<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yahudilik &#8211; © Mutlak Bilim&#039;dir</title>
	<atom:link href="https://www.mutlakbilim.net/category/yahudilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mutlakbilim.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jan 2024 18:32:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.4</generator>

<image>
	<url>https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/06/cropped-siteikonubudur-32x32.png</url>
	<title>Yahudilik &#8211; © Mutlak Bilim&#039;dir</title>
	<link>https://www.mutlakbilim.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Konu 212-218: Tevrat&#8217;tan Seçmeler</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/tevrattan-secmeler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:27:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11515</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 212. KONU<br />
<a name="tevratin-tanrisinin-insan-gibi-olmasi-(212.-konu)"></a><strong>TEVRAT’IN TANRISI’NIN </strong><strong>İNSAN GİBİ OLMASI</strong></p>
<p>Yaratılış 32:24 Yakup arkada yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti. 32:25 Yakup’u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup’un uyluk kemiği çıktı. 32:26 Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor” dedi. Yakup, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam” diye yanıtladı. 32:27 Adam, “Adın ne?” diye sordu. “Yakup.” 32:28 Adam, “Artık sana Yakup değil, <u>İsrail</u>* denecek” dedi, “Çünkü <u>Tanrı’yla, insanlarla güreşip yendin.</u>” (“İsrail”: “Tanrı’yla güreşir” anlamına gelir.) 32:29 Yakup, “Lütfen adını söyler misin?” diye sordu. Ama adam, “Neden adımı soruyorsun?” dedi. Sonra Yakup’u kutsadı. 32:30 Yakup, “Tanrı’yla yüzyüze görüştüm, ama canım bağışlandı” diyerek oraya Peniel* adını verdi. (“Peniel”: “Tanrı’nın yüzü” anlamına gelir.) 32:31 Yakup Peniel’den ayrılırken güneş doğdu. Uyluğundan ötürü aksıyordu. 32:32 Bu nedenle İsrailliler bugün bile uyluk kemiğinin üzerindeki siniri yemezler. Çünkü Yakup’un uyluk kemiğinin başındaki sinire çarpılmıştı.<br />
(Kısaltma: 3:6,10,20 Adem ve Havva,) 3:8 …günün serinliğinde bahçede yürüyen Rab Tanrı’nın sesini duydular. O’ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.</p>
<p>Mısır’dan Çıkış 3:6 “Ben babanın Tanrısı, İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı ve Yakup’un Tanrısı’yım.” Musa yüzünü kapadı, çünkü Tanrı’ya bakmaya korkuyordu.<br />
24:9 Musa, Harun, Nadav, Avihu ve İsrail ileri gelenlerinden yetmiş kişi dağa çıkarak 24:10 <u>İsrail’in Tanrısı’nı</u> <u>gördüler</u>. Tanrı’nın <u>ayakları</u> altında lacivert taşını andıran bir döşeme vardı. Gök gibi duruydu.<br />
31:18 Tanrı Sina Dağı’nda Musa’yla konuşmasını bitirince, üzerine <u>eliyle</u> antlaşma koşullarını yazdığı iki taş levhayı ona verdi.</p>
<p>Çölde Sayım 12:8 “Onunla <u>bilmecelerle</u> değil, Açıkça, <u>yüzyüze</u> konuşurum. O Rab’bin suretini görüyor. Öyleyse kulum Musa’yı yermekten korkmadınız mı?”<br />
14:14 (13 Musa,) “… Ya Rab, bu halkın arasında olduğunu, onlarla <u>yüz yüze</u> görüştüğünü…”</p>
<p>Yasa’nın Tekrarı 34:10 O günden bu yana İsrail’de Musa gibi Rab’bin <u>yüz yüze</u> görüştüğü bir peygamber <u>çıkmadı</u>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 213. KONU<br />
<a name="tevratta-tek-tanri-mi-var?-(213.-konu)"></a><strong>TEVRAT’TA TEK TANRI MI VAR?</strong></p>
<p>Yaratılış 11:5 Rab insanların yaptığı kentle kuleyi görmek için aşağıya indi. 11:7 “Gelin, aşağı inip dillerini karıştıralım ki, birbirlerini anlamasınlar.”</p>
<p>Mısır’dan Çıkış 12:12 “O gece Mısır’dan geçeceğim. Hem insanların hem de hayvanların bütün ilk doğanlarını öldüreceğim. Mısır’ın bütün ilahlarını yargılayacağım. Ben Rab’bim.”<br />
(Özet: 15:1 Musa ve İsrailliler Rab’be ezgi söylerken) 15:11 “Var mı senin gibisi ilahlar arasında. …”<br />
(Kısaltma: 18:8-10 Musa’nın kayınbabası Yitro şunu dedi) 18:11 “Artık biliyorum ki, Rab <u>bütün ilahlardan</u> büyüktür. Çünkü onların gurur duyduğu şeylerin üstesinden geldi.”</p>
<p>Çölde Sayım (Kısaltma: 14:6,7 Yeşu ve Kalev şöyle dediler) 14:9 “Ancak Rab’be karşı gelmeyin. Orada yaşayan halktan korkmayın. Onları ekmek yer gibi yiyip bitireceğiz. <u>Koruyucuları</u> onları bırakıp gitti. Ama Rab bizimledir. Onlardan korkmayın!”<br />
33:4 O sırada Mısırlılar Rab’bin yok ettiği ilk doğan çocuklarını gömüyorlardı; Rab onların <u>ilahlarını</u> yargılamıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 214. KONU<br />
<a name="tevratin-tanrisi-sadece-israillilerin-mi-tanrisi?-(214.-konu)"></a><strong>TEVRAT’IN TANRISI SADECE </strong><strong>İSRAİLLİLER’İN Mİ TANRISI?</strong></p>
<p>Yaratılış (Kısaltma: 17:1,3,5 Tanrı/Rab, İbrahim’e şunları dedi) 17:7 “Antlaşmamı seninle ve soyunla kuşaklar boyunca, sonsuza dek sürdüreceğim. Senin, senden sonra da <u>soyunun Tanrısı olacağım</u>. 17:8 Bir yabancı olarak yaşadığın toprakları, bütün Kenan ülkesini sonsuza dek mülkünüz olmak üzere sana ve soyuna vereceğim. <u>Onların Tanrısı olacağım.</u>”<br />
17:19 Tanrı, (17 İbrahim’e) “…karın Sara sana bir oğul doğuracak, adını <u>İshak</u> koyacaksın” dedi, “<u>Onunla ve soyuyla antlaşmamı sonsuza dek sürdüreceğim</u>.”</p>
<p>Mısır’dan Çıkış (Kısaltma: 7:1,6 Rab, Musa’ya şöyle dedi) 7:4 “…<u>halkım İsrail’i</u> ordular halinde Mısır’dan çıkaracağım.<br />
19:5 Şimdi sözümü dikkatle dinler, antlaşmama uyarsanız, bütün uluslar içinde <u>öz halkım</u> olursunuz. …<br />
29:45 İsrailliler <u>arasında</u> yaşayacak, <u>onların</u> Tanrısı olacağım.”</p>
<p>Yasa’nın Tekrarı 5:1 Musa… şöyle dedi… 6:4 “Dinle, ey İsrail! <u>Tanrımız Rab tek Rab’dir</u>.<br />
7:6 Siz Tanrınız Rab için kutsal bir halksınız. Tanrınız Rab, <u>öz halkı olmanız için</u>, <u>yeryüzündeki bütün halkların arasından sizi seçti</u>.<br />
8:18 …bu serveti toplama yeteneğini size verenin Tanrınız Rab olduğunu anımsayın. <u>Atalarınıza</u> ant içerek yaptığı antlaşmayı sürdürmek amacıyla bugün de bunu yapıyor.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 215. KONU<br />
<a name="tevrat-hangi-surgunu-anlatiyor-(215.-konu)"></a><strong>TEVRAT HANGİ SÜRGÜNÜ </strong><strong>ANLATIYOR (?)</strong></p>
<p>Yasa’nın Tekrarı 29:2 Musa… şöyle dedi… 30:1 “Bütün bu olaylar -önünüze serdiğim kutsama ve lanetler- başınıza geldiğinde, Tanrınız Rab’bin sizi dağıttığı uluslar arasında bunları anımsayacaksınız. 30: 2 Bugün size ilettiğim buyruklar uyarınca siz ve çocuklarınız Tanrınız Rab’be döner, bütün yüreğinizle, bütün canınızla O’na uyarsanız, 30: 3 Tanrınız Rab size acıyacak, sizi <u>sürgünden</u> geri getirecek. Sizi dağıttığı ulusların arasından yeniden toplayacak.</p>
<p>Tevrat’ta durmadan “sürgün” kavramı geçiyor: Şimdi buna bakalım:</p>
<p><strong>Hangi sürgün!.. (?)</strong></p>
<ol>
<li>Sami-Asyalı melez bir grup olan Hiksoslar, MÖ 17. yy.da Aşağı Mısır’a sızarak burayı ele geçirdiler: Sonrasında MÖ 1.567’de buradan sürüldüler.</li>
<li>MÖ 1.300’lerde Mısır firavunu Akhenaton Tek bir tanrıya “Aton”a inanıyordu: O bütün putları yasaklattı ve Tek Tanrı’nın dışında başka hiçbir tanrı yok dedi. Onun ölümünden sonra yerine geçen firavun Ai, Akhenaton gibi -tek tanrıcılığa- inananları (günümüzdeki) Mısır’dan İsrail’e kovdu/sürdü, onlar da oraya göç ettiler.</li>
<li>Bronz Çağı’nda Filistin, Mısır’a bağlı bir eyaletti. Küçük bir azınlık olan Yahudi halkının -Mısır’a bağlı- iki kralı Jarobeam ve Rehabeam idi. Bu iki krala bağlı halk, MÖ 734-721 yılları arasında Asurlular’ca esir edildi ve Dicle Nehri kıyılarına sürüldü, bunlar bir halk olarak tarih sahnesine bir daha çıkmadılar. Bunlar tanınmış değillerdi ve kayıp “12 kabile” diye bir şeyleri de yoktu.</li>
<li>Nabukadnazar MÖ 580’de bu halkın geri kalanını kralları Jojakim’le birlikte Babil topraklarında bir bölgeye yerleştirdi ve bunlar bir daha Filistin’e geri dönmediler.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-69"><sup>[69]</sup></a></li>
</ol>
<p>___________________<br />
<a name="dipnot-69"></a><sup>[69]</sup> Gürsan, age., s. 27, 45, 46, 55.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 216. KONU<br />
<a name="tevrattaki-bayramlar-marduk-bayramlari-mi?-(216.-konu)"></a><strong>TEVRAT’TAKİ BAYRAM(LAR) </strong><strong>MARDUK BAYRAM(LAR)I MI?</strong></p>
<p>Levililer 23:33 Rab Musa’ya şöyle dedi: 23:34 “İsrail halkına de ki, ‘Yedinci ayın on beşinci günü Çardak Bayramı başlar. (…) 23:36 Yedi gün Rab için yakılan sunu sunacaksınız. 23:37 “‘Kutsal toplantılar olarak ilan edeceğiniz Rab’bin bayramları bunlardır. (…) 23:39 “‘Yedinci ayın on beşinci günü, topraklarınızın ürünlerini devşirdiğiniz zaman Rab için yedi gün bayram yapacaksınız. Birinci ve sekizinci gün dinlenme günleri olacak. 23:40 İlk gün meyve ağaçlarının güzel meyvelerini, hurma dallarını, sık yapraklı ağaç dallarını, vadi kavaklarını toplayıp Tanrınız Rab’bin önünde yedi gün şenlik yapacaksınız. 23:41 Bunu her yıl yedi gün Rab’bin bayramı olarak kutlayacaksınız. Kuşaklar boyunca sürekli bir yasa olacak bu. Bayramı yedinci ay* kutlayacaksınız. (Yedinci ay: Eylül veya Ekim)</p>
<p>Bereket/Bitki Tanrısı Marduk’un ilkbahara doğru yeraltından yeryüzüne çıkmasıyla toprağa-bitkiye bereket gelir ve ürün verir. Bu bayram/kutlama Antik Mezopotamya inançlarında vardı: Görüşüme göre buradan Tevrat’a geçmiş olabilir. Tevrat’ta fazlaca bayram vardır. Kur’an’da bayram ve/veya bayram günleri diye bir şey geçmez: İbadetler herhangi bir zaman yapılabilir, kesin bir tarih verilmez. Müslümanlık’ta kutlanılan Ramazan (Şevval<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-70"><sup>[70]</sup></a>) ve Kurban (Zilhicce<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-70"><sup>[70]</sup></a>) Bayramları, görüşüme göre Tevrat’tan kalma bir gelenek olabilir. (1 yıl süresinin tam olarak takvime uygulanamaması sonucunda tarihteki tüm tarihler ve herkesin doğum günü tarihleri aslında yanlıştır. Bu son yüz yıl içinde doğanların doğum tarihlerine ∼13,5 gün eklemeleri lazım.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-71"><sup>[71]</sup></a>)</p>
<p><strong>Takvim:</strong> Müslümanlık’ta Hz. Muhammed’in -miladi 622 yılındaki hicreti- başlangış yılı / milat olarak ve muharrem ayının ilk günü de yıl başı olarak kabul edilir. Ramazan ve Kurban bayramlarının durmadan farklı mevsimlerde olmasının sebebi şudur: Miladi takvim Dünya’nın Güneş etrafında dönmesiyle, Hicri takvim ise Ay’ın Dünya etrafında dönmesiyle hesaplanır. Dünya Güneş’in etrafında bir tam turunu ∼365 gün 6 saatte tamamlarken, Ay Dünya etrafında 12 turunu ∼354 gün 8 saatte tamamlar. Bu yüzden 1 ay yılı, 1 güneş yılından ∼11 gün eksiktir. Buna bağlı olarak bayramların farklı mevsimlerde kutlanması yaklaşık her 33 yılda bir başa sarar ve aynı şekilde devam eder. Gerçek güneş yılı süresi ∼365,2422 gündür: Şu an kullanılan miladi takvimde ise bu süre ∼365,2425 gündür dolayısıyla her yıl ∼0,0003 gün artık gün olarak eklenir: Şu an miladi takvim ∼13,5 gün ileridir: Yani geçmişteki tüm tarihler ve herkesin doğum günü tarihi aslında yanlıştır. Tam yanılgısız -0 yanılgılı- bir takvim oluşturmak ise “imkansız”dır: Çünkü virgülden sonra rakamlar sonsuza gideceği için ve/veya durmadan ekleme-çıkarma yapılması gerektiği için hata en minimuma indirilse bile kesin bir takvim oluşturulamaz.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-71"><sup>[71]</sup></a></p>
<p style="text-align: left;">___________________<br />
