</sub>-E<sub>1</sub> ve t<sub>2</sub>-t<sub>1</sub>dir. E, enerjidir. t, süredir. ћ, indirgenmiş Planck sabitidir, ћ=h/(2π). h, Planck sabitidir, tam değeri vardır, h=6,62607015&#215;10<sup>-34</sup> J⋅sn. π, pi sayısıdır, π=3,141592&#8230;<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[5]</strong></span></sup> (Çelik&#8217;in derslikte tahtaya yazarak anlatmasından devam ediyoruz.) <em>&#8220;Δt</em><em>=</em><em>ћ/ΔE, bu </em>[ΔE]<em>, yoktan var olan enerji miktarı</em>[dır]<em>. Δt</em><em>=</em><em>ћ/mc<sup>2</sup>. Bu yoktan var olan madde </em>[mc<sup>2</sup>]<em> ancak Δt kadar yaşayabilir, ondan sonra hemen yok olur. </em>[Bu enerji, kuantumdan çıkar.]<em> Bu var olan </em>[enerji]<em> yoktan var olmuştur.&#8221;</em> Ne kadarlık enerji yoktan var etmek istiyorsak formülde yerine yazılabilinir, örneğin 100 eV değerinde bir enerji için Δt = 6,62607015&#215;10<sup>-34</sup> J⋅sn / (2π) x (100) x (1.602176634&#215;10<sup>-19</sup> J). Δt ≈ 10<sup>-17</sup> sn. Yani, yokluk 100 eV&#8217;lik bir enerji yaratırsa bu, <em>&#8220;varlığını </em><em>∼</em><em>10<sup>-17</sup> saniye kadar sürdürür&#8221;</em>. Örnek 100 MeV ise süre ∼10<sup>-23</sup> saniye olur. Enerji (kütle) arttıkça varlık süresi azalmaktadır.<span style="color: #ff0000;"><strong><sup>[4]</sup></strong></span></p>
<p>Yalnız burada şunu hatırlatmalıyım, önceden bahsettiğimiz üzere buradaki işlemler, Planck birimlerindeki değerleri aşamaz. Hemen bir hesap yapabiliriz, evrenin ilk anının enerjisi -yani Planck enerjisi- ∼10<sup>9</sup> J olduğundan bu kadarlık bir enerjinin varlık süresi -formülden- ∼10<sup>-44</sup> saniye olur, itici kütle çekimi (vakum enerjisi, karanlık enerji veya hiçlik enerjisi) sayesinde yok olmayan bu enerji Şişme ile günümüz evrenine dönüşür.<a href="#_ednref1" name="_edn1"></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="font-size: 20px;">Kaynaklar</span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="#_ednref1" name="_edn1"></a><span style="font-size: 14px;"><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span> age., s. 161-164.</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><a href="#_ednref2" name="_edn2"></a><span style="color: #ff0000;"><strong>[2]</strong></span> Jim Al-Khalili, &#8220;Everything and Nothing&#8221;, 2. Bölüm &#8220;Nothing&#8221;, [TV Belgeseli], <em>BBC</em>, 2011, &lt;<a href="https://www.bbc.co.uk/programmes/b00zwndy">https://www.bbc.co.uk/programmes/b00zwndy</a>&gt;, Erişim: 7 Temmuz 2022 [(+) <u>ekledi</u>ğ<u>im kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: <a href="https://web.archive.org/web/20221217215246/https:/www.bbc.co.uk/programmes/b00zwndy">https://web.archive.org/web/20221217215246/https://www.bbc.co.uk/programmes/b00zwndy</a>]. {Türkçe alt yazılı, çeviren Garajımdaki Ejder, &lt;<a href="https://vimeo.com/146881820">https://vimeo.com/146881820</a>&gt;, Erişim: 7 Temmuz 2022, Süre Aralığı: 25.38‑32.22 [<u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: <a href="https://web.archive.org/web/20210914171236/https:/vimeo.com/146881820">https://web.archive.org/web/20210914171236/https://vimeo.com/146881820</a>].}</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><a href="#_ednref3" name="_edn3"></a><span style="color: #ff0000;"><strong>[3]</strong></span> Jim Holt, age., s. 98, 101, 147, 163, 168.</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><span style="color: #ff0000;"><strong>[4]</strong></span> Necati Çelik, &#8220;Enerji/Madde yoktan var olabilir mi?