<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sümerler &#8211; © Mutlak Bilim&#039;dir</title>
	<atom:link href="https://www.mutlakbilim.net/category/sumerler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mutlakbilim.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 04 Jan 2024 18:14:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>

<image>
	<url>https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2018/06/cropped-siteikonubudur-32x32.png</url>
	<title>Sümerler &#8211; © Mutlak Bilim&#039;dir</title>
	<link>https://www.mutlakbilim.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Konu 182: DİNLERDE KADIN’IN TARLA GİBİ GÖZÜKMESİ</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/dinlerde-kadinin-tarla-gibi-gozukmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:37:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11463</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Sümerlerde kadın bir tarla gibi gözükürdü. Nasıl ki tarlaya ekilen tohumlar ürün verirse, bunu kadına uyarlamışlardır. Bu durumun Tevrat ve Kur’an’da da olduğunu görmekteyiz.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-120"><sup>[120]</sup></a></p>
<p>Kur’an: Bakara 223<br />
• “Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın.” <em>(Ali Bulaç meali)<br />
</em>• “Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın.” <em>(Diyanet İşleri Başkanlığı)<br />
</em>• “Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın.” <em>(Diyanet Vakfı)<br />
</em>• “Kadınlar sizin ekeneğinizdir; ekeneğinize hangi taraftan isterseniz oradan varın.” <em>(Kur’an Yolu meali)</em></p>
<p><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-120"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[120]</sup> Çığ, Kızıler, ags.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BÖLÜM SONU GÖRSELLER</strong></p>
<div class="gca-column one-half first">
<figure id="attachment_604" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-604"><a href="./SÜMERLER VE ANTİK MEZOPOTAMYA İNANÇLARI (15. Bölüm_ 31 Konu) (Orijinal 2 Video) – © Mutlak Bilim'dir_files/zx1.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-604" title="Tam çözünürlük ve tam boyut için yeni sekmede aç" src="./SÜMERLER VE ANTİK MEZOPOTAMYA İNANÇLARI (15. Bölüm_ 31 Konu) (Orijinal 2 Video) – © Mutlak Bilim'dir_files/zx1.jpg" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx1.jpg 1048w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx1-300x268.jpg 300w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx1-768x685.jpg 768w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx1-1024x914.jpg 1024w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx1-423x377.jpg 423w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx1-800x714.jpg 800w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx1-512x457.jpg 512w" alt="" width="404" height="360" /></a><figcaption id="caption-attachment-604" class="wp-caption-text">Lamassu (40 ton, Chicago Ünv. Oriental Müzesi)</figcaption></figure>
</div>
<div class="gca-column one-half">