<a name="dipnot-70"></a><sup>[70]</sup> Nihad Yenmiş, “Arap Aleviliğinde Kutsal Günler ve Bayramlar“, Gazi Üniversitesi, <em>Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi</em>, Sayı: 54, 2010, &lt;<a href="http://hbvdergisi.gazi.edu.tr/index.php/TKHBVD/article/view/1161/1150" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://hbvdergisi.gazi.edu.tr/index.php/TKHBVD/article/view/1161/1150</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 308.<br />
<a name="dipnot-71"></a><sup>[71]</sup> Ali Necati Akgür, “Takvim”, <em>TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA)</em>, TDV İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM), 2010, &lt;<a href="http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c39/c390320.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c39/c390320.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, Cilt: 39, s. 487-489.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 217. KONU<br />
<a name="kurban-ve-sunu-(217.-konu)"></a><strong>KURBAN ve SUNU</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Yaratılış 4:4 Habil de sürüsünde ilk doğan hayvanlardan bazılarını, özellikle de yağlarını getirdi. Rab Habil’i ve sunusunu kabul etti.</p>
<p>Mısır’dan Çıkış 13:3 Musa halka… 15 ‘Firavun bizi salıvermemekte diretince, Rab Mısır’da insanların ve hayvanların bütün ilk doğanlarını öldürdü. İşte bunun için hayvanların ilk doğan erkek yavrularını Rab’be kurban ediyoruz. İlk doğan erkek çocuklarımızın bedelini ise bir hayvanla ödüyoruz.’<br />
(Kısaltma: 12:1,2 RAB, Musa’yla Harun’a şöyle dedi) 12:11 “Eti şöyle yemelisiniz: Beliniz kuşanmış, çarıklarınız ayağınızda, değneğiniz elinizde olmalı. Eti çabuk yemelisiniz. Bu Rab’bin Fısıh kurbanıdır.<br />
29:33 Atanıp kutsal kılınmaları için günahları bağışlatan bu sunuları yalnız onlar (29:31 Harun’la oğulları) yiyebilir. Yabancı biri yiyemez, çünkü bu sunular kutsaldır.<br />
29:18 Sonra koçun tümünü sunağın üzerinde yak. Bu Rab’be sunulan yakmalık sunu, <u>Rab’bi hoşnut eden koku</u>, O’nun için yakılan sunudur.<br />
29:28 İsrailliler bunları sürekli Harun’la oğullarının payına ayıracak. Bu, İsrailliler’in Rab’be sunduğu esenlik kurbanlarından biridir.<br />
29:36 Günah bağışlatmak için günah sunusu olarak her gün bir boğa sunacaksın.<br />
29:40 Kuzuyla birlikte dörtte bir hin* sıkma zeytinyağıyla yoğrulmuş onda bir efa* ince un ve dökmelik sunu olarak dörtte bir hin şarap sunacaksınız. (“Dörtte bir hin”: ~1 lt | “Onda bir efa”: ~1.3 kg)<br />
35:5-7 Aranızda armağanlar toplayıp Rab’be sunacaksınız. İstekli olan herkes Rab’be altın, gümüş, tunç; lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı, deri, kırmızı boyalı koç derisi, akasya ağacı armağan etsin.</p>
<p>Levililer 17:11 …canlılara yaşam veren kandır. Ben onu size sunakta kendinizi günahtan bağışlatmanız için verdim. Kan yaşam karşılığı günah bağışlatır.<br />
27:28 İster insan, ister hayvan, ister aileden kalma tarla olsun, Rab’be koşulsuz adanan hiç bir şey satılmayacak ve geri alınmayacaktır. Çünkü Rab’be koşulsuz adanan her şey Rab için çok kutsaldır.<br />
27:29 Rab’be koşulsuz adanan insan para karşılığında kurtarılamayacak, kesinlikle öldürülecektir.<br />
27:30 İster toprağın ürünü, ister ağacın meyvesi olsun, toprakta yetişen her şeyin ondalığı Rab’be aittir. Rab için kutsaldır.</p>
<p>Çölde Sayım 18:29 Aldığınız bütün armağanlardan Rab için bir armağan ayıracaksınız; hepsinin en iyisini, en kutsalını ayıracaksınız.<br />
18:32 En iyisini sunarsanız, bu konuda günah işlememiş olursunuz. Ölmemek için İsrailliler’in sunduğu kutsal sunuları kirletmeyeceksiniz.”</p>
<p><strong>İncil:</strong> İbraniler’e Mektup 9:19 Musa, Kutsal Yasa’nın her buyruğunu bütün halka bildirdikten sonra su, al yapağı, mercanköşkotu ile danaların ve tekelerin kanını alıp hem kitabın hem de bütün halkın üzerine <u>serpti</u>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 218. KONU<br />
<a name="levhalar-ahit-sandigi-tanrinin-evi-cadiri-kabe-perdesi-ile-incil-ve-kurandaki-benzerligi-analizi-(218.-konu)"></a><strong>LEVHALAR, AHİT SANDIĞI, TANRININ EVİ/ÇADIRI, </strong><strong>KABE PERDESİ</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Mısır’dan Çıkış (Özet: 15:1 Musa ve İsrailliler Rab’be ezgi söylerken) 15:13 “Öncülük edeceksin sevginle kurtardığın halka, <u>Kutsal konutunun</u> yolunu göstereceksin gücünle onlara.”<br />
24:12 Rab Musa’ya, “Dağa, yanıma gel” dedi, “Burada bekle, halkın öğrenmesi için üzerine <u>yasalarla buyrukları yazdığım taş levhaları</u> sana vereceğim.<br />
25:16 Antlaşmanın taş levhalarını sana vereceğim. Onları <u>sandığın</u> içine koy.<br />
(Özet: 25:1,2,8,9 ve 26:1,12 RAB, İsrailliler’in arasında yaşayacağı kutsal olan Tanrı’nın Evi’ni / Konutu’nu / Çadırı’nı Musa’ya yaptırırken Musa’ya şunları söylüyor) 26:31 Lacivert, mor, kırmızı iplikle özenle dokunmuş ince ketenden bir perde yap; üzerini Keruvlar’la ustaca süsle. 32 Dört gümüş taban üstünde duran akasya ağacından altın kaplı dört direk üzerine as. Çengelleri altın olacak. 33 Perdeyi kopçaların altına asıp Levha Sandığı’nı perdenin arkasına koy. Perde Kutsal Yer’le En Kutsal Yer’i birbirinden ayıracak.</p>
<p>Çölde Sayım 1:48 RAB Musa’ya… 50 “Levililer’i Levha Sandığı’nın bulunduğu konuttan, eşyalardan ve konuta ait her şeyden sorumlu kıl. Konutu ve bütün eşyalarını onlar taşısın; konutun bakımını onlar yapsın, çevresinde ordugah kursun. 51 <u>Konut taşınırken</u> onu Levililer toplayacak; konaklanacağı zaman da onlar <u>kuracak</u>. Levililer dışında konuta yaklaşan ölüm cezasına çarptırılacak.”</p>
<p>Yasa’nın Tekrarı 5:1 Musa… (26:13 Rab’be) şöyle dedi… 26:15 “<u>Kutsal konutundan</u>, <u>göklerden aşağıya bak</u>! Halkın İsrail’i ve atalarımıza içtiğin ant uyarınca bize verdiğin ülkeyi, süt ve bal akan ülkeyi kutsa.”</p>
<p><strong>İncil:</strong> Elçilerin İşleri 7:44 “Çölde atalarımızın <u>Tanıklık Çadırı</u>* vardı. Musa bunu, kendisiyle konuşan Tanrı’nın buyurduğu gibi, gördüğü örneğe göre yapmıştı. (“Tanıklık Çadırı”: İsrailliler’in, Buluşma Çadırı diye de bilinen taşınabilir tapınağı. Tanrı’nın Musa aracılığıyla halkına verdiği, On Buyruk’un yazıldığı taş levhalar bu çadırda bulunurdu.) 45 … Çadır <u>Davut’un</u> zamanına dek kaldı. 46 Tanrı’nın beğenisini kazanmış olan Davut, Yakup’un Tanrısı için bir <u>konut</u> yapmaya izin istedi. 47 Oysa Tanrı için bir ev yapan <u>Süleyman</u> oldu.”</p>
<p>İbraniler’e Mektup 9:1 İlk antlaşmanın tapınma kuralları ve <u>dünyasal tapınağı</u> vardı. 2 Bir çadır kurulmuştu. Kutsal Yer denen birinci bölmede kandillik, masa ve adak ekmekleri bulunurdu. 3 İkinci <u>perdenin</u> arkasında <u>En Kutsal Yer</u> denen bir bölme vardı. 4 Altın buhur sunağıyla <u>her yanı altınla kaplanmış Antlaşma Sandığı</u> buradaydı. Sandığın içinde altından yapılmış man testisi, Harun’un filizlenmiş değneği ve antlaşma levhaları vardı. 5 Sandığın üstünde Bağışlanma Kapağı’nı* gölgeleyen yüce <u>Keruvlar</u>* dururdu. Ama şimdi bunların ayrıntılarına giremeyiz. 6 Her şey böyle düzenlendikten sonra kâhinler her zaman çadırın ilk bölmesine girer, tapınma görevlerini yerine getirirler. 7 Ama iç bölmeye <u>yılda bir kez yalnız başkâhin girebilir</u>. Üstelik kendisi için ve halkın bilmeden işlediği suçlar için sunacağı kurban kanı olmaksızın giremez. (“Bağışlanma Kapağı”: Tanrı’nın öfkesinin yatıştırıldığı, halkının günahlarının bağışlanıp Tanrı’yla barıştırıldığı özel yeri ifade ediyordu. | “Yüce Keruvlar”: Tanrı’nın yüceliğiyle birlikte görünen göksel varlıklar.)</p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Kehf 57 Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman, sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri)ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir <u>perde</u> (gerdik), kulaklarına bir ağırlık koyduk. <u>Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar</u>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 211: ESKİ KRALLARIN VE ESKİ PEYGAMBERLERİN UZUN YAŞAMASI BAĞLANTILI MI?</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/peygamberlerin-uzun-yasamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:25:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11513</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Kur’an’da Ankebut Sûresi 14. Ayet’te: “Andolsun, biz Nûh’u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik. O da dokuz yüz elli yıl onların arasında kaldı. Neticede onlar zulümlerini sürdürürlerken tûfan kendilerini yakalayıverdi.” Tevrat’ta Yaratılış 7:6 ve 9:28’de: “Yeryüzünde Tufan koptuğunda Nuh altı yüz yaşındaydı” ve “Nuh Tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.”</p>
<p>Sırasıyla Tevrat’ta Yaratılış 5:5, 5:8, 5:11, 5:28, 5:32’de:<br />
• “Âdem toplam 930 yıl yaşadıktan sonra öldü.”<br />
• “Şit toplam 912 yıl yaşadıktan sonra öldü.”<br />
• “Enoş toplam 905 yıl yaşadıktan sonra öldü.”<br />
• “Lemek 182 yaşındayken bir oğlu oldu.”<br />
• “Nuh 500 yıl yaşadıktan sonra Sam, Ham, Yafet adlı oğulları doğdu.”</p>
<p>Buhari’nin hadis kitabında ve çeşitli kaynaklarda: Âdem’in boyunun 40 metre olduğu ve (∼)1000-2000 yıl yaşadığı kabul edilir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-68"><sup>[68]</sup></a></p>
<p>Görüşüme göre, günümüzün 3 büyük din kitaplarında, eski peygamberlerin fazlaca yaşadığını görmekteyiz. Günümüz dinlerinden önceki mitolojik efsanelerde büyük krallar çok uzun seneler ya da binlerce yıl yaşayıp hüküm sürmekteydiler. Din kitaplarındaki eski peygamberlerin uzun yaşaması ile eski mitolojik efsanelerde anlatılan hikâyelerdeki eski kralların uzun yaşaması birbirine benzerlik göstermekte olup birbiriyle ilişkilendirilebilir.</p>
<p><strong>İncil ve Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>İncil:</strong> Petrus’un İkinci Mektubu 3:8 Sevgili kardeşlerim, şunu unutmayın ki, Rab’bin gözünde bir gün bin yıl, bin yıl bir gün <u>gibidir</u>.</p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Hac 47 Onlar senden, azabın çarçabuk getirilmesini istiyorlar; Allah, va’dine kesin olarak muhalefet etmez. Gerçekten, senin Rabbinin katında <u>bir gün</u>, sizin saymakta olduğunuz <u>bin yıl gibidir</u>.<br />
Ankebut 14 Andolsun, biz Nuh’u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.</p>
<p style="text-align: left;">___________________<br />
<a name="dipnot-68"></a><sup>[68]</sup> Mustafa Asım Köksal, “Hz. Adem (as)’in boyu ne kadardır ve kaç yıl yaşamıştır? Buna gösterebileceğimiz bir kaynak var mıdır?”, <em>Sorularla İslamiyet</em>, 17 Nisan 2012, &lt;<a href="https://sorularlaislamiyet.com/hz-adem-asin-boyu-ne-kadardir-ve-kac-yil-yasamistir-buna-gosterebilecegimiz-bir-kaynak-var-midir" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://sorularlaislamiyet.com/hz-adem-asin-boyu-ne-kadardir-ve-kac-yil-yasamistir-buna-gosterebilecegimiz-bir-kaynak-var-midir</a>&gt; Erişim: Kasım 2011.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 210: TEVRAT 500 SENEDE YAZILMIŞTIR!</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/tevrat-500-senede-yazilmistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11511</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="gca-column one-third">
<p>&nbsp;</p>
<p>Musevilik’in kutsal kitabı olan Tevrat, Musa tarafından yazılmamıştır! Tevrat kelimesi İbranice olup mânâsı şeriat veya kanundur. Tevrat; MÖ ~950 yıllarında yazılmaya başlanıp, MÖ ~450 yılları arasında tamamlanmıştır. Yazarları Uzman, Rahip gibi kişiler olan “Redaktör”ler yani düzenleyiciler tarafından yazılmış olup, çeşitli kabile efsanelerini ve hikâyelerini ve de gelenekleri konu almaktadır. Bu süreç içerisinde hikâyelerin devamı, yeni eklenen metinler-maddeler ve düzenlenen yazılar şeklinde Redaktörler; Orijinal Tevrat’ı oluşturmuştur.</p>
<p>Dinbilimciler Tevrat’ın, kendi içinde tam ve bağımsız olan ve zaman zaman tutarsız kaynaklardan gelen hikâyelerden oluştuğuna kanaat getirdiler ve temel olarak 4 ana kaynağın olduğu görüşünde birleştiler. Tevrat’ın oluşmasını sağlayan 4 kaynak:</p>