&#8221;, <em>Necati Çelik</em>, YouTube, 5 Aralık 2018, &lt;<a href="https://www.youtube.com/watch?v=mz6nGytPTCI">https://www.youtube.com/watch?v=mz6nGytPTCI</a>&gt;, Erişim: 13 Ocak 2021 [(+) <u>ekledi</u>ğ<u>im kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: <a href="https://web.archive.org/web/20221217215859/https:/www.youtube.com/watch?v=mz6nGytPTCI">https://web.archive.org/web/20221217215859/https://www.youtube.com/watch?v=mz6nGytPTCI</a>].</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><a href="#_ednref2" name="_edn2"></a><span style="color: #ff0000;"><strong>[5]</strong></span> Wikipedia Contributors, &#8220;Uncertainty principle&#8221;, <em>Wikipedia, The Free Encyclopedia</em>, sgt: 14 Ocak 2021, <u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: &lt;<a href="https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Uncertainty_principle&amp;oldid=1000350568">https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Uncertainty_principle&amp;oldid=1000350568</a>&gt;, Erişim: 14 Ocak 2021; &#8220;Planck constant&#8221;, sgt: 5 Ocak 2021, <u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: &lt;<a href="https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Planck_constant&amp;oldid=998515751">https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Planck_constant&amp;oldid=998515751</a>&gt;, Erişim: 14 Ocak 2021; &#8220;Planck units&#8221;, sgt: 11 Ocak 2021, <u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: &lt;<a href="https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Planck_units&amp;oldid=999607931">https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Planck_units&amp;oldid=999607931</a>&gt;, Erişim: 14 Ocak 2021; &#8220;Pi&#8221;, sgt: 1 Ocak 2021, <u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: &lt;<a href="https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Pi&amp;oldid=997688967">https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Pi&amp;oldid=997688967</a>&gt;, Erişim: 14 Ocak 2021; &#8220;Electronvolt&#8221;, sgt: 10 Ocak 2021, <u>kalıcı ar</u>ş<u>iv ka</u>y<u>dı</u>: &lt;<a href="https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Electronvolt&amp;oldid=999428649">https://en.wikipedia.org/w/index.php?title=Electronvolt&amp;oldid=999428649</a>&gt;, Erişim: 14 Ocak 2021.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 50: Hiçlik, Varlık ve Evren</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/hiclik/hiclik-varlik-ve-evren/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 11:34:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hiçlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=12310</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Stephen Hawking&#8217;e göre evrenin bir başlangıcı yoktur, <em>&#8220;tamamen kendi içine kapalı&#8221;</em> olarak sınırsızdır, zaman da evrenin içinde sonludur. Hawking &#8220;Evren neden var?&#8221; sorusunu anlamsız bulur, çünkü &#8220;Büyük Patlamadan önce&#8221; zaman kavramı diye bir şey yoktur, dolayısıyla &#8220;Büyük Patlama&#8217;dan önce&#8221; diye bir kavram da yoktur.</p>
<p>Bilimde evren fiziksel olduğu için, nedenlerin açıklanması da bilimsel olarak fiziksel olması gerektiğinden ve mecburen evrenin ne olduğunu &#8220;Evren neden var?&#8221; sorusunu, evrenin içinde -yani bir şeyi kendisiyle, kendi içinde- açıklamamız gerektiğinden bu açıklama döngüsel olmaya mahkûm olabilir. Bilim, fiziksel sebepleri evrenin oluşumunun ilk anına &#8220;kadar geri götürebilir&#8221; ama ilk nedeni -kökeni- şu anda -günlük hayatta düşündüğümüz gibi bir- hiçlikle açıklayamamaktadır.<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span></sup></p>