<figure id="attachment_605" class="wp-caption aligncenter" aria-describedby="caption-attachment-605"><a href="./SÜMERLER VE ANTİK MEZOPOTAMYA İNANÇLARI (15. Bölüm_ 31 Konu) (Orijinal 2 Video) – © Mutlak Bilim'dir_files/zx2.jpg" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><img decoding="async" class="wp-image-605" title="Tam çözünürlük ve tam boyut için yeni sekmede aç" src="./SÜMERLER VE ANTİK MEZOPOTAMYA İNANÇLARI (15. Bölüm_ 31 Konu) (Orijinal 2 Video) – © Mutlak Bilim'dir_files/zx2.jpg" sizes="(max-width: 404px) 100vw, 404px" srcset="https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx2.jpg 1047w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx2-300x199.jpg 300w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx2-768x510.jpg 768w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx2-1024x680.jpg 1024w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx2-423x281.jpg 423w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx2-800x531.jpg 800w, https://www.mutlakbilim.net/wp-content/uploads/2017/12/zx2-512x340.jpg 512w" alt="" width="404" height="268" /></a><figcaption id="caption-attachment-605" class="wp-caption-text">Ashurbanipal – Aslan avındayken (British Museum)</figcaption></figure>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 181: BABİL İNANÇLARININ DİNLERE VE GÜNÜMÜZE ETKİSİ VE BABİL KULESİ</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/babil-inanclari-ve-babil-kulesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:36:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11461</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Babil’deki Tanrısal Simgelerin Günümüze Ulaşması</p>
<p>• Babiller; Sin (Hilal), İştar (Beşgenyıldız) ve Şamas (Güneş) adındaki “Üçlü Tanrısal” simgelere taparlardı. Üçlemenin temeli Tanrılardan biri olan Bitki Tanrısı Marduk’tur.<br />
• Babil’in Tanrısı Marduk’un simgeleri, Hristiyanlıkta Haç ve Yahudilik’te Altıgenyıldız şeklinde karşımıza çıkar. Tevrat’ta “Merodach” ismiyle yüceltilerek bahsi geçer. Yabancı isim Murdoch olarak karşımıza çıkar. Marduk’un sembol isimlerinden biri de Mazda’dır.<br />
• Satanist simgesi Pentagram (Beşgenyıldız), Marduk Tanrısı’nın simgelerinden gelir.<br />
• Mardin şehrinin ismi, Mard-in olarak Mezopotamya’daki Tanrı Marduk’tan gelir.<br />
• Marduk’un annesi Semiramis, Gök Kraliçesi ve Kutsal Anne olarak görülen bir Tanrıçadır: “Kutsal Anne ve Kutsal Oğlu” şeklinde bir ritüele sahiptir. Hristiyanlık’ta İsa ve Meryem uyarlaması, bu ritüelin devamı şeklinde düşünülebilir.</p>
<p>Babil Kulesi: Babil kralları aynı zamanda Tanrı olarak da görülüyordu. Babil şehrini kuran Kral Nimrod, Güneş Tanrısı şeklinde yüceltilerek ve üstün vasıflar eklenerek Marduk Tanrısı gibi görülmeye başlanmıştı. Babil Kulesi, anlatılanlara göre tüm insanları dağılmadan bir arada tutmak adına ve tüm insanları tek dilde birleştirme amacıyla Nimrod tarafından yapılan yedi katlı bir tapınaktır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-119"><sup>[119]</sup></a> Tevrat’ta Allah o kaledeki insanlara farklı diller verdi ve anlaşamayıp dağıldılar der. Kur’an’da orta yakınlıkta bir söylem vardır: Mü’min Sûresinin 36-37. Ayetinde: Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm!..”</p>
<p><strong>Tevrat ve Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Yaratılış 10: 8 Kûş’un Nemrut adında bir oğlu oldu. Yiğitliğiyle yeryüzüne ün saldı. 9 Rab’bin önünde yiğit bir avcıydı. “Rab’bin önünde Nemrut gibi yiğit avcı” sözü buradan gelir.</p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Kasas 38 Firavun dedi ki: ‘Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa’nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum.’