<ol>
<li>“Yahvist” kaynak (J); MÖ ~950’lerde, güneydeki Yehuda Krallığı’nda yazılmıştır.</li>
<li>“Elohist” kaynak (E); MÖ ~850’lerde, kuzeydeki İsrail Krallığı’nda yazılmıştır.</li>
<li>“Tesniyeci” kaynak (D); MÖ ~600’lerde, Kudüs’de dini reformlar zamanında yazılmıştır.</li>
<li>“Ruhbani” kaynak (P); MÖ ~500’lerde, Babil’de sürgündeki rahipler tarafından yazılmıştır.</li>
</ol>
<p>Tevrat Redaktörleri; önce JE olarak derleyip, sonra JED olarak derlemiş ve son olarak ta JEDP şeklinde derleyerek Tevrat’ı oluşturmuşlardır.</p>
<p>Tevrat’ın oluşumunda etkili olan bu 4 kaynaktan seçilmiş bazı olayları inceleyelim:</p>
<p>Yahvist kaynağında Tanrı “Yehova” insanı kilden yaratır ve ona hayat nefsi üfler. Tanrı, Cennet’te akşam yürüyüşünden hoşlanır. Musa öldüğünde onu elleriyle gömer. İnsanlarla yüzyüze konuşur. Âdem ve Havva’ya hayvan postundan giysiler yapar. Yahvist kaynağında Tanrı “Yehova” insansı olarak insan görünümünde olduğu anlatılırken, Elohist kaynağında Yehova kendini göstermeyip rüyalar, peygamberimsiler ve melekler aracılığıyla iletişime geçmektedir. Elohist’te melekler merdivenlerden inip çıkarak gökteki Tanrı ve yerdeki insanlar ile iletişime geçer, Yusuf rüya yorumcusu olarak Tanrı ile bağlantı kurar. Yahvist, güneydeki halkı övgü ile anlatırken; Elohist, kuzeydeki halkı anlatmaktadır. Yahvist kaynakta geçen ensest ilişki, Elohist’te redaktör tarafından kesintilere uğrar. Yahvist’te Musa’nın doğaüstü güçlerinin olmadığı anlatılır. Elohist’te Musa, firavunu alaşağı etmiştir. Yahvist kaynakta İbrahim’in, oğlu İshak’ı kurban etmesi anlatılmamakta olup; Elohist’te İbrahim, İshak’ı kurban etmeye götürür ama devamı anlatılmaz. İlerleyen süreçlerde Redaktörler İshak’ın, melek tarafından bir koç getirilmesi ile kurban edilmesini eklemişlerdir.</p>
<p>Tesniyeci’de Kenan toprakları<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-62"><sup>[62]</sup></a> (bugünkü İsrail-Filistin ve çevresi<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-63"><sup>[63]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-64"><sup>[64]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-65"><sup>[65]</sup></a>) Mısır’daki kölelikten kaçıp gelenlere vadedilmiştir. Tanrı onlarla anlaşma yapar. Anlaşmaya göre Tanrı onlara Kenan topraklarını verip zengin kılacak fakat karşılığında onlar kanunlara uyacaktır. Kanunlar, krallardan bile daha üstündür. İbrahim’den bahsedilmez. Musa aracılığıyla verilen kehanetler, açıklamalar Tanrı’nın ona vahyidir. Yehova önünde herkes eşittir; fakir, dul ve yetimler önemlidir.</p>
<p>Ruhbani’de Yusuf, Sodom-Gomore, Lut, Esav-Edom, kahramanlar gibi hikâyeler veya olaylar kesintiye uğramış ya da çıkartılmıştır: Ruhbani Kod, Levilerin yetkileri, Midyan Ganimetleri gibi konular eklenmiştir. Peygamberlerden bahseder. Harun ön plana çıkarılmış, Musa indirgenmiştir. Kızıldeniz’i yaran ve firavuna on belayı veren Harun’dur. Elohist’te bu olay Musa’ya mal edilir.</p>
<p>JE’de Musa daha şık bir şekilde anlatılmıştır. Balaam Peygamberi ve Konuşan Eşek olayları çıkartılmıştır. Altın Buzağı hikâyesi değiştirilmiştir. Yanan Çalı sayesinde Tanrı’nın Musa’yla konuşmasıni içerir.</p>
<p>Bunların dışında Tevrat’ın oluşum sürecinde devam edenler, eklenenler, çıkartılanlar ve değiştirilenler olmak üzere fazlaca konular bulunmaktadır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-62"><sup>[62]</sup></a> Tevrat’ın çoğu yerinde Yahudi kabilelerinin bir oradan bir buraya göçleri ve bu göç sıralarında -daha çok kendi aralarında- yaşadığı olaylar uzun uza anlatılır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-66"><sup>[66]</sup></a></p>
<p><strong>İncil’deki Analizi</strong></p>
<p><strong>İncil:</strong> Pavlus’tan Galatyalılar’a Mektup 3:19 Öyleyse Yasa’nın amacı neydi? Yasa suçları ortaya çıkarmak için antlaşmaya eklendi. Vaadi alan ve İbrahim’in soyundan olan Kişi gelene dek yürürlükte kalacaktı. Melekler yoluyla, <u>bir aracı eliyle</u> düzenlendi. 20 Aracı tek bir tarafa ait değildir; Tanrı ise birdir.</p>
<p>Ayrıca şunu da belirtmekte fayda var. MÖ 2.000 civarında Kudüs ve çevresinde yerli halk olan “Kenanlılar” yaşamaktaydı. Tevrat’a göre Babil’den gelen ve ileride Yahudi olacak grup</p>
</div>
<div class="gca-column one-third">
<p>Kenanlılarla anlaşamaz ve Mısır’a gider: Sonrasında tekrar gelerek (MÖ 1234) burayı alırlar. Kudüs, Yunan-Makedon hakimiyetindeyken burada Filisti halkı yaşadığı için buraya / kenan diyarına “Palestina / Filistin” denilmiştir: Romalılar da bunu sürdürmüştür: Fakat bu kavim sonradan asimilasyona uğramıştır ve sadece ismi kalmıştır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-67"><sup>[67]</sup></a></p>
<p style="text-align: left;">___________________<br />
<a name="dipnot-62"></a><sup>[62]</sup> “Belgesel Hipotez”, <em>Vikipedi, Özgür Ansiklopedi,</em> &lt;<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Belgesel_hipotez" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://tr.wikipedia.org/wiki/Belgesel_hipotez</a>&gt; Erişim: Kasım 2011.<br />
<a name="dipnot-63"></a><sup>[63]</sup> “Kenan Diyarı” = bugünkü İsrail/Kudüs ve çevresi. Hatice P. Erdemir, Halil Erdemir, “Kudüs’te Yahudi İsyanı ve Yahudiler“, <em>History Studies: International Journal of History</em>, Ortadoğu Özel Sayısı, 2010, &lt;<a href="http://www.historystudies.net/dergi/tar201512cb8e3.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.historystudies.net/dergi/tar201512cb8e3.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 120.<br />
<a name="dipnot-64"></a><sup>[64]</sup> “Kenan Diyarı” = bugünkü Filistin ve çevresi. Haydar Oruç, “Stratejik Ortaklıktan Radikal Söyleme Evrilen İlişkiler Örneği: 1979 Sonrası İsrail-İran İlişkileri“, Değişim Yayınları, <em>Bilgi: Sosyal Bilimler Dergisi</em>, Sayı: 33, Kış 2016, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/301335" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/301335</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 4.<br />
<a name="dipnot-65"></a><sup>[65]</sup> Sedat Kızıloğlu, “İsrail Devleti’nin Kuruluşuna Kadar Geçen Süreçte Yahudiler ve Siyonizm’in Gelişimi“, <em>Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi</em>, Cilt: 2, Sayı: 1, Ocak 2012, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/181032" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/181032</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 38.<br />
<a name="dipnot-66"></a><sup>[66]</sup> Bu sitede -ilgilenenler için- <a href="https://web.archive.org/web/20220308232556/https://www.mutlakbilim.net/tevratin-secilmis-en-onemli-maddeleriyle-ozeti-ve-analizi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a><br />
<a name="dipnot-67"></a><sup>[67]</sup> Age., s. 36, 38, 61.</p>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 209: YAHUDİ TARİHİ YALAN MI?</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/yahudi-tarihi-yalan-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:23:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11509</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Yahudi tarihinin kökenleri nelerdir?</p>
<p>Filistin bölgesi MÖ’ki dönemlerde Mısır’a bağlı bir eyaletti. Burada azınlık olarak yaşayan Yahudi halkı, Asurlular tarafından MÖ 720’lerde -sağa- Dicle Nehri kıyılarına sürüldü. MÖ 580’lerde Babil Kralı Nabukadnezar, Filistin’de geride kalan halkı kralları Jojakim ile birlikte Babil topraklarına yerleştirerek esir etti ve bunlar Filistin’e geri dön(e)mediler.</p>
<p>MÖ 530’larda Babil Kralı 2. Kyros düşmanlarını önemli bir savaşta mağlup etti (Kaide ordusunu Miraya Vadisi’nde yendi.) Bu olayı Yahudi tarihçiler, Tevrat’ta firavunun Kızıldeniz’de yok edilmesi olarak anlattılar, kendilerine mal ederek çarpıttılar!</p>
<p>Sonrasında 2. Kyros Perslerden, Araplardan ve Kaidelerden oluşan bir askeri birlik oluşturdu. Bunun başına da esir edilmiş Jojakim’in oğlu Eli-Ezer’i getirdi. Eli-Ezer’e, kendini müşkül durumdan kurtaran anlamında Moshe yani Musa adını verdi! Bu birlik kendilerine “Seçilmişler” ve Isra-el (Efendinin Savaşçıları) diyordu ve de sembolleri 6 köşeli yıldızdı! (Yani İsrail Bayrağı’ydı.) Yine bu olayı Yahudi tarihçiler, Musa’yı Mısır firavununun oğlu gibi yaparak hakkında çeşitli efsaneler uydurdular.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-58"><sup>[58]</sup></a> Yorumuma göre, “Sahtekar” tarihçiler dememiz daha yerinde olur. Bu “Seçilmişler” günümüze kadar, Seçilmiş Yahudi halkı olarak geldi: Tevrat, Yasa’nın Tekrarı, 7:6 “Siz Tanrınız RAB için kutsal bir halksınız. Tanrınız RAB, öz halkı olmanız için, yeryüzündeki bütün halkların arasından sizi seçti.” Hatta bu varyant İncil’de bile devam eder: İncil, Petrus’un Birinci Mektubu, 2:9 “Ama siz seçilmiş soy, Kral’ın<sup>*</sup> kâhinleri, kutsal ulus, Tanrı’nın öz halkısınız. Sizi karanlıktan şaşılası ışığına çağıran Tanrı’nın erdemlerini duyurmak için seçildiniz.” (“Kral”: Tanrı). Tevrat’ta Seçilmiş Halk olan Yahudilere vadedilen topraklar, Mısır’daki Nil ırmağından Fırat  ırmağına kadar uzanan bölgeyi kapsar<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-59"><sup>[59]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-60"><sup>[60]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-61"><sup>[61]</sup></a>. 2. Kyros’un, birlikleri için çıkarttığı talimatnameler yine bu tarihçiler tarafından “Musa’nın Yasaları” olarak lanse edildi.</p>
<p>Sonuç olarak Yahudi tarihi aslında, Babil tarihinin Mısır tarihine dönüştürülüp tersyüz edilmesiyle uydurulmuş bir silsileler bütünüdür. Tevrat da bu şekilde yazılmıştır!..<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-58"><sup>[58]</sup></a></p>
<p style="text-align: left;">___________________<br />
<a name="dipnot-58"></a><sup>[58]</sup> Gürsan, age., s. 45, 46.<br />
<a name="dipnot-59"></a><sup>[59]</sup> Abdurrahman Küçük, “Arz-ı Mevûd”, <em>TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA)</em>, TDV İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM), 1991, &lt;<a href="http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c03/c030282.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c03/c030282.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, Cilt: 3, s. 442.<br />
<a name="dipnot-60"></a><sup>[60]</sup> Emre Amir, “<em>Siyonizm’in Yahudilik ile Bağlantısı ve Tarihsel Perspektifi</em>“, (t.y.), &lt;<a href="https://www.academia.edu/18575634/Siyonizmin_Yahudilik_ile_Ba%C4%9Flant%C4%B1s%C4%B1_ve_Tarihsel_Perspektifi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.academia.edu/18575634/Siyonizmin_Yahudilik_ile_Bağlantısı_ve_Tarihsel_Perspektifi</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 7.<br />