<p>Jim Holt&#8217;un Andrei Linde ile konuşmasında Linde şunları söylemiştir: <em>&#8220;Kaotik Şişme kuramını icat ettiğimde bizimki gibi bir evrenin başlaması için gerekli olan tek şeyin bir gramın yüz binde biri kadar madde olduğunu keşfettim. Patlayarak etrafımızda gördüğümüz milyarlarca galaksiyi ortaya çıkaracak küçük bir boşluk ortaya çıkarmak için bu kadarı yeterli. </em>&#8230;<em>evrendeki bütün madde, kütle çekim alanının negatif enerjisinden yaratılır. </em>&#8230;<em>Alan Guth </em>&#8230;<em>ve bu meseleyle ilgilenen diğerlerinin vardığı sonuç, evrenimizin, başka bir evrendeki biri tarafından öylesine içinden geldiği için yaratılmış olması olasılığını devre dışı bırakamayacağımızdır.&#8221;</em> Holt sorar: <em>&#8220;Bir laboratuvarda bir Büyük Patlama başlatırsanız yarattığınız bebek evren genişleyip sizin&#8221;</em> evreninizi ortadan kaldırmaz mı? Linde, hayır, diyerek ekledi: <em>&#8220;Yeni evren, kendi içine doğru genişleyecektir. Uzayı öyle eğimli olacaktır ki yaratıcısına temel bir parçacık kadar küçük görünebilir. Aslında sonunda yaratıcının kendi dünyasından tümüyle silinip gidebilir.&#8221;</em>. Linde&#8217;ye göre, evrenimizin mükemmellikten uzak olmasının sebebi, evrenimizi oluşturanın (yaratanın) -&#8220;korsan bir fizikçi&#8221; gibi- <em>&#8220;yetersiz ve kusurlu bir varlık&#8221;</em> olması olabilir. Bu şey, evrenin işleyişine müdahale edemez, çünkü Şişme sırasında yapılacak bir müdahale evreni evren olmaktan çıkarır, ama evrenin fiziksel sabitleri bu varlık tarafından seçilebilir, bu değerler sonucu evrenin &#8220;mükemmel&#8221; olmaması -kaotik olması- da bu varlığın her şeyden üstün olmadığını gösterir. Holt, <em>&#8220;Korsan fizikçiyi kim yarattı?&#8221;</em>ya cevap olarak <em>&#8220;Umalım ki hepsi de korsan fizikçiler olmasın.&#8221;</em> der.<span style="color: #ff0000;"><sup><strong>[2]</strong></sup></span></p>
<p>Holt&#8217;un bilim felsefecisi Adolf Grünbaum (1923-2018) ile konuşmasında Holt sorar: <em>&#8220;Büyük Patlama kuramı evrenin yaklaşık olarak 14 milyar yıl önce varlık bulduğunu söylüyor. Ebediyeti düşündüğümüzde bu, deryada bir damladır. Büyük Patlama tekilliğinden önce o sonsuz zaman diliminde, evren var olmuyorduysa ne yapıyordu peki?&#8221;</em>. Grünbaum cevaplar: <em>&#8220;Ne olmuş yani evrenin sonlu bir geçmişi varsa? Fizik geçmişe bakıp da &#8216;Bu tekillikten önce hiçlik vardı.&#8217; dememize izin vermez. Bu, bana karşı çıkan birçok kişinin düştüğü temel bir hatadır. Zihinsel olarak kendilerini başlangıçtaki tekillikte hafızayla donanmış gözlemciler olarak resmederler, bu da onlara zamanın daha önceki anları olması gerektiği yönünde dayanılmaz bir his verir. Ama Büyük Patlama modelinden çıkan ders, başlangıçtaki hâlden önce hiç zaman olmadığıdır. </em>(&#8230;)<em> zaman, içinde gerçekleşen bir süreci ima eder. Evrenin en başta nasıl varlık bulduğunu sormak, zamanda önceden hiçbir şeyin var olmadığı anlar olduğunu varsaymak demektir. Bu kuram, bu gibi önceki anlardan (Büyük Patlama öncesi zamandan) bahsetmemizi mümkün kılsaydı o zaman neler olup bittiğini sorabilirdik. Ama mümkün kılmaz. Bir &#8216;önce&#8217; yoktur. Yani</em>&#8230; [bir şeyin]<em> sızabileceği bir boşluk yoktur.&#8221;</em>.</p>