</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-119"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[119]</sup> “Marduk”, <em>Vikipedi, Özgür Ansiklopedi, </em>&lt;<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Marduk" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://tr.wikipedia.org/wiki/Marduk</a>&gt;Erişim: 2011.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 180: SÜMER-BABİL; 6 GÜNDE YARATILAN DÜNYA VE “6” RAKAMININ GİZEMİ</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/sumer-babil-6-gunde-yaratilan-dunya-ve-6-rakaminin-gizemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:35:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11459</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Kadim Mezopotamya dinlerinde krallar “Tanrı’nın Oğulları’dır”. Sin Tanrısı’nın oğlu Hammurabi’dir ve Enlil Tanrısının oğlu da Lipitiştar’dır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-117"><sup>[117]</sup></a> <em>(Hz. İsa’nın, Tanrı Elohi’nin oğlu olduğu gibi!..</em><sup><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-118">[118]</a></sup><em>)</em></p>
<p>Babillerin Gılgamış Destanı’nda; Gılgamış, Tufan’dan kurtulup ölümsüz olan kral Utnapiştim’in yanına gider ve ondan ölümsüzlüğün sırrını ister. O da, “6 gün uyumamayı dene” der. Gılgamış bunu tabii ki yapamaz. Burada Tanrıların ölümsüzlüğüne atıfta bulunulur. Sümer-Babil Tanrısı Marduk; her yıl “6 ay” boyunca dünyaya gelir ve bereket getirir, dünyayı tekrar yaratır-doğurur. Kur’an’da; Allah dünyayı “6 günde” yarattı, denmektedir: Tevrat’ta ve İncil’de de bu geçmektedir. Yani “6 olgusu” Sümer-Babil uygarlıkları efsanelerinden gelen bir durumdur.</p>
<p>Kadim Mezopotamya’da tapınaklar, dünyanın merkezi ve “Tanrıların Evi” konumundaydı. Babil, Tanrının Kapısı anlamına gelmektedir. Tanrının gökyüzünden Babil Kapısı aracılığıyla yeryüzüne inmesi vurgulanır. Tapınaklar gökte bulunan Tanrılarla yer arasındaki bağlantıyı simgeler. Renkli taşlar-madenler, yıldızlarda duran Tanrıları simgeliyordu.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-117"><sup>[117]</sup></a> Tıpkı Kâbe’deki Hacerül Esved, Mısır’daki Felsefe Taşı ve Hinduların Şiva Lingam taşı gibi!..</p>
<p><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-117"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[117]</sup> Eliade, age., s. 78-111.</span><br />
<a name="dipnot-118"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[118]</sup> Bu sitede <a href="https://web.archive.org/web/20220309090630/https://www.mutlakbilim.net/yeni-ahit-incilin-secilmis-en-onemli-maddeleriyle-ozeti-ve-analizi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> İncil, Matta 3:17 ve Luka 22:70.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 178-179: 1- KUR’AN’DA “KALP” 2- SÜMER-AKAD-BABİL; GÜNAH ÇIKARMA, IŞIK, ŞEYTAN, YENİ YIL</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/kuranda-kalp-sumer-akad-babil-gunah-cikarma-isik-seytan-yeni-yil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:34:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11457</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 178. KONU<br />
<a name="kuranda-kalp-(178.-konu)"></a><strong>KUR’AN’DA “KALP”</strong></p>
<p>Araf 179 Andolsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık (hazırladık). <u>Kalbleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar</u>. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar.<br />
İsra 46 Ve onların <u>kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını</u> engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. …<br />