<a name="dipnot-61"></a><sup>[61]</sup> Celil Bozkurt, “Türkiye Siyonizmle Mücadele Derneği ve Faaliyetleri“, <em>Çankırı Karatekin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi</em>, Cilt: 7, Sayı: 1, 7 Nisan 2016, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/253801" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/253801</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 606, 610.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 208: TEK TANRILI İNANÇ; HZ. İBRAHİM’DEN ÖNCE ZATEN VARDI (MARDUK – HUBAL)</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/tek-tanrili-inancin-kokeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:22:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11507</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Bazıları Akhenaton’u (MÖ ~1380) Hz. İbrahim’e benzettirebilme çabasındadır (bk. 202. Konu). Bazı görüşler; MÖ ortalama ∼1800 yılları civarında yaşadığını öne sürer.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-47"><sup>[47]</sup></a> Şimdi bunun üzerinden gidelim: MÖ 2200-1600 yılları arasında Babil’de tek Tanrılaştırılmaya çalıştırılan Marduk Tanrısı vardır. Marduk, binlerce Tanrıdan sadece birisidir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-48"><sup>[48]</sup></a> Hesaplamalara göre dünyada yaşayan ~4300 tane farklı dini inanç grubu vardır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-49"><sup>[49]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-50"><sup>[50]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-51"><sup>[51]</sup></a> Dünyada günümüzde yaşayan / konuşulan yaklaşık 7000 dil vardır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-51"><sup>[51]</sup></a> Görüşüme göre, bu 7000 dil için 7000 “kendileşmiş” din ve/veya tanrı da olabilir.</p>
<p>• Marduk’un diğer adları; Tammuz, Baal, Bel, Bil’dir. O; bitki, bereket, güneş vb. Sümer-Babil Tanrısı’dır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-48"><sup>[48]</sup></a> Bir ay ismi olan T(e)mmuz<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-52"><sup>[52]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-53"><sup>[53]</sup></a> kelimesi, Dumuzi ve T(a)mmuz<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-54"><sup>[54]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-55"><sup>[55]</sup></a> Tanrı isimleriyle köken olarak aynıdır<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-52"><sup>[52]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-53"><sup>[53]</sup></a>. Temmuz sözcüğü; Akadca Tammuz’dan, o da Sümerce Dumuzi’den alıntıdır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-53"><sup>[53]</sup></a> Sümer’de kral / bereket / çoban tanrı Dumuzi, ana tanrıça İnanna’nın kocasıdır. Dumuzi tarihte ölüp dirilen ilk tanrıdır. Dumuzi’nin varyantları şunlardır: Akadlar’ın Tammuz’u, Mısır’ın Osiris’i, Babil’in Baal’i, Fenikeliler’in Adonis’i, Hititler’in Kumarbi’sidir. Bu tanrıların hepsi sonbaharda ölür, ilkbaharda yeniden doğar. Böylelikle mevsimsel döngü ve canlıların devinimi taklit edilir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-54"><sup>[54]</sup></a> Görüşüme göre İsa’nın yeniden doğuşu/dirilmesi; bu “ölüp dirilme” kültünün devamıdır / varyantıdır. Yunan’ın Dionysos’u da ölüp yeniden dirilir<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-54"><sup>[54]</sup></a>. İslam’dan önce Mekke’de/Kabe’de bulunan büyük tanrılarından -ki kimi zaman en büyük olan Hübel-<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-56"><sup>[56]</sup></a> veya Hu-baal / Hubal, Baal’den gelir<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-57"><sup>[57]</sup></a>. Amr b. Luhay ve sonraki dönemlerde Mekkelilerin en büyük tanrısı/putu Kabe’deki Hübel’dir. Hübel = Ha-Ba’l = Bel.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-56"><sup>[56]</sup></a> İsrailoğulları MÖ 1.200’lerde Kenan’a yerleştiklerinde buradaki halkların büyük tanrısı “Baal”di. Eski Ahit’te Yahve’nin rakibi olan tanrı “Baal”dir. Baal’in Arabistan’daki varyantı Hubel / Hu Baal = Yüce Baal’dir: Afrika’daki varyantı / benzeri / aynımsısı ise Hannibal = Baal’in gözdesi’dir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-57"><sup>[57]</sup></a> Yorumuma göre Türkçe’deki “domuz” kelimesi de Sümerce’deki “Dumuzi”den geliyor olabilir.<em><br />
</em>• İbrahim, Çoktanrılığa karşı Tektanrı görüşünü söyleyen ilk kişi değildir. Zaten yaşadığı Babil’de (veya buralarda yaşadığı zaman) kendisi doğmadan önce Tektanrı kavramı vardı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-48"><sup>[48]</sup></a> Görüşüme göre belki bundan etkilenmiş de olabilir.<em><br />
</em>• Bu Tektanrı da Çoktanrılardan biri olan Marduk’un Babil şehrinde Tektanrı olarak görülmesiydi. Her şehrin baş bir Tanrısı olurdu. Yani Çoktanrılılık içinde, şehirsel (veya ülkesel veya dünyasal) olarak Tektanrı yaratma çabası vardı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-48"><sup>[48]</sup></a> Görüşüme göre, eğer İbrahim’in bir şekilde yaşadığına ikna olursak (ki zor), İbrahim’in bir şehrin baş Tanrısı olan Marduk’u Tektanrılaştırmaya çalışan öncü bir kişi veya var olan bu olguyu devam ettirmeye çalışan bir din adamı olabileceğini görürüz! Yani günümüz Semavi Dinler’deki Tanrı-Allah kavramını değil, Marduk’u Tek Tanrı yapmaya çalışan -veya var olan bu olguyu geliştirmeye çalışan- bir kişiyi görürüz!..</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_657" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-657"><a href="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/3xcv.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-657 size-medium" title="Tam çözünürlük ve tam boyut için yeni sekmede aç" src="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/3xcv-169x300.jpg" sizes="(max-width: 169px) 100vw, 169px" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/3xcv-169x300.jpg 169w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/3xcv.jpg 298w" alt="" width="169" height="300" /></a><figcaption id="caption-attachment-657" class="wp-caption-text">Marduk (Bir Babil Silindir Mührü)</figcaption></figure>
<p style="text-align: left;">___________________<br />
<a name="dipnot-47"></a><sup>[47]</sup> Bu sitedeki yazıma <a href="https://web.archive.org/web/20220401132311/https://www.mutlakbilim.net/islamiyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 243).<br />
<a name="dipnot-48"></a><sup>[48]</sup> Bu sitedeki yazılarıma -Marduk hakkında daha fazlası için- <em><a href="https://web.archive.org/web/20220308235957/https://www.mutlakbilim.net/harvard-uni-si-prof-gonul-tekinden-antik-mezopotamya-inanclari-ve-gunumuze-etkileri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">bk.</a></em> ve ayrıca <a href="https://web.archive.org/web/20220309012113/https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a><br />
<a name="dipnot-49"></a><sup>[49]</sup> <em>Adherents.com </em>(y.y.), “Major Religions of the World Ranked by Number of Adherents“, How is the size of a religion determined for the purposes of this list?, (t.y.) &lt;<a href="http://www.adherents.com/Religions_By_Adherents.html#Size" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.adherents.com/Religions_By_Adherents.html#Size</a>&gt; Erişim: Nisan 2018:<em> (</em>Yalnız burada doğrudan din sayısı değil; dinler ve alt grupları / mezhepleri / yakınsal inançları da dahil bir sayı verilmiş. Benim tahminime göre şu an yaşayan ana din sayısının toplamı 50 civarı olabilir. Gelmiş geçmiş dini inanç ve tanrı sayısı ise epey fazladır.)<br />
<a name="dipnot-50"></a><sup>[50]</sup> Stephen Juan, “What are the most widely practiced religions of the world?“, <em>The Register</em>, 6 Ekim 2006, &lt;<a href="https://www.theregister.co.uk/2006/10/06/the_odd_body_religion/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.theregister.co.uk/2006/10/06/the_odd_body_religion/</a>&gt; Erişim: Nisan 2018.<br />
<a name="dipnot-51"></a><sup>[51]</sup> Zeynep Pınar Can, “Endangered Languages of the Caucasus and Beyond“, (Editörler: Ramazan Korkmaz ve Gürkan Doğan, Leiden, Brill, 2017), <em>Türk Dili Araştırmaları Yıllığı – Belleten</em>, Cilt: 65, Sayı: 1, Ocak 2017, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/399838" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/399838</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, Sayfa: 231.<br />
<a name="dipnot-52"></a><sup>[52]</sup> Muazzez İlmiye Çığ, “<em>İnanna’nın Aşkı: Sümer’de İnanç ve Kutsal Evlenme</em>“, Kaynak Yayınları, 1. Basım, İstanbul, Kasım 1998, Sayfa: 9, 17.<br />
<a name="dipnot-53"></a><sup>[53]</sup> Sevan Nişanyan, “Temmuz”, <em>Nişanyan Sözlük</em>, 22 Eylül 2017, &lt;<a href="http://www.nisanyansozluk.com/?k=temmuz&amp;view=annotated" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.nisanyansozluk.com/?k=temmuz&amp;view=annotated</a>&gt; Erişim: Nisan 2018.<br />
<a name="dipnot-54"></a><sup>[54]</sup> Cengiz Çetin, “Anadolu’da Bereket Kültü ve Anadolu Türk Köylüsü Seyirlik Oyunlarına Yansımaları“, <em>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi</em>, Cilt: 46, Sayı: 1, 2006, &lt;<a href="http://www.dtcfdergisi.ankara.edu.tr/index.php/dtcf/article/view/1510/955" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.dtcfdergisi.ankara.edu.tr/index.php/dtcf/article/view/1510/955</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 195.<br />
<a name="dipnot-55"></a><sup>[55]</sup> Age., s. 193 ve Elif Ersoy, “Lâle Üzerine Notlar“, <em>Anadolu Aydınlanma Vakfı</em>, (t.y.)&lt;<a href="http://www.anadoluaydinlanma.org/Yazilar/lale.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.anadoluaydinlanma.org/Yazilar/lale.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 2: Dumuzi = Temmuz veya Tammuz, Türkçe’de Temmuz demektir.<br />
<a name="dipnot-56"></a><sup>[56]</sup> Mehmet Mahfuz Söylemez, “Cahiliye Arap İnancında Putların Yeri“, <em>Milel ve Nihal Dergisi</em>, Cilt: 11, Sayı: 1, Ocak 2014, &lt;<a href="http://dergipark.ulakbim.gov.tr/milel/article/view/5000198395/5000171413" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.ulakbim.gov.tr/milel/article/view/5000198395/5000171413</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 12, 15, 36.<br />
<a name="dipnot-57"></a><sup>[57]</sup> Kürşat Haldun Akalın, “Yahve ve Kenan Tanrıları“, <em>Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi</em>, Cilt: 14, Sayı: 1, Haziran 2012, &lt;<a href="http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423867043.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423867043.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 85, 102.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 207: SEMAVİ DİNLERDEKİ HZ. İBRAHİM NERELİ VE KİMDİR?</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/hz-ibrahim-nereli-ve-kimdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:21:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11505</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Başta şunu bilmek gerekir; Hz. İbrahim’in nereli, kim, nerede ve ne zaman yaşadığı tam olarak bilinmemektedir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-26"><sup>[26]</sup></a> MÖ’ki tarihi kayıtlarda maalesef böyle bir kişinin (Semavi Dinler’de anlatıldığı gibi bir kişinin) yaşadığına dair bir kaynak veya yazıt yoktur.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-27"><sup>[27]</sup></a> Böyle bir kişi yaşamamış da olabilir. Şimdi diğer olası sonuçlarla bir sentez yapalım.</p>
<p>• İbrahim’in MÖ 24. ve 12. yüz yıllar arasında herhangi bir zamanda yaşadığı düşünülür.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-26"><sup>[26]</sup></a><br />
• Günümüz Irak’ın en güneyindeki Ur şehrinde -Babil şehri civarında- yaşadığı düşünülür.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-28"><sup>[28]</sup></a><br />