<p>Evreni -hiçlikten, varlıktan veya her ne ise- bir şeyden çıktı, bir şeyden varlığa sıçradı olarak düşünmek hatalıdır, çünkü zaman, evrenle başladığı için evrenden öncesi veya evrenden önce bir şeyin olması olgusu da söz konusu değildir. Burada hiçlik bile bir şeydir ve hiçlikten bir şeyin çıkması zaman içinde olan bir durumdur. Gündelik hayatta düşünegeldiğimiz sıradan hiçlik ve felsefedeki hiçlik kavramları -ve hiçliğe dair diğer tüm açıklamalar-, insanların sadece hayal dünyasında vardır, fizik biliminde geçersizdir, yani fizikte bu tarz bir hiçlik yoktur.</p>
<p>Filozof Bernard Bede Rundle&#8217;a (1937-2011) göre hiçlik fikri tutarsızdır, -bu, ona göre en üst noktada bile tutarsızdır- çünkü <em>&#8220;Hiçbir şey olmasaydı, hiçbir şeyin olmaması bir olgu olurdu. Dolayısıyla en azından bir şey var olurdu: Olgu!&#8221;</em>.<span style="color: #ff0000;"><sup><strong>[3]</strong></sup></span></p>
<p><em>&#8220;Neden hiçbir şey olmayacağına bir şey var?&#8221;</em> sorusuna karşılık filozof Sidney Morgenbesser (1921-2004) <em>&#8220;Hiçbir şey olsaydı bile yakınıyor olurdun!&#8221;</em> demiştir.</p>
<p>Çoklu Evrenler bize, kuantum tuhaflıklarını güzel bir şekilde açıklar, çok evrene inanan fizikçi-filozof David Elieser Deutsch (d. 1953), Holt&#8217;a şunları söylemiştir: <em>&#8220;Gerçekliğe dair nihai bir açıklamanın mümkün olduğunu sanmıyorum. Bu, açıklayabileceklerimizin bir sınırı olduğu anlamına gelmiyor. &#8216;Bu noktadan sonra bir açıklama yok&#8217;</em>&#8230; [ya da] &#8230;<em>&#8216;her şeyin nihai açıklaması budur&#8217;</em>[la] &#8230;<em>karşılaşmayacağız. </em>(&#8230;)<em> Eğer, imkânsız gerçek olsaydı ve nihai bir açıklamanız olsaydı, bu, neden bunun gerçek açıklama olduğuna (neden gerçekliğin başka türlü değil de bu şekilde olduğuna) dair felsefi problemin sonsuza dek çözülemez olacağı anlamına gelirdi.&#8221;</em>. Holt sorar: <em>&#8220;&#8216;Neden hiçbir şey olmayacağına bir şey var?&#8217; sorusu derin bir soru mu&#8221;</em>dur, <em>&#8220;yoksa sadece yanlış sorulmuş bir soru mu&#8221;</em>dur? Deutsch: <em>&#8220;&#8230;derin bir soru&#8230; yanlış sorulmuş bir soru&#8230; </em>[bu üç tane üç nokta kaynakta var]<em> Bak, gerçekliğin bir temeli olması ihtimalini dışarıda bırakamam. Ama eğer varsa, neden temelin bu olduğu problemi yine de çözülemez bir problem olacaktır. </em>[ya da] (&#8230;)<em> Nihai bir açıklama olmaya soyunan herhangi bir açıklama, kötü bir açıklama olacak, çünkü geride, neden onun doğru açıklama olduğunu açıklayacak, gerçekliğin neden başka türlü değil de bu türlü olduğunu açıklayacak bir şey kalmayacak.&#8221;</em>. Şeylere zamanla-nedenlerle ilgisi olan açıklama getirilebilir, hatta zamanla-nedenlerle hiçbir ilgisi olmayan açıklama da getirilebilir, ama <em>&#8220;Cevaplamak istediğiniz asıl soru, önce ne olduğu değil, neden bir şeyin olduğu gibi olduğudur. Bir açıklamanın ne olduğuna dair her zaman geçerli olacak bir tanım veremezsiniz. Aslına bakarsanız açıklama</em>&#8230;<em> açıklamanın anlamını değiştirir. </em>(&#8230;) <em>Bir parçacık ve onun karşıt parçacığı boşlukta kendiliğinden belirebili</em>[r]<em>.</em> (&#8230;)<em> Bir parçacık ve </em>[onun]<em> karşıt </em>[anti]<em> parçacığın</em>[ın]<em> boşlukta </em>[kendiliğinden]<em> belirmesinden bahsettiğinizde her şeyin hiçbir şeyden doğması gibi bir şey söz konusu değildir. Kuantum boşluğu, derin ve karmaşık </em>[olan] &#8230;<em>yapılı bir şeydir. Bu, kesinlikle felsefi anlamda &#8216;hiçlik&#8217; değildir. </em>(&#8230;)<em> hiçbir fizik kanunumuzun, çoklu evrenin neden bulunduğu sorusunu cevaplaması mümkün değildir. Kanunlar bu işe yaramaz.