Kehf 57 Kendisine Rabbinin ayetleri öğütle hatırlatıldığı zaman, sırt çeviren ve ellerinin önden gönderdikleri (amelleri)ni unutandan daha zalim kimdir? Biz gerçekten, kalpleri üzerine onu kavrayıp anlamalarını engelleyen bir <u>perde</u> (gerdik), kulaklarına bir ağırlık koyduk. <u>Sen onları hidayete çağırsan bile, onlar sonsuza kadar asla hidayet bulamazlar</u>.<br />
Hac 46 Yer yüzünde gezip dolaşmıyorlar mı, böylece onların kendisiyle <u>akledebilecek kalpleri</u> ve işitebilecek kulakları olsun?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SİTE DİZİNİNDEKİ 179. KONU<br />
<a name="sumer-akad-babil-gunah-cikarma-isik-seytan-yeni-yil-tevrat-incil-ve-kurandaki-benzerligi-analizi-(179.-konu)"></a><strong>SÜMER-AKAD-BABİL; </strong><strong>GÜNAH ÇIKARMA, IŞIK, </strong><strong>ŞEYTAN, YENİ YIL</strong></p>
<p>MÖ 2. bin yıl içerisinde Babil Devleti’nde tapınaklarda dua ve günah çıkarma işlemleri uygulanırdı. Kişi şunu söylerdi; “İnsan hiçbir şey bilmez; bilmez günah mı işlemiştir, yoksa iyilik mi yapmıştır, bilmez. Ey Tanrım, hizmetkârını reddetme. Günahlarım yedi kere yedi ediyor. Uzaklaştır günahlarımı” derken, kişi, diz çöküp secde ederdi. Ayrıca burnun yamyassı edilmesi de vardır. Budizm’de kişi, meditasyona başlamadan önce burnunu eliyle iki yana doğru kıvırır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-116"><sup>[116]</sup></a> Babilin etkileri Budizm’e ulaşmış gibidir.</p>
<p>Sümer-Babil sentezinde “ışık” önemlidir. Öyle ki Tanrılar gökyüzündeki cisimler gibi ışık saçmaktadırlar. Tanrıların dünyadaki görüntüleri diyebileceğimiz krallar da -düşüncede ve/veya bize ulaşan yapıtlarında- ışık saçmaktadırlar: Tanrılar gibi krallar da başlarının etrafından ışıklar saçmaktaydı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-116"><sup>[116]</sup></a> İsa’nın başından saçılan ışık da buralardan gelmektedir.</p>
<p>Sümer-Akad sentezinde MÖ 2400 sonrasında, İlksel Su’dan Tiamat adında ilk Tanrı doğdu. Sonrasında diğer Tanrılar oluştu ve aralarında kavga etmeye başladılar. Tiamat, ilk Tanrılardan olan Kingu’nun göğsüne “Yazgılar Tableti”ni bağladı ve kimse Kingu’ya karşı gelemedi. Yalnız Marduk buna cesaret edebildi. Marduk Tiamat’ı yendi ve onu parçalayıp onun vücudundan dünyayı yarattı. Tableti aldı ve gökyüzüne bir saray yaptırdı. Artık Marduk en büyük Tanrı olmuştu.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-116"><sup>[116]</sup></a> <em>(Görüşüme göre Yazgılar Tableti, Hz. Musa’nın tablete yazdığı düşünülen 10 Emir’e veya Kur’an’da yazan -her şeyin yaz(ıl)dığı yani her şeyin önceden yazılı olarak bulunduğu kitap olan- Lehvi Mahfuz’a benzer.)</em> Bu olay sonucu bir Tanrının kurbanı gerekiyordu, Marduk Kingu’yu seçti. Tanrılara hizmet için Kingu’nun kanından insanlar; Ea(Enki) Tanrısı tarafından yaratıldı. Bu hikâye dünyanın yaratılmasını içeren, “Bir Zamanlar Yukarıda” anlamına gelen, Sümer kökenli “Enuma Eliş” destanıdır. Tiamat-Marduk savaşında, Tiamat’ın canavarlar ve şeytanlar ordusu vardır. Aslında bu savaş Şeytan’la Tanrının savaşı olarak yorumlanır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-116"><sup>[116]</sup></a> Görüşüme göre günümüz dinlerindeki cennetten kovulup dünyaya atılan Âdem anlatımı, günahkâr dünya ve şeytanın insanları ele geçirme isteği, dünya hayatının yalan ve ölümden başkası yalan gibi kavramlar; şeytani Tiamat’ın vücudunun dünyayı oluşturmasıyla ve yine şeytani Kingu’nun kanından insanın yaratılmasıyla bağdaştırılabilir.</p>