• Görüşüme göre Sümerli de olabilir Sami toplumundan da olabilir. Çünkü İbrahim Güney Irak’ta yaşadı, bu bölgede o zaman Sümerler ve Babilliler vardı. Babilliler, Sami gruplarından biridir<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-29"><sup>[29]</sup></a>. Samiler, Sümerler Mezopotamya’ya -Geliş tarihi; MÖ 5000-3500<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-30"><sup>[30]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-31"><sup>[31]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-32"><sup>[32]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-33"><sup>[33]</sup></a>– gelmeden önce buralarda ve/veya Arabistan ve çevresinde bulunan insanlardı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-29"><sup>[29]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-34"><sup>[34]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-35"><sup>[35]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-36"><sup>[36]</sup></a> Samiler’in kökeni / ana yurdu -şu an için- bilinmemektedir. Önceleri ilkel bir göçebe hayatı yaşıyorlardı. MÖ 3. ve 2. bin yıllarında -kurak/kıt(lık) sonucu- Arabistan’dan Mezopotamya-Suriye’ye göç ettiklerinde medenileşme yoluna da girmişlerdi. Samiler aslında bir çöl halkıdır. Saf Sami tipi büyük olasılıkla Arabistan’dandır. Sami olan Babiller Sümerler’le kaynaşmıştır. Sami gruplar şunlardır: Babilliler, Akadlar, Asurlular, Amurrular, Kenanlılar, İbraniler, Araplar, Fenikeliler ve Etiyopyalılar. Tipik özellikleri: uzun yüz, koyu ten, küçük, kısa boy ve düz burun. Bunlar klasik bir Arap tipidir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-29"><sup>[29]</sup></a> Ayrıca Genel görüşe göre Aramiler, MÖ 1.500’lerde Arabistan’dan Suriye’ye göç eden Sami kökenli bir kavimdir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-34"><sup>[34]</sup></a> Yanı sıra Sami dillerinin Sümerce’den fazlaca alıntılar yaptığı bilinmektedir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-37"><sup>[37]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-38"><sup>[38]</sup></a><em><br />
</em>• İbrahim’in; gezici, uluslararası sürekli göç eden bir ailede/grupta yaşadığı düşünülür.<br />
• Hintli olabileceği düşünülür. İbrahim’in Hinduizm inancındaki gezici bir guru olabileceği de ihtimaller arasındadır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-28"><sup>[28]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-39"><sup>[39]</sup></a> Guru: Saygıdeğer, tinsel/uhrevi iç görüye ulaşmış manevi önder veya özel öğretmen.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-40"><sup>[40]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-41"><sup>[41]</sup></a><em><br />
</em>• İbrahim’in yaptığı gezilerde Türkiye Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Urfa’ya da geldiği düşünülür.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-28"><sup>[28]</sup></a><br />
• İbrahim, Mekke’ye hiç gitmemiş olabilir!<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-28"><sup>[28]</sup></a> Dolayısıyla Kabe’yi de yapmamış -inşaa etmemiş- olabilir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-42"><sup>[42]</sup></a> Lakabı Tarihin Babası olan, gezilerinin arasında Arabistan da bulunan Herodot’un (MÖ 484-425)<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-43"><sup>[43]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-44"><sup>[44]</sup></a> yazılarında Mekke’deki Kabe tapınağı yoktu<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-45"><sup>[45]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-46"><sup>[46]</sup></a>: Görüşüme göre; gittiği yerlerdeki tapınakları, savaşları, tarihi yazan birisi nasıl olur da Arabistan’a gittiğinde oranın en önemli tapınağını yazmaz!.. Kaynaklara baktığımızda Kabe’nin MÖ 1800’lerde yapılmadığını görüyoruz.</p>
<p>Ekler (Bunları eklemekte fayda gördüm çünkü hem bu konuyla hem de bu bölümle bağlantı kurulabilecek bilgiler barındırmaktadır):<br />
• Kaldeliler ve Süryaniler Sami etnik grubundandır. Kürtler, Ermeniler ve Rumlar İranlılar ve Hintlilerin içerisinde yer aldığı Hint-Avrupa etnik grubunun içinde yer alır. Türkler ise Turani etnik grubunun içerisindedir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-45"><sup>[35]</sup></a><br />
• “Arap” kelimesinin İbranice’de “göçebe çöl insanı” anlamına gelen “erebhe/arabha”dan türediği görüşü ağır basar.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-45"><sup>[36]</sup></a><br />
• Sümerce ne Hint-Avrupa dil ailesine ne de Sami dil ailesine benzemektedir, daha çok Türkçe’nin de içinde bulunduğu Ural-Altay dil ailesine benzemektedir. Sümerce “yazıya geçirilen” bilinen eski dildir. Yazıya geçirilen bilinen en eski Sami dilleri önce Akadca sonra Asurca’dır. Bunlar Sümerce’den çokça alıntılar yapmış ve diğer kültürlere yaymışlardır. İbranice ve Aramice’de de bu etkiler görülür. Bu alıntılar/sözcükler Tevrat’ta da yer almış ve daha çok yayılma alanı bulmuştur.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-45"><sup>[37]</sup></a><br />
• Eski Ahit’in Ezra 4:8, 6:18, 7:12-26 ve Daniel 2:4, 7:28 Aramice, diğer bölümlerinin tamamı ise İbranice’den Grekçe/Yunanca’ya çevrildi; Yeni Ahit ise Grekçe/Yunanca yazıldı. Bulunan en eski Yeni Ahit belgesi, MS 117-138’e dayanan ‘”John Rylands Papirüsü” olup sadece birkaç sayfalık bir parçadır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-45"><sup>[38]</sup></a><br />
• Sanskritçe; Hint-Avrupa dil ailesinin en eski belgeli “dili”dir, Hint-İran koluna bağlıdır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-45"><sup>[40]</sup></a></p>
<p style="text-align: left;">___________________<br />
<a name="dipnot-26"></a><sup>[26]</sup> Bu sitedeki yazıma <a href="https://web.archive.org/web/20220401132311/https://www.mutlakbilim.net/islamiyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 243) ve bu sayfada <a href="https://web.archive.org/web/20220309070351/https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/">bk.</a> 202, 206, 208. konular.<br />
<a name="dipnot-27"></a><sup>[27]</sup> Bu sayfada <a href="https://web.archive.org/web/20220309070351/https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/">bk.</a> 202. konu.<br />
<a name="dipnot-28"></a><sup>[28]</sup> Bu sitedeki yazılarıma <a href="https://web.archive.org/web/20220308235957/https://www.mutlakbilim.net/harvard-uni-si-prof-gonul-tekinden-antik-mezopotamya-inanclari-ve-gunumuze-etkileri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 135), <a href="https://web.archive.org/web/20220401132311/https://www.mutlakbilim.net/islamiyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 244).<br />
<a name="dipnot-29"></a><sup>[29]</sup> Cemil Bülbül, “Amurru Göçleri ve Amurruların Eski Önasya Tarihindeki Rolleri“, Ankara Ü. Dergiler Veritabanı, <em>Tarih Araştırmaları Dergisi</em>, Cilt: 29, Sayı: 48, 2010, &lt;<a href="http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/1575/17086.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/1575/17086.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 32-36.<br />
<a name="dipnot-30"></a><sup>[30]</sup> Bahattin Dartman, “Yazının Keşfi Konusuna Dinî Metin ve Arkeolojik Bulgular Çerçevesinde Yeni Bir Yaklaşım“, <em>Atatürk Ü., TAED: Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi</em>, Sayı: 41, 2009, &lt;<a href="http://e-dergi.atauni.edu.tr/ataunitaed/article/view/1020002214/1020002213" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://e-dergi.atauni.edu.tr/ataunitaed/article/view/1020002214/1020002213</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 5.<br />
<a name="dipnot-31"></a><sup>[31]</sup> Oktay Özgül, “Sümer Sosyal Hayatında Eğitimin Yeri ve Önemi“, <em>EÜSBED: Erzincan Ü. Sosyal Bilimler Ens. Dergisi</em>, Cilt: 4, Sayı: 2, 2011, &lt;<a href="http://dergipark.ulakbim.gov.tr/erzisosbil/article/view/5000045637/5000042992" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.ulakbim.gov.tr/erzisosbil/article/view/5000045637/5000042992</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 402.<br />
<a name="dipnot-32"></a><sup>[32]</sup> Mehmet Atılgan, “Başlangıcından 19. Yüzyıla Tıp Kütüphaneleri“, <em>ÜNAK: Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği</em>, ÜNAK’05: Bilgi Hizmetlerinin Organizasyonu ve Pazarlanması, Kadir Has Ü., Eylül 2005, &lt;<a href="http://kaynak.unak.org.tr/bildiri/unak05/u05-12.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://kaynak.unak.org.tr/bildiri/unak05/u05-12.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 93.<br />
<a name="dipnot-33"></a><sup>[33]</sup> Üstteki 3 kaynaktan ve bu kaynaktan çıkardığım sonuç, Sümerlilerin Mezopotamya’ya MÖ 4000 civarında geldiği yönündedir. Gökhan Tok, “Sümerler: Uygarlığı Doğuran Halk“, <em>Bilim ve Teknik Dergisi</em>, Haziran 2001, &lt;<a href="http://www.kaynakindir.com/wp-content/uploads/2013/06/s%C3%BCmerler.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.kaynakindir.com/wp-content/uploads/2013/06/sümerler.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 81. (Bu “tarih” dinler tarihi bağlamlarında önemli olduğu için fazla kaynak kullanıldı.)<br />
<a name="dipnot-34"></a><sup>[34]</sup> Hacı Çoban, “Arami Göçleri“, <em>TÜBAR: Türklük Bilimi Araştırmaları Dergisi</em>, Cilt: 29, Sayı: 29, Mart 2011, &lt;<a href="http://dergipark.ulakbim.gov.tr/tubar/article/viewFile/5000073102/5000067325" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.ulakbim.gov.tr/tubar/article/viewFile/5000073102/5000067325</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 91, 92.<br />
<a name="dipnot-35"></a><sup>[35]</sup> Sait Yılmaz, “Orta Doğu’ya Demokrasiyi Getirmek“, <em>Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi</em>, Sayı: 5, Yaz 2010, &lt;<a href="http://dergipark.ulakbim.gov.tr/ulikidince/article/viewFile/5000118682/5000109850" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.ulakbim.gov.tr/ulikidince/article/viewFile/5000118682/5000109850</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 65, 66.<br />
<a name="dipnot-36"></a><sup>[36]</sup> (y.y.), “<em>Eski Dünyada ve Cahiliyeye Kadar Arabistan’da Siyaset ve Dini Hayat</em>“, İlk Dönem İslam Tarihi (Ünite 1), ATA-AÖF: Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, &lt;<a href="http://www.kaabalive.net/indirDiger/ilahiyatonlisansdersleriHafta1/%C4%B0LH1003-%C3%9Cnite%201.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.kaabalive.net/indirDiger/ilahiyatonlisansdersleriHafta1/İLH1003-Ünite 1.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 12.<br />
<a name="dipnot-37"></a><sup>[37]</sup> Mustafa Sarıca, Süleyman Eratalay, “Yazının Atasından İnsanın Atasına ‘Adem, Adam, Adamu<em>’</em>“, <em>YTSAM: Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi, Yeni Türkiye Dergisi</em>, Türkçe Özel Sayısı, Sayı: 55, Kasım 2013, &lt;<a href="https://www.academia.edu/13849161/YAZININ_ATASINDAN_%C4%B0NSANIN_ATASINA_ADEM_ADAM_ADAMU_" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.academia.edu/13849161/YAZININ_ATASINDAN_İNSANIN_ATASINA_ADEM_ADAM_ADAMU_</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, -linkte- s. 1, 2, 3.<br />
<a name="dipnot-38"></a><sup>[38]</sup> Daniel Wickwire, “<em>Kutsal Kitap Değiştirildi mi? (Müslümanların iddia ettikleri gibi)</em>“, Gerçeğe Doğru Kitapları, 4. Basım, İstanbul-Ankara, Ekim 2013, &lt;<a href="http://www.danwickwire.com/uploads/2/8/1/3/28138977/hbbc_final_edition_turkish_2013.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.danwickwire.com/uploads/2/8/1/3/28138977/hbbc_final_edition_turkish_2013.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 10, 17, 36, 37, 64.<br />
<a name="dipnot-39"></a><sup>[39]</sup> Bu sayfada bk. 206. konu.<br />
<a name="dipnot-40"></a><sup>[40]</sup> M. Akif Özer, “Herbert Simon’un Yönetim Bilimine Katkıları Üzerine Değerlendirmeler“, <em>HAK-İŞ Uluslararası Emek ve Toplum Dergisi</em>, Cilt: 5, Sayı: 11, Ocak 2016, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/263393" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/263393</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 163.<br />
<a name="dipnot-41"></a><sup>[41]</sup> Abdurrahman Küçük, “Sihizm“, <em>Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi</em>, Cilt: 28, Sayı: 1, 1987, &lt;<a href="http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/773/9871.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/773/9871.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 394.<br />