&#8221;</em>. Deutsch&#8217;un hocası Wheeler, ona şunu söylemiştir: <em>&#8220;Kuantum</em>&#8230;<em> Büyük Patlama&#8217;nın neden olduğunu açıklayabilir, ama</em>&#8230;<em> varoluş sorusunun cevabını açıklamaz.&#8221;</em>.<span style="color: #ff0000;"><sup><strong>[4]</strong></sup></span> (Bu kitabın yazarı yani ben, anladığım kadarıyla kuantumda soru-cevap diye bir şey yoktur, anlamsızdır.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="font-size: 20px;">Kaynaklar</span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="#_ednref1" name="_edn1"></a><span style="font-size: 14px;"><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span> age., s. 11, 12.</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><a href="#_ednref2" name="_edn2"></a><span style="color: #ff0000;"><strong>[2]</strong></span> age., s. 22-24.</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><a href="#_ednref3" name="_edn3"></a><span style="color: #ff0000;"><strong>[3]</strong></span> age., s. 62, 85, 86, 89, 146-151.</span></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;"><a href="#_ednref4" name="_edn4"></a><span style="color: #ff0000;"><strong>[4]</strong></span> age., s. 146-151.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 49: Yaratmak Diye Bir Şey Yoktur</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/hiclik/yaratmak-diye-bir-sey-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 11:33:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hiçlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=12308</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlgili kaynakla karışık çıkarımıma göre şunlar söylenebilir. Herhangi bir şeyin yok olabilmesi için diğer her şeyin yok olması gerekir. Herhangi bir şeyin var olabilmesi için diğer her şeyin var olması gerekir. Her şey birbiriyle bağımlıdır.</p>
<p>Diyelim ki sen doğmadın. Bu zamana kadar çevrende senle yaşayan her şey farklı bir şey yaşayacaktı. Yeni olasılıklar oluşacaktı. Bu durumu dünyadaki bütün insanlığa uyarlarsak &#8220;rastlantısallık&#8221; ortadan kalkabilir. Her olgu, <em>&#8220;varoluşsal bir karşılıklı bağımlılık ağında&#8221;</em> anlam buluyormuş sonucuna ulaşılır.</p>
<p>Evrende sadece elektron ve bunun antisi olan pozitron olduğunu varsayalım, başka hiçbir şey olmasın. Elektron -1 yüklüdür, pozitron +1 yüklüdür. Yüklerin Korunumu kanunu ile örnek evrenimizin net elektrik yükü 1-1=0&#8217;dır. Sadece bir elektronun olduğu bir evren düşünülemez, çünkü bu, Yüklerin Korunumu kanununu ihlal eder. Sadece bir elektronun olduğu evrende o elektron yaratılmış demektir, fakat dediğimiz gibi böyle bir şey olamaz, çünkü kanuna ters düşer. Sonuç, fizikte &#8220;yaratmak&#8221; imkânsızdır, daha doğrusu yaratma, bu noktada anlamsız ve önemsiz olur. Çünkü bulunduğumuz evrenimiz bu kanun olmasaydı olmazdı. Yanı sıra, bu elektron-pozitron örnek evrenimizdeki bu iki çifti yok etsek hiçliğe ulaşır mıyız? Cevap, hayır. Çünkü Kütle-Enerji Korunumu kanununu ihlal edemeyiz. Bu çifti ortadan kaldırsak yerine ya bir foton ya da başka bir parçacık-anti parçacık ikilisi ortaya çıkar, yani burada enerji yoktan var, vardan da yok olmaz.