<p>Marduk’un gerek yeraltından çıkması gerekse de savaş zaferi, yeni yılın başlangıcı olarak kutlanmaktaydı. Sümer-Akad-Babil’de Nisan ayının ilk 12 gününde bu yeni yıl bayramı kutlanırdı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-116"><sup>[116]</sup></a> Sonrasında Hristiyanlık külliyatı; İsa’nın çarmıha gerilişini yani insanlığın kurtuluşunu 1 Ocak’a denk getirerek, yeni yılı kutlamaya başladılar. Bu ritüel hala devam etmektedir.</p>
<p>Sümerlerde ölen yıldan doğan yeni yılda, o yılın kaderi 12 gün içinde yeniden belirlenirdi.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-116"><sup>[116]</sup></a> Görüşüme göre bu adet/gelenek günümüzde “Yeni yılda sağlık, mutluluk istiyorum” gibi isteklerle halen devam etmektedir.</p>
<p><strong>Tevrat, İncil ve Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Çölde Sayım 13:32 … “Üstelik orada gördüğümüz herkes uzun boyluydu. 13:33 Nefiller’i, Nefiller’in soyundan gelen Anaklılar’ı gördük. Onların yanında kendimizi çekirge gibi hissettik, onlara da öyle göründük.”<br />
Yasa’nın Tekrarı (Özet: 31:16-22 Rab’bin sözleri olup Rab’bin Musa’ya öğrettiği ezgide geçen bir kısım:) 32:24 “Kavurucu kıtlık, tüketici hastalık, öldürücü salgın vuracak onları. Gönderdiğim canavarlar dişleriyle onlara saldıracak…”</p>
<p><strong>İncil:</strong> Vahiy (Özet: 1:17-19 ve 2:1 İsa, Yuhanna’ya vahyi yazdırırken şöyle diyor:) 3:5 “… Onun (Özet: 3:4,5 giysilerini lekelemeyip beyaz giysilerle İsa ile birlikte yürüyecek ve galip gelecek olan inananların) adını yaşam kitabından hiç silmeyeceğim. …”<br />
13:8 Yeryüzünde yaşayan ve dünya kurulalı beri boğazlanmış Kuzu’nun <u>yaşam kitabına</u> adı yazılmamış olan herkes ona tapacak.<br />
20: 12 Tahtın önünde duran küçük büyük, ölüleri gördüm. Sonra kitaplar açıldı. <u>Yaşam kitabı</u> denen başka bir kitap daha açıldı. Ölüler kitaplarda yazılanlara bakılarak yaptıklarına göre <u>yargılandı</u>.</p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Rad 39 Allah, dilediğini ortadan kaldırır ve bırakır. Kitabın anası O’nun katındadır.<br />
Neml 75 Gökte ve yerde gizli olan hiç bir şey yoktur ki, apaçık olan bir kitapta (<u>Levh-i Mahfuz’da</u>) olmasın.<br />
Hadid 22 Yeryüzünde olan ve nefislerinizde meydana gelen herhangi bir musibet yoktur ki, Biz onu yaratmadan önce, bir kitapta (yazılı) olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek kolaydır.</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-116"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[116]</sup> Eliade, age., s. 78-111. (Dipnottan sonraki kısımlar yazara aittir.) (Tüm yazılarımda “Görüşüme göre” ifadelerini eklerken çok titizlikle davrandım.)</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 177: SON BUZUL ÇAĞI, SÜMER’DE BÜYÜK TANRILAR, EVRENİN VE İNSANIN YARATILIŞI VE KALP GÖZÜ KAVRAMI</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/son-buzul-cagi-sumerde-buyuk-tanrilar-evrenin-ve-insanin-yaratilisi-ve-kalp-gozu-kavrami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:33:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11455</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>MÖ 8.000’lerde son buzul çağının bitmesiyle, soğuk hava yerini yavaş yavaş sıcak havaya bırakıyordu. Buzlar eridi, akarsular canlandı ve ormanlar arttı: Mezopotamya Bölgesi’nde ormanlar, bitkiler çok miktarda arttı. Rusya ve Hazar Denizi çevrelerindeki topluluklar; akarsularla verimli, bitkilerle dolu Mezopotamya Bölgesi’ne yerleşmeye başladılar. Sümerler, bu topluluktan oluştu. MÖ 3.000’lerde (MÖ 3. bin yıl içerisinde yani MÖ 3.000-2.000 arasında) Sümerler ilk dinsel metinleri yazdılar. Daha doğrusu sözlerdeki kalıplaşmış/ezberlenmiş bilgiler MÖ 3. binyılda yazıya aktarıldı. Dini inanç külliyatı, Sümerler ve sonrasında yazıya aktarıldı: Sümerler ve Sümerlerden önceki binlerce yıllık dönem içerisinde dünyanın çoğu yerindeki bu dini inanç külliyatı temelde şunlardan oluşuyordu:</p>