<a name="dipnot-42"></a><sup>[42]</sup> Bu sitedeki yazılarıma -daha fazlası için- <a href="https://web.archive.org/web/20220401132311/https://www.mutlakbilim.net/islamiyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 233-249).<br />
<a name="dipnot-43"></a><sup>[43]</sup> Muzaffer Demir, “Herodotos ve Yabancı Kültürler: Mısır Örneği“, <em>Tarih İncelemeleri Dergisi</em>, Cilt: 27, Sayı: 2, Aralık 2012, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/58835" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/58835</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 316.<br />
<a name="dipnot-44"></a><sup>[44]</sup> Bu sitedeki yazıma <a href="https://web.archive.org/web/20220401132311/https://www.mutlakbilim.net/islamiyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 243).<br />
<a name="dipnot-45"></a><sup>[45]</sup> Bekir Armağan, “Tor Andrae’nin Kur’ân-ı Kerîm’e Bakışı“, <em>KADER: Kelam Araştırmaları Dergisi</em>, Cilt: 10, Sayı: 2, Ocak 2012, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/179843" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/179843</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 285, 286.<br />
<a name="dipnot-46"></a><sup>[46]</sup> Herodotos, “<em>Herodot Tarihi</em>“, Türkçesi: Müntekim Ökmen, Yunanca Asliyle Karşılaştıran ve Sunan: Azra Erhat, Remzi Kitabevi, Büyük Fikir Kitapları Dizisi – 19, 1. Basım, İstanbul, Aralık 1973, &lt;<a href="https://tr.scribd.com/document/266998266/Herodot-Tarihi-Herodotos-Ceviren-Muntekim-Okmen-Azra-Erhat" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://tr.scribd.com/document/266998266/Herodot-Tarihi-Herodotos-Ceviren-Muntekim-Okmen-Azra-Erhat</a>&gt; Yükleyen: Nalan Ergün, Erişim: Nisan 2018, s. 162’de Herodot’un yazdığını aynen aktarıyorum: “<span class="a"><span class="l9"><span class="l10"><span class="l8"><span class="l11">Babasını mür</span></span></span></span></span><span class="a">(myrrha)’den bir kalıp içerisine koyar, götürür <span class="fourgen_highlight fourgen_highlight_selected">Arabistan’</span>daki güneş </span><span class="a">tapınağına gömermiş.” Bu tapınak Mekke’deki Kabe mi bu belli değil. Arabistan diyor, Arabistan çok geniş bir yer, neresinde!.. Bir de bunu ikinci ağızdan -yani duyduğunu- söylüyor, dolayısıyla bu tapınağı Herodot’un kendisi görmemiş oluyor. </span>(Aynı kaynak, s. 135: Herodot yazılarında Kızıldeniz’de her gün gelgitlerin olduğunu söylüyor.)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 205-206: 1- İSRAİL BAYRAĞI’NDAKİ SEMBOLÜN KÖKENİ NEDİR? 2- YAHUDİLİK VE HZ. İBRAHİM’İN KÖKENİ HAKKINDA GÖRÜŞLER</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/israil-bayraginin-ve-yahudiligin-kokeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:19:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11503</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 205. KONU<br />
<a name="israil-bayragindaki-sembolun-kokeni-nedir?-ile-tevrattaki-benzerligi-analizi-(205.-konu)"></a><strong>İSRAİL BAYRAĞI’NDAKİ </strong><strong>SEMBOLÜN KÖKENİ NEDİR?</strong></p>
<p>MÖ 1030-930 yılları arasında eski İsrail Krallığı kurulmuştur: Buna Yahuda veya Kudüs Krallığı da diyebiliriz. Önemli kralları David ve oğlu Solomon’dur. David Hz. Davud,  Solomon ise Hz. Süleyman şeklinde İslam’da tasvir edilir.</p>
<p>İsrail Bayrağı’ndaki sembolü hepimiz biliriz. İşte bu sembol, Davud’un “David Yıldızı Sembolü” ve “Süleyman’ın Mührü” olarak eski İsrail kralları Davud ve Süleyman tarafından kullanılmıştır. Bu sembolün kökeni ise, MÖ 1350’lerde yaşamış Mısır Firavunu Akhenaton’un Mührü’dür!.. İç içe geçmiş iki üçgenden oluşan altı köşeli yıldız Akhenaton’un Kraliyet Mührü’dür. Bu sembol:</p>
<p>• 2 ayrı piramidi sembolize eder. Bunlar da insanın Işık Bedeni’dir. Yukarı olanı elektromental, aşağı olanı ise manyetikliği temsil eder. Işık Bedeni, bilincin enerji alanıdır.<br />
• Sembol, bedenimizin sanal gerçek makinasıdır.<br />
• Bizler “saf ışığın elektromanyentik enerjileri” olarak yaratılışın derinliklerindeki hayat tecrübelerini yaşamaktayız.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-24"><sup>[24]</sup></a></p>
<p><strong>Tevrat’taki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Yaratılış (Kısaltma: 41:38,39 Mısır Firavunu Yusuf’a şöyle dedi) 41:41 “Seni bütün Mısır’a yönetici atıyorum.” 41:42 Sonra mührünü parmağından çıkarıp Yusuf’un parmağına taktı. Ona ince ketenden giysi giydirdi. Boynuna altın zincir taktı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_2292" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-2292"><a href="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/zuntagradresf.png" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img decoding="async" class="wp-image-2292" title="Tam çözünürlük ve tam boyutu yeni sekmede aç" src="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/zuntagradresf.png" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf.png 1200w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf-300x87.png 300w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf-768x223.png 768w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf-1024x297.png 1024w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf-410x119.png 410w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf-427x124.png 427w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf-800x232.png 800w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/zuntagradresf-512x148.png 512w" alt="" width="404" height="117" /></a><figcaption id="caption-attachment-2292" class="wp-caption-text">İsrail Bayrağı’ndaki işaret</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 206. KONU<br />
<a name="yahudilik-ve-hz-ibrahimin-kokeni-hakkinda-gorusler-(206.-konu)"></a><strong>YAHUDİLİK VE HZ. İBRAHİM’İN KÖKENİ HAKKINDA GÖRÜŞLER</strong></p>
<p>• Flavius Josephus: “Yahudiler Hint filozoflarından gelmedir, Hindular onlara Kalani (kaldeni/kalde) derler” demiştir.<br />
• Godfrey Higgins: “Yahudiler Kalani adında bir Hint kavmi veya mezhebiydi” demiştir.<br />
• Hindu Tanrısı Brahman ve eşi Saraisvati ile Abraham (İbrahim) ve eşi Sarai arasında benzerlik vardır.<br />
• Tomas Doreste: “İbrahim, yanındakilerle Hinduizm öğretilerini yaymak adına Hindistan’ı terk eden sayısız Brahman rahiplerinden veya torunlarından biridir” der. Ayrıca o dönemlerde Hinduların dünyaya -veya bazı bölgelere- yayılmış olmasıyla, günümüz Hint-Avrupa dil ailesinde fazlaca Hint çıkışlı sözlerin olması, sebeplerden gösterilebilir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-25"><sup>[25]</sup></a></p>
<p style="text-align: left;">___________________<br />
<a name="dipnot-24"></a><sup>[24]</sup> Gürsan, age., s. 48.<br />
<a name="dipnot-25"></a><sup>[25]</sup> Gene D. Matlock, B.A., M.A., <em>“</em>Hz. İbrahim (Abraham) Kimdi?<em>”</em>, <em>Hermetics, </em>Tercüme; Kemal Menemencioğlu, 2002, &lt;<a href="http://www.hermetics.org/Abraham.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.hermetics.org/Abraham.html</a>&gt; Erişim: Şubat 2012.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 204: MUSA KIZILDENİZ’İ YARDI MI? GERÇEK NE OLABİLİR?</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/musa-kizildenizi-yardi-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:18:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11501</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Semavi Dinler’de geçen Musa karakteri, eski tarihi kayıtlarda geçmemektedir. Bu yüzden Musa’nın efsanevi bir kahraman olması söz konusudur. O halde, “Kızıldeniz’in Yarılması” hikayesi nereden ve nasıl gelmiştir?</p>
<p>• Musa figürünün yaşadığı düşünülen MÖ 1400-1000 gibi yıllarında, Kızıldeniz’de birçok “gelgit” olayı yaşanırdı. Musa’nın denizi yardığı düşünülen bölgenin altı tümsek olup; çoğu zaman gelgit neticesinde, buradaki sular çekiliyordu ve insanlar kolaylıkla karşıya geçebiliyorlardı. Gelgit, Ay’ın çekim etkisi veya rüzgar gücü ile olabilir: Buradaki gelgitin rüzgar gücüyle olduğu düşünülür. Sert esen bir rüzgarın oradaki suyu geriye itip, tabandaki karanın ortaya çıkıp, insanların geçmesine elverişli olacağı muhtemeldir. Ve o dönemdeki bazı insanlar bu gelgitlerin nerelerde olduğunu ve ne zaman olacağını biliyorlardı. Gelgit, Dünya’nın Güneş’e yakınlaşması ve/veya Ay’ın Dünya’ya yakınlaşması neticesinde Güneş’in/Ay’ın çekim gücünün deniz suyunu Dünya çekim gücünden az da olsa eksiltmesiyle suyun kabarması yani gelmesi, sonrasındaysa Dünya’nın/Ay’ın uzaklaşması ve bu gücün azalmasıyla suyun çekilmesi yani gitmesidir veya deniz sularının rüzgarlar neticesinde gelip gitmesidir. Gelgit sadece Güneş ve Ay’ın çekimiyle olmaz; rüzgarlar, basınç değişimleri ve yer şekilleri gibi etkenler de -su seviyesi ve akıntıyı değiştirerek- yüksek gelgitlere sebep olabilir. Dünyanın birçok bölgesinde tarih boyunca ve şu an birçok gelgitler yaşanmıştır / yaşanmaktadır / yaşanacaktır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-20"><sup>[20]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-21"><sup>[21]</sup></a><br />
• Musa figüründen çok önceleri Antik Şarap Tanrısı Bacchus’un efsanelerinde, Bacchus Kızıldeniz’i yarmıştır.<br />
• MÖ 1300’lerde, Tek Tanrı inancına sahip firavun Akhenaton ve yandaşları Mısır’dan kovulunca, İsrail-Filistin bölgesine göç ettiler. Bu göçe bağlı olarak ve Mısır Mitolojisi’nde; “Firavun Anadeniz’i yarmıştır” yazısı / hikayesi vardır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-22"><sup>[22]</sup></a></p>
<p>Bu anlatımlarla ve etkileşmelere bağlı olarak; Musa’nın gerçekte denizi yarmadığını, bunun bir efsane olduğunu görmekteyiz.</p>
<p><strong>Tevrat, İncil ve Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p>Musa ve yanındakiler “yarılma” olayından sonra denizden çöle normal bir şekilde geçebiliyor! (↓)</p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Çölde Sayım (Özet: 33:1,3 Mısır’ın Ramses kentinden yola çıkan İsrailliler<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-23"><sup>[23]</sup></a>) 33:8 Pi-Hahirot’tan ayrılıp <u>denizden çöle geçtiler</u>. Etam Çölü’nde üç gün yürüdükten sonra Mara’da konakladılar. 33:9 Mara’dan ayrılıp <u>on iki</u> su kaynağı ve yetmiş hurma ağacı olan Elim’e giderek orada konakladılar. 33:10 Elim’den ayrılıp Kızıldeniz kıyısında konakladılar. 33:11 Kızıldeniz’den ayrılıp Sin Çölü’nde konakladılar. 33:12 Sin Çölü’nden ayrılıp Dofka’da konakladılar.<br />
Mısır’dan Çıkış 14:4 “Firavunu inatçı yapacağım. Onların peşine düşecek. Böylece firavunla ordusunu yenerek yücelik kazanacağım. Mısırlılar bilecek ki, ben Rab’bim.” … 14:16 Sen değneğini kaldır, elini denizin üzerine uzat. Sular yarılacak ve İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçecekler. 14:21 Musa elini denizin üzerine uzattı. Rab <u>bütün gece</u> güçlü doğu rüzgarıyla suları geri itti, denizi karaya çevirdi. Sular ikiye bölündü, 14:22 İsrailliler kuru toprak üzerinde yürüyerek denizi geçtiler. Sular sağlarında, sollarında onlara duvar oluşturdu. 14:25 Arabalarının tekerleklerini çıkardı*; öyle ki, arabalarını zorlukla sürdüler. Mısırlılar, “İsrailliler’den kaçalım!” dediler, “Çünkü Rab onlar için bizimle savaşıyor.” (“Çıkardı”: İbranice fiil “Yoldan saptırdı” ya da “Çamura saplanmasını sağladı” anlamına da gelebilir.) 14:26 Rab Musa’ya, “Elini denizin üzerine uzat” dedi, “Sular Mısırlılar’ın, savaş arabalarının, atlılarının üzerine dönsün.” 14:27 Musa elini denizin üzerine uzattı. <u>Sabaha karşı</u> deniz olağan haline döndü. Mısırlılar sulardan kaçarken Rab onları denizin ortasında silkip attı.<br />