<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span></sup> (Ama bunun istisnası var ve bu &#8220;yaratma&#8221; değil, biraz sonra bunu işleyeceğiz.)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="font-size: 20px;">Kaynak</span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="#_ednref1" name="_edn1"></a><span style="font-size: 14px;"><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span> age., s. 66, 67.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 48: Hiçlik, Sıfır (0), Boş Küme (Ø)</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/hiclik/hiclik-sifir-bos-kume/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Oct 2023 11:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hiçlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=12305</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hiçlik, matematikte &#8220;sıfır&#8221;dır (0). Hint dilinde &#8220;sunya&#8221; boşluk anlamına gelir. Budist felsefedeki boşluk-hiçlik fikrinden Hint matematikçiler sıfır kavrayışını geliştirmiştir. Hindulardaki bu şekilsel sıfır (0), Arap âlimler tarafından Batı&#8217;ya aktarılmıştır. Sunya, Arapçada &#8220;sifr&#8221;, İngilizcede de &#8220;cipher (ˈsīfər)&#8221; ve &#8220;zero&#8221;ya dönüşmüştür.</p>
<p>0&#8217;a &#8220;hiçlik&#8221;, 1&#8217;e &#8220;bir şey&#8221; -var olan bir şey- diyelim. <em>&#8220;Yüksek matematikte</em>&#8230;<em> 0&#8217;dan 1&#8217;e geçiş imkânsızdır. Matematikçiler, kendisinin altındaki rakamsal kaynaklarla ulaşılamıyorsa, bir sayının &#8216;düzenli&#8217; olduğunu söyler. Daha açık bir ifadeyle, n sayısı, eğer n&#8217;den küçük, n&#8217;den daha az sayının toplanmasıyla ulaşılamıyorsa düzenlidir.&#8221;</em>. 1, düzenli bir rakamdır. &#8220;Altındaki rakamla ona ulaşılamaz&#8221; çünkü toplama işlemi en az iki tane sayıyla olur, ve yine çünkü sıfır tane sayının toplanması diye bir şey yoktur, 0=1 de değildir, bu yüzden 0&#8217;dan -hiçlikten- 1&#8217;e -yani bir şeye- ulaşılamaz, sonuç &#8220;hiçlikten bir şey var olamaz!&#8221;, hiçlikten bir şey çıkamaz. 2 rakamı da düzenlidir, çünkü toplama işlemi en az iki tane sayıyla olur, ve yine çünkü bir tane sayının toplanması diye bir şey yoktur, 0 veya 1 de 2&#8217;ye eşit olmadığından sonuç &#8220;birlikten çokluğa da ulaşılamaz!&#8221;, birden çokluk çıkamaz. Ama 1 ve 2 hariç bütün sayılara ulaşılır, bunların hepsi düzensizdir. Kendinden küçük sayıların ve kendinden az sayının toplanması gerekiyordu, örneğin 3 için 1+2=3, 4 için 1+1+2=1+3=2+2=4, 10 için en az iki sayının toplanmasıyla 5+5=10 ve en fazla 9 sayının toplanmasıyla sekiz tane 1, artı, bir tane 2, eşittir 10, 3+4+20+100=127 vb. Bunun dışında &#8220;sonsuz bir sayı&#8221; da düzenlidir. Sonsuz bir sayının altındaki sonlu sayıları topladığımızda hiçbir zaman sonsuz sayıya ulaşamayız, çünkü sayı zaten sonsuzdur, sonuç &#8220;sonludan sonsuza ulaşılamaz, varılamaz!&#8221;, sonludan sonsuz çıkamaz.</p>
<p>0=1-1 denkleminde 1 ve -1, 0 ediyor. Ayrıca 0, 1 ve -1&#8217;e ayrılıyor, yani hiçlikten bir şeyler çıkıyor, hiçten var oluyorlar gibi düşünülebilinir: pozitif enerji ve negatif enerji, madde ve anti madde gibi. Elbette ki hiçlik nedir, var mıdır, yok mudur, şu an için bilinmemektedir.</p>
<p>Oxfordlu kimyager Peter William Atkins (d. 1940) şu görüşü savunur: 1 ve -1 aynı oluşumdur, 1, zamanda ileriye (geleceğe), -1 ise geriye (geçmişe) gider. <em>&#8220;&#8216;Zıtlar zamanda seyahatlerinin yönüyle ayırt edilir.&#8217; der. Zamanın yokluğunda 1 ve -1 birbirini ortadan kaldırır, 0&#8217;da birleşir. Zaman iki zıddın ayrılmasını mümkün kılar ve zamanın varlığına işaret eden de bu ayrılmadır. Atkins, evrenin kendiliğinden yaratılmasının bu şekilde vuku bulduğunu ileri sürer.&#8221;</em>.</p>