<p>• Tanrının Boğa-Boynuz-Öküz ile ifade edilmesi,<br />
• Topraktan yaratılan insan kavramı,<br />
• Yeraltı-Yeryüzü-Gökyüzü üçlemesi ve bu üçlemenin birleşimine Hayat Ağacı denmesi,<br />
• Toprak Ana, Göğe Yükselme, Büyü, Dans, Şarkı, Ahiret İnancı ve Ruh.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-110"><sup>[110]</sup></a></p>
<p>Sümer metinlerinde “An, Enlil ve Enki Tanrı Üçlemesi” gözümüze çarpar. An, Gökyüzü Tanrısı ve Tanrıların başıdır; Enlil Hava, Enki ise Su Tanrısıdır. Tanrıça Nammu ise İlksel Deniz olarak; Eril Gök’ü (Anu’yu) ve Dişil Yer’i (Antu’yu) yaratan, bunlardan da bütün Tanrıları yaratan Kadın Ata’dır / Öz’dür. Anu eril, Antu dişil olup ilk iki tanrılardır. Yer-Gök bitişik iken çiftleşti ve Enlil ile Enki doğdu: Enlil Yer’i aşağıya, An Gök’ü yukarıya kaldırdı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-111"><sup>[111]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-110"><sup>[110]</sup></a> <em>(Kur’an’da; yer-gök bitişikken ayırdık, yazmaktadır: Enbiya 30 “O inkâr edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?”)</em></p>
<p>Ebedi olmayan, kökeni belirtilmeyen İlk – İlkel Deniz olan tanrıça/anne Nammu göğü (An; eril, tanrı, cennet) ve yeri (Ki; dişil, tanrıça, yeryüzü, dünya) doğurdu / çıkardı / oluşturdu / kaynağıydı yani gök ve yere o sebep oldu (Birleşik gök-yer=Kozmik Dağ): An ve Ki birleşti/çiftleşti ve Enlil doğdu/üretildi: Gök ve yer (An-Ki) birleşikti ve Enlil yerden göğü ayırdı (katı olan An-Ki hava/gaz eşliğinde genişledi), An da göğü yukarı taşıdı. Hava yer ve gökten hafiftir ve Ay’da bundan yapılmıştır: Güneş ise Ay’dan yapılmıştır: Sonra hava, toprak ve suyun birleşiminden bitki, hayvan ve insan ortaya çıktı / oluştu / yaratıldı. Atmosfer/Hava lapis lazuli adı verilen karanlık bir (pitch) zift / saha / perde / dereceden yapılmıştı, burası evin/dünyanın iç kaplama duvarlarındaki tavandı, Enlil burada yaşıyordu, aydınlansın diye ay tanrısı Nanna’yı yaptı, Nanna da güneş tanrısı Utu’yu yaptı. Sonraki dönemde Utu’nun Nanna’nın önüne geçmesi veya ondan üstün olması, Mezopotamya’nın felsefe ve psikolojisi ile alakalıdır ve bu durumun diğer örnekleri; Enlil’in An’ın, Marduk’un Enki’nin ve İsa’nın Elohi’nin önüne geçmesi durumlarında da görülür. Enlil ile Ki’nin birleşimi ve Enki’nin de yardımıyla dünyada bitki ve hayvanlar üretildi. İnsan ise Nammu, Ninmah ve Ki’nin yardımı ile nihai olarak Enki tarafından yaratıldı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-111"><sup>[111]</sup></a></p>
<p>Cennet Dilmun’dur: Burada hastalık ve ölüm yoktur: Efendisi Enki’dir. Enki, eşi Tanrıça Ninhursag ile birleşti ve çocukları oldu. Enki’nin cennetteki bitkilerin kaderini belirlemesi ve işlevlerini gerçekleştirmesi gerekiyordu. Yememesi gereken bitkileri yedi! Eşi onu cezalandırdı, artık ona “Yaşam Gözü” ile bakmadı. Enki zayıfladı giderek ölüyordu fakat eşi onu iyileştirdi.