14:28 Geri dönen sular savaş arabalarını, atlıları, İsrailliler’in peşinden denize dalan firavunun bütün ordusunu yuttu. Onlardan bir kişi bile sağ kalmadı.</p>
<p><strong>İncil:</strong> Elçilerin İşleri 7:20–21 “O sırada, son derece güzel bir çocuk olan <u>Musa</u> doğdu. Musa, üç ay babasının evinde beslendikten sonra açıkta bırakıldı. Firavunun kızı onu bulup evlat edindi ve kendi oğlu olarak yetiştirdi. 22 <u>Musa</u>, <u>Mısırlılar’ın bütün bilim dallarında eğitildi</u>. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu.<br />
İbraniler’e Mektup 11:29 İman sayesinde <u>İsrailliler karadan geçer</u> gibi Kamış Denizi’nden* geçtiler. Mısırlılar bunu deneyince boğuldular. (“Kamış Denizi”: Kızıldeniz. İbranice terim iki farklı coğrafi yer için kullanılıyor: 1- İsrailliler’in Mısır’dan çıkarken geçtiği deniz. Bu olayın Süveyş Körfezi’nin sonuna yakın bataklık bölgede geçtiği sanılıyor. Burası “Acı Göller” diye de bilinir. 2- Süveyş ve Akabe Körfezleri.)</p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Kehf 60 Hani Musa genç <u>yardımcısına</u> demişti: ‘İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim.’ 61 Böylece ikisi, <u>iki (deniz)in birleştiği yere</u> ulaşınca balıklarını unutuverdiler…<br />
Taha 77 Andolsun, biz Musa’ya vahyetmiştik: ‘Kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir, onlara <u>denizde kuru bir yol</u> aç, yetişilmekten korkmadan ve endişeye kapılmadan.’</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_2289" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-2289"><a href="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/resmus3546zll.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img decoding="async" class="wp-image-2289" title="Tam çözünürlük ve tam boyutu yeni sekmede aç" src="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/resmus3546zll.jpg" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/resmus3546zll.jpg 800w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/resmus3546zll-300x225.jpg 300w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/resmus3546zll-768x576.jpg 768w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/resmus3546zll-410x308.jpg 410w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/resmus3546zll-427x320.jpg 427w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/resmus3546zll-533x400.jpg 533w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/01/resmus3546zll-512x384.jpg 512w" alt="" width="404" height="303" /></a><figcaption id="caption-attachment-2289" class="wp-caption-text">Musa heykeli (Vincoli’deki San Pietro Kilisesi) Yapım: Michelangelo</figcaption></figure>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-20"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[20]</sup> Umut Sosyal, “<em>Gelgit ve Gelgit Akıntılarında Yelken</em>“, Boğaziçi Ü. Yelken Takımı, 3 Yıldız Yelkenci Makalesi, Eylül 2014, &lt;<a href="http://www.sailing.boun.edu.tr/wp-content/uploads/YELKEN-MAKALE1.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.sailing.boun.edu.tr/wp-content/uploads/YELKEN-MAKALE1.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, Sayfa: 2-7, 15.</span><br />
<a name="dipnot-21"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[21]</sup> Carl Drews, Weiqing Han; <em>“</em>Parting The Waters: Computer Modeling Applies Physics To Red Sea Escape Route<em>”</em>, <em>NCAR-UCAR: Atmos News</em>, Eylül 2010, &lt;<a href="https://www2.ucar.edu/atmosnews/news/2663/parting-waters-computer-modeling-applies-physics-red-sea-escape-route" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www2.ucar.edu/atmosnews/news/2663/parting-waters-computer-modeling-applies-physics-red-sea-escape-route</a>&gt; Erişim: Kasım 2011.</span><br />
<a name="dipnot-22"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[22]</sup> Gürsan, age., s. 27, 44.</span><br />
<a name="dipnot-23"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[23]</sup> Tevrat ve İncil maddelerinde “( )” işaretleri arasındakiler; -uzunca yazılmaması ve/veya anlam kaybı olmaması için- değişiklik yapılmadan ve belirtilen madde(ler)den alınarak kısa ve özet şeklinde yazar tarafından yazılmış olup: Bunlar “Özet”tir ve “Kısaltma”dır tarzında işaretlendirilmiştir: Herhangi bir işaretlendirme yoksa doğrudan / aynen alınmıştır.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 203: HZ. MUSA GERÇEKTE KİMDİR?</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/hz-musa-gercekte-kimdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11499</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Hz.Musa gerçekte kimdir, efsaneleri nereden alındı?</p>
<p>MÖ 1310 civarlarında yaşamış Mısır Generali Mose (veya Ra-Messu, firavun olduktan sonra 1. Ramses olarak anılır), ilerleyen tarihlerde İsrail-Filistin bölgesinde Hz. Musa’ya dönüşmüştür.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-16"><sup>[16]</sup></a> Antik Mısır dilinde “Mes-Mess” oğul/çocuk anlamına gelirdi: Thut-mosis, Ra-mosis/Ramses gibi firavun isimleri Thut’un oğlu, Ra’nın oğlu anlamlarındaydı. Mes/Mosis’in bölge ve çevre dillerde “Moşeh, Mō(y)sēs, Moses, Moşe, Mōşēh, Mōusēs” gibi varyantları vardı. Bu nedenlerden ötürü “Musa” adının Mısır’dan olduğu kuvvetle muhtemeldir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-17"><sup>[17]</sup></a></p>
<p>Hz. Musa’nın hayat hikayesi, Antik Yunan-Roma Mitolojisi’ndeki Şarap Tanrısı Bacchus (Dionysus) ile benzerlik göstermektedir. Bacchus da suda bir sepet içinde bulunur, Kızıldeniz’i yararak geçer, yasalarını taş levhalara yazar ve ordusunda ateşten sütunlar vardır. (Mısır Mitolojisi’nde firavunun Kızıldeniz’i yarması efsanesi ve Yunan-Roma Mitolojisi’ndeki bu anlatımlar Hz. Musa’dan öncedir.)<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-16"><sup>[16]</sup></a></p>
<p><strong>Tevrat’taki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Mısır’dan Çıkış 13:17 Firavun İsrailliler’i salıverdi… 13:22 Gündüz bulut sütunu, gece ateş sütunu halkın önünden eksik olmadı.</p>
<p>Hz. Musa Semavi Dinler’de MÖ 1200’lerde yaşadığı iddia edilse de aslında; MÖ 580’lerdeki Babil Kralı Nabukadnazar’ın Yahudileri Babil’de esaret altında tutması sonucu, Yahudilerin Musa hikayesini ortaya çıkardığı görülmektedir. Bu sırada yaşayan Akad Kralı 1. Sargon’un hayat hikayesi de Musa’nın hikayesine benzemektedir.</p>
<p>MÖ 3000’lerde, Hint destanı Ramayana’nın kahramanı Rama, halkını Orta Asya’dan Hindistan’a göç ettirmiştir. Musa gibi halkını çölden geçirmiş ve topraktan kaynak sular çıkartmıştır. Yine Rama, Musa gibi yasa koyucudur ve bulaşıcı hastalıkları iyileştirir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-16"><sup>[16]</sup></a></p>
<p><strong>Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p>Bakara 60 (Yine) Hatırlayın; Musa kavmi için su aramıştı, o zaman biz ona: ‘Asanı taşa vur’ demiştik de ondan on iki pınar fışkırmıştı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-18"><sup>[18]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-19"><sup>[19]</sup></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-16"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[16]</sup> Gürsan, age., s. 28-44.</span><br />
<a name="dipnot-17"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[17]</sup> İbrahim Usta, “Kur’an-ı Kerim’de Semitik Kökenli Özel İsimler“, <em>TURAN-SAM: Turan Stratejik Araştırmalar Merkezi Dergisi</em>, Cilt: 4, Sayı: 14, İlkbahar 2012, &lt;<a href="http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423931506.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423931506.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 188.</span><br />
<a name="dipnot-18"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[18]</sup> “<em>Kur’an-ı Kerim’in Türkçe Anlamı: Meal ve Sözlük</em>”, Meali Hazırlayan: Ali Bulaç, Bakış Yayınları, İstanbul 1985. (Kur’an maddeleri buradan alınmıştır.) (Bu meal Milli Eğitim Bakanlığı’nın 18.11.1985 tarih ve 2199 sayılı Tebliğler Dergisi’nde tavsiye edilmiştir.) (Bu meali seçmemin nedeni diğerleri gibi “anlam tercümesi” olmayıp “kelimesi kelimesine” tercüme ettiği içindir: Diyanet İşleri Başkanlığı meali de dahil diğer çoğu mealde Kur’an’da olmayan sonradan eklenen ve sonradan eklenildiğini belirtmeyen açıklama şeklindeki kelime, kelime grupları ve sözler vardır: Sonradan eklendiğini parantez içinde belirttiği için bu meali analizde daha uygun gördüm.)</span><br />
<a name="dipnot-19"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[19]</sup> Tevrat, İncil ve Kur’an maddelerinde -diğer dini inançlarla bağlantı/benzerlik kurulabilecek yerlerin ve/veya- önemli/anlamlı görülen söz ve/veya söz gruplarının altı çizilmiştir.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 202: HZ. İBRAHİM ASLINDA BİR MISIR FİRAVUNU MU?</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/hz-ibrahim-aslinda-bir-misir-firavunu-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 11:17:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yahudilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11497</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ön Bilgi: Yahudi, bir toplumun adıdır: Musevi(lik) ise Yahudiler’in dini inancıdır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-1"><sup>[1]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-2"><sup>[2]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-3"><sup>[3]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Hz. İbrahim aslında bir firavundur. Yahudiler aslında Mısırlılardır, Tevrat’ı oluşturan düşünceler de onlara aittir.”: Yahudi kökenli iki Fransız bilim adamı tarafından 20 yıllık süren araştırma sonucu çıkardıkları “Çıkışın Sırrı” adlı kitapta varılan nihai sonuç budur. Bu kitap 2000 yılında; Fransa’da yılın en iyi din kitabı ödülünü almıştır. Bu konunun ana gidişatı bu araştırma üzerinedir.</p>
<p>Akhenaton MÖ 1350’lerde Mısır’ın Firavunu (Başkanı) idi. Mısır’da Tek Tanrıya inanan ilk firavundur ve dünyada ilk olarak Tektanrıcılığı hükümet düzeyinde sistemleştirmeye çalışan kişi kendisidir. Tek Tanrı “Aton” inancını yaymış ve fazlaca taraftar toplamıştır. Ancak ölümünden sonra başa geçen firavun Ai, Çoktanrıcılığı geri getirerek, Tek Tanrı’ya inananları Mısır’dan Filistin-İsrail bölgesine sürmüştür. İşte asıl olay bundan sonra başlar. Çünkü; “Yahudilerin Göçü” olarak adlandırılan olay aslında yaşanmamıştır, gerçek olan Mısırlı Tektanrıcıların sürülmesiyle yaptığı göçtür!..<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-4"><sup>[4]</sup></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="gca-column one-half first">
<figure id="attachment_621" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-621"><a href="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/1-2.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-621" title="Tam çözünürlük ve tam boyutu yeni sekmede aç" src="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/1-2.jpg" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/1-2.jpg 498w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/1-2-199x300.jpg 199w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/1-2-423x637.jpg 423w" alt="" width="404" height="608" /></a><figcaption id="caption-attachment-621" class="wp-caption-text">Akhenaton (Egyptian Museum)</figcaption></figure>
</div>
<div class="gca-column one-half">