<p>Fizikçi John Archibald Wheeler gibi düşünürler, evrenin ne olduğu hakkında, şu ihtimalin de olabileceğini düşünürler. Hiçbir şeyin olmadığını, sadece hiçliğin olduğunu ve bunun da matematikteki boş küme &#8220;Ø&#8221; olduğunu kabul edelim ve şimdi matematik diliyle konuşmaya başlayalım. <em>&#8220;</em>&#8230;<em>boş küme &#8216;</em><em>Ø&#8217; varsa onu içeren bir küme de vardır: {</em><em>Ø}. Hem </em><em>Ø hem {Ø}&#8217;yi içeren bir küme de: {Ø, {Ø}}. Bu yeni kümeyi, {Ø} ve Ø&#8217;yi de içeren bir küme: {Ø, {Ø}, {Ø, {Ø}}}.&#8221;</em> Böyle sonsuza gider. Kümeler rakamları taklit edebilir -1 küme, 2 küme, 3 küme gibi-, rakamlar sayıları, sayılar da -sonsuz ve zengin ilişkili-bağlantılı ağsal hâlleriyle- <em>&#8220;evrenin tamamını taklit edebilir.&#8221;</em>. <em>&#8220;Evren, matematiksel olarak yapılandırılmış bilgiden&#8221;</em> ya da varoluş, enformasyondan oluşuyor olabilir. <em>&#8220;Bütün bir gerçeklik gösterisi boş kümeden, hiçlikten üretilebilir.&#8221;</em>.<sup><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span></sup></p>
<figure id="attachment_12306" aria-describedby="caption-attachment-12306" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><a href="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2023/11/q99.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-12306" src="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2023/11/q99.jpg" alt="" width="600" height="325" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2023/11/q99.jpg 600w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2023/11/q99-300x163.jpg 300w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2023/11/q99-208x113.jpg 208w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2023/11/q99-217x118.jpg 217w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2023/11/q99-512x277.jpg 512w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a><figcaption id="caption-attachment-12306" class="wp-caption-text"><span style="font-size: 14px;"><strong>Figür 99</strong>. &#8220;Boş Kümelerden Sayılara&#8221; | Yapım: Alper Çadıroğlu.</span><br /><span style="font-size: 14px;">Üstteki -son paragrafta- anlatılanı görsele dönüştürdüm.</span><br /><span style="font-size: 14px;">Jim Holt, <em>&#8220;Dünya Neden Var?..&#8221;</em>, age., s. 51. (bk. Figür Kaynakları, Figür 99)</span><br /><span style="font-size: 14px;">Matematikte, hiçlikteki sonsuz boş kümenin bilgi (enformasyon) yoluyla sayıları, sayıların da evreni var etmesini anlatan bir figür. Bu figürde sadece basitçe gösterdim. Epistemonun ontu, yani bilginin varlığı oluşturmasını bu metodolojiyle derinlemesine düşündüğümde sonsuz tane boş kümenin içinde ve -veya- dışında, kapsayan ve -veya- kapsamayan, birbirleriyle bağlantılı ve -veya- bağlantısız sonsuz tane boş küme olabilir. Sanki bu son cümlede sonsuz kelimesi bile yetersiz kaldı gibi geldi bana.</span></figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="font-size: 20px;">Kaynak</span></strong></p>
<p style="text-align: left;"><a href="#_ednref1" name="_edn1"></a><span style="font-size: 14px;"><span style="color: #ff0000;"><strong>[1]</strong></span> Jim Holt, age., s. 47-51.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