<figure id="attachment_651" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-651"><a href="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/re.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-651" title="Tam çözünürlük ve tam boyut için yeni sekmede aç" src="./YAHUDİLİK (18. Bölüm_ 17 Konu) – © Mutlak Bilim'dir_files/re.jpg" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/re.jpg 428w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/re-201x300.jpg 201w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/re-423x633.jpg 423w" alt="" width="404" height="604" /></a><figcaption id="caption-attachment-651" class="wp-caption-text">Akhenaton’un büstü/yüzü (Egyptian Museum of Berlin)</figcaption></figure>
</div>
<div class="gca-utility clearfix"></div>
<p>• Mısır’dan kovulanlar, Sazlıklar Denizi’ni (Kızıldeniz’i) aşarak Sina Çölü’nü geçmiştir.<br />
• Musa’nın Denizi Yarma Efsanesi ise, Musa’dan önceki Mısır Mitolojisi’ndeki “Anadeniz’in Firavun tarafından ikiye açılması” efsanesinden gelmektedir!<br />
• Filistin’e göç eden Mısırlı bu rahiplere, “Akhenaton’a tapan” anlamına gelen “Yahud” adı verilmiştir. Yahudlar bu bölgede Yahuda Krallığı’nı kurmuşlardır. İşte bu noktada “Yahudi” kavramı oluşmaya başlamıştır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-4"><sup>[4]</sup></a> Tevrat’ın Tanrısı Yahve’dir<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-5"><sup>[5]</sup></a> veya Yehova/YHVH’dir<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-6"><sup>[6]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-7"><sup>[7]</sup></a>. Tevrat’ta ve/veya İbranice’de “Rab/Tanrı” Yahve’dir<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-8"><sup>[8]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-9"><sup>[9]</sup></a>. Yahve adının “Yahu-Va” olarak Mısır kökenli olabileceği görüşü mevcuttur. Yahve, İbrani alfabesindeki YHVH harflerinden oluşur ve “ben, ben olanım” -veya ben benim- anlamına gelir. Yahve adı İbrani kökenli değildir: Antik Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda “Yahu” ışığın ilahıdır ve yine eski Mısır dilinde “va” tek / tek olan anlamına gelir: Yahudiler’in bunları Yahu-Va → Yehova → Yahve olarak türettiği ağır basan görüşlerdendir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-10"><sup>[10]</sup></a></p>
<p><strong>Tevrat ve İncil’deki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Yaratılış 49:10 Sahibi* gelene kadar Krallık asası Yahuda’nın elinden çıkmayacak, Yönetim hep onun soyunda kalacak, Uluslar onun sözünü dinleyecek. (“Sahibi” ya da “Şilo” veya “Şilo’ya”.)<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-11"><sup>[11]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-12"><sup>[12]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-13"><sup>[13]</sup></a></p>
<p><strong>İncil:</strong> Vahiy 5:5 “… Yahuda oymağından gelen Aslan, Davut’un Kökü galip geldi. Tomarı… O açacak.”<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-14"><sup>[14]</sup></a> (Burada Yuhanna vahiy aldığı sırada göğe çıkıp Tanrı ve tahtını gördü, Tanrı’nın elinde bir tomar vardı, tomardaki mühürler açılınca aşamalı olarak kıyamet kopar, tomarı sadece bir kuzu açabilmektedir, o kuzu da İsa’dır veya gölgesidir: Aynı zamanda yine İncil’de İsa da Tanrı gibi ve/veya Tanrı da İsa gibi anlatılır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-15"><sup>[15]</sup></a>)</p>
<p>Bu bölgede göçten önceki halk ile Mısırlılar birbirine karışarak ilerleyen tarihlerde MÖ 950-450 yılları arasında Tevrat’ı yazarlar. Yani Levili’li halkın (Levi halkının) Mısır inançlarını çalıp Tevrat’a katması durumu söz konusudur. Göçten önceki yerli Levili halkı sonrasında Yahudiliğe dönüşür. Yahudiliğin Tek Tanrı -Yahve/Yehova- inancı aslında Aton dininin bir devamıdır.</p>
<ol>
<li>Mısır’ın tarih kayıtlarında; ne Hz. İbrahim’e, ne Hz. Yusuf’a ne de Hz. Musa’ya rastlanır!..</li>
<li>Tevrat’ta 400 küsür yıl boyunca Mısır’da köle olarak yaşayan Yahudilerden bahsedilir ama Mısır kayıtlarında bunların izi bile yoktur!</li>
<li>Mısır’da bir tane bile Yahudi mezarına rastlanmamıştır, ne bir Yahudi duvar yazısı ne de bir mektup bulunamamıştır!</li>
<li>Buradan çıkan sonuca gelecek olursak; İbrahim, Sara, İshak, Rebeka, Yakup gibi Semavi Dinler’deki (Musevilik/Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’daki) kişilikler gerçekte Mısırlı asillerdir.</li>
<li>Musa; Mısırlı General Mose (Ra-Messu)’dur. Mose, MÖ 1290 civarlarında 1. Ramses lakabıyla Mısır’ın firavunu olur. Musa’nın halefi Yuşa ise, Mose’nin büyük oğludur.</li>
<li>İbrahim ise, Mısır Firavunu Akhenaton’dur!<a href="https://www.mutlakbilim.net/yahudilik/#dipnot-4"><sup>[4]</sup></a></li>
</ol>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-1"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[1]</sup> Sait Gülsoy, “Gündelik Yaşamda Yahudi Kimliği İnşası: Kuzguncuk’ta Niteliksel Bir Çalışma“, <em>III. Türkiye Lisansüstü Çalışmaları Kongresi – Bildiriler Kitabı I</em>, 2012, &lt;<a href="https://www.academia.edu/19622283/G%C3%BCndelik_Ya%C5%9Famda_Yahudi_Kimli%C4%9Fi_%C4%B0n%C5%9Fas%C4%B1_Kuzguncuk_ta_Niteliksel_Bir_%C3%87al%C4%B1%C5%9Fma" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.academia.edu/19622283/Gündelik_Yaşamda_Yahudi_Kimliği_İnşası_Kuzguncuk_ta_Niteliksel_Bir_Çalışma</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 51.</span><br />
<a name="dipnot-2"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[2]</sup> Malike Bileydi Koç, “Atatürk’ün Vatandaşlık Anlayışı ve Günümüzde Yahudiler“, <em>Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi</em>, Sayı: 84, Kasım 2012, &lt;<a href="http://www.atam.gov.tr/wp-content/uploads/001-Malike-Bileydi-Koc.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.atam.gov.tr/wp-content/uploads/001-Malike-Bileydi-Koc.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 18.</span><br />
<a name="dipnot-3"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[3]</sup> Ferruh Ağca, “Hıristiyan Karamanlı Türkleri ve Karamanlı Ağzı Üzerine“, <em>Türkbilig: Türkoloji Araştırmaları Dergisi</em>, Kasım 2006, &lt;<a href="http://dergipark.ulakbim.gov.tr/turkbilig/article/viewFile/5000171566/5000154773" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.ulakbim.gov.tr/turkbilig/article/viewFile/5000171566/5000154773</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, Sayfa: 5, 6.</span><br />
<a name="dipnot-4"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[4]</sup> Turgut Gürsan, “<em>Dünya’nın Gizli Tarihi: Antik Çağlardan Günümüze</em>” Pegasus Yayınları: 138, İstanbul, Özel Baskı, 1. Baskı 2008, s. 26-28.</span><br />
<a name="dipnot-5"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[5]</sup> Kürşat Haldun Akalın, “Göğün Kraliçesi İsis’in Geri Dönüşü: Hristiyanlıkta Meryem Ana Tapınması“, <em>İLTED: İlâhiyât Tetkikleri Dergisi</em>, Sayı: 45, Ocak 2016, &lt;<a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/292154" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.gov.tr/download/article-file/292154</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 105.</span><br />
<a name="dipnot-6"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[6]</sup> Cengiz Batuk, “Tanrı’nın Asi Çocukları: ‘Zalimlik ve Mazlumluk Arasında Şiddet Sarmalındaki Yahudiler’“, <em>Milel ve Nihal Dergisi</em>, Cilt: 5, Sayı: 1, Ocak 2008, &lt;<a href="http://dergipark.ulakbim.gov.tr/milel/article/view/5000076007/5000072021" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.ulakbim.gov.tr/milel/article/view/5000076007/5000072021</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 163.</span><br />
<a name="dipnot-7"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[7]</sup> Salime Leyla Gürkan, “Yehova”, <em>TDV İslâm Ansiklopedisi (DİA)</em>, TDV İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM), 2013, &lt;<a href="http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c43/c430222.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c43/c430222.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, Cilt: 43, s. 390.</span><br />
<a name="dipnot-8"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[8]</sup> Muhammet Tarakçı, “Tanah’ta Vahiy Anlayışı“, <em>Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi,</em> Cilt: 11, Sayı: 1, 2002, &lt;<a href="http://ucmaz.home.uludag.edu.tr/PDF/ilh/2002-11(1)/htmpdf/M-11.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://ucmaz.home.uludag.edu.tr/PDF/ilh/2002-11(1)/htmpdf/M-11.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 197.</span><br />
<a name="dipnot-9"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[9]</sup> Bu sitede belirttiğim maddeye <a href="https://web.archive.org/web/20220308232556/https://www.mutlakbilim.net/tevratin-secilmis-en-onemli-maddeleriyle-ozeti-ve-analizi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> Mısır’dan Çıkış 3:15.</span><br />
<a name="dipnot-10"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[10]</sup> Kürşat Haldun Akalın, “Kutsal Kitap Ekseninde Museviliğin Başlangıcı“, <em>Akademik Bakış E-Dergisi</em>, Sayı: 18, Ekim 2009, &lt;<a href="http://akademikbakis.org/eskisite/18/13kutsal.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://akademikbakis.org/eskisite/18/13kutsal.pdf</a>&gt; Erişim: Nisan 2018, s. 4.</span><br />
<a name="dipnot-11"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[11]</sup> Tevrat, İncil ve Kur’an maddelerinin tamamı yazar tarafından eklenmiştir.</span><br />
<a name="dipnot-12"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[12]</sup> “<em>Kutsal Kitap: Eski ve Yeni Antlaşma (Tevrat, Zebur, İncil)</em>”, Kitab-ı Mukaddes Şirketi, Yeni Yaşam Yayınları, Yeni Çeviri, İstanbul 2001-2009, &lt;<a href="https://incil.info/kitaplistesi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://incil.info/kitaplistesi</a>&gt; veya &lt;<a href="https://www.kitabimukaddes.com/kutsal-kitap-hakkinda-bilgilendirme-ve-tam-metni/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.kitabimukaddes.com/kutsal-kitap-hakkinda-bilgilendirme-ve-tam-metni/</a>&gt; Erişim(ler): 2011-2018. (Tevrat maddeleri buradan alınmıştır.)</span><br />
<a name="dipnot-13"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[13]</sup> Tevrat ve İncil maddelerinde bazı sözler “*” ile işaretlenmiş ve sonunda da “( )” işaretleri içerisinde -sonradan ek olarak, neyin ne anlama geldiğini göstermek için- belirli terim / söz tanımlamaları veya açıklamalar yapılmıştır: Bunlar yazar tarafından değil kullanılan Tevrat ve İncil kaynaklarındaki açıklamalar olup buralardan alınmıştır.</span><br />
<a name="dipnot-14"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[14]</sup> “<em>İncil (Müjde): İncil’İn Çağdaş Türkçe Çevirisi</em>”, Kitab-ı Mukaddes Şirketi, Zirve Yayıncılık ve Dağıtım, Yeni Yaşam Yayınları, Acar Basım, Yeni Çeviri: 1987-1994-2001, İstanbul, 6. Basım: Temmuz 2008. (İncil maddeleri buradan alınmıştır.) (Bu İncil kitabında yazanların aynısına dipnot 12’deki -aynı- bağlantılardan ulaşabilirsiniz.)</span><br />
<a name="dipnot-15"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[15]</sup> Bu sitede belirttiğim maddelere <a href="https://web.archive.org/web/20220309090630/https://www.mutlakbilim.net/yeni-ahit-incilin-secilmis-en-onemli-maddeleriyle-ozeti-ve-analizi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> Dizin 342: “Yuhanna’ya Gelen Vahiy”: İncil’deki “Vahiy” adlı bölümün seçilmiş önemli maddeleriyle özetini çıkarmıştım, dileyenler burayı okuyabilir. Diğerlerinin yanı sıra Vahiy bölümündeki 21. ve 22. kısımlarda İsa ve Tanrı’nın aynı kişi olduğunu “açık/net” bir şekilde anlarız: Ayrıca İncil, Yuhanna 10:25 İsa onlara şu karşılığı verdi … 30 “Ben ve Baba biriz. 38 … Baba’nın bende, benim de Baba’da olduğumu bilesiniz ve anlayasınız.”</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