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-110"><sup>[110]</sup></a><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-112"><sup>[112]</sup></a> (Enki Dilmun’da ağaç, bal vs. 8 bitkiyi yer Ninhursag’da ona “yaşamın gözü / can gözü” ile bakmayacağını söyleyerek onu lanetler. Sonra Enki’nin 8 yerinden çektiği sancıları Ninhursag iyileştirir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-112"><sup>[112]</sup></a>) Ayrıca Enki’nin Ninhursag ile çiftleşmesi, “kalp suyu”nu ona akıttı olarak geçer.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-113"><sup>[113]</sup></a> <em>(Enki’nin yememesi gereken bitkileri yeyip cezalandırılması, Âdem’in Yasak Elma’yı yemesine benzer. Yaşam Gözü de yine Kur’an’daki “Kalp Gözü” kavramını çağrıştırır. Onlar Tanrıyı bilmezler bu yüzden kalp gözleri kapalıdır, söylemi Kur’an’da yazmaktadır.) (Ayrıca mitoloji ve/veya dinlerdeki bu “kalp” mefhumu/kavramı bazılarınca, beynin ortasında bulunan “epifiz” bezi ile ilişkilendirilmeye çalışılmaktadır yani kalp gözü aslında epifiz bezidir denmektedir. Epifiz bezi -mutluluğu ve hayal gücünü arttıran- melatonin, DMT gibi hormonları/molekülleri salgılayan/arttıran leblebi büyüklüğündeki bir organdır. Aç kalmak, karanlıkta uzun süre yalnız kalmak, uyuşturucu/uyuşturucumsu kullanmak vs. epifizi tetikler; fazla uyarılan epifiz kişiyi hayal aleminde yaşamaya bile sokabilir.</em><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-114"><sup>[114]</sup></a><em> Melatonin ve Seratonin Triptofan sayesinde salgılanır: Triptofan içeren en fazla gıdalar ise şunlardır; parmesan peyniri, yumurta, hindi eti, fındık-fıstık-badem-ceviz; aslında her gıdada az veya çok bulunur, et ve süt ürünlerinde daha fazla bulunur. Aslında epifiz iyi uyku, sağlıklı beslenme, spor vs. yapıldığında zaten kendisi çalışır.</em><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-115"><sup>[115]</sup></a><em> Fazla uyarılması gereksizdir. Kalp gözüne üçüncü göz de dendiği olmuştur. Mısır kahinleri, Sümer alimleri, Hindu rahipler, peygamberler, mutasavvıflar vb. epifizi fazla tetiklemiş olabilirler. Benim burada anlatmak istediğim konu ise eskiden epifiz bezi bilinmiyordu dolayısıyla “kalp epifizdir” iddiasındaki günümüzün bazı insanları bence yanılıyorlar: Çünkü kalp korku, heyecan, stres gibi durumlarda hızla attığından “kalp gözünü aç korkularını yen” bağlamında eski insanlarca düşünülmüş olsa gerek.) </em></p>
<p>Sümerlerde ilk insanın yaratılması dört farklı şekilde anlatılır.</p>
<p>1- İlk insanlar bitkinin çıktığı gibi topraktan çıkarak oluşmuştur.<br />
2- Zanaatkâr Tanrılar insanı kilden yoğurur, Nammu kalp verir, Enki ise nefesiyle can verir.<br />
3- Tanrıça Aruru, insanları yaratmıştır.<br />
4- İnsan, öldürülen iki Tanrı olan Lagmaların kanından -oluşmuştur- kendini yaratmıştır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-110"><sup>[110]</sup></a> <em>(Kur’an’da insan; toprak, çamur, kil, kan, su, meni ve/veya nefisten / nefesten / Tanrı’nın ruhundan yaratılmıştır söylemleri ayrı ayrı ayetlerde geçer.)</em></p>
<p>İnsanlar Tanrılara hizmet etmek için yaratılmıştı. Bu hizmetler de adak, sunu, kurban ve ibadet şeklindeydi.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-110"><sup>[110]</sup></a></p>
<p><strong>Tevrat ve Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Yasa’nın Tekrarı 23:21 “Tanrınız Rab’be bir <u>dilek adağı</u> adadığınızda yerine getirmeyi savsaklamayın. Tanrınız Rab sizden kesinlikle bunu isteyecektir. Yerine getirmezseniz size günah sayılacaktır.”</p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Araf 189 O, sizi <u>tek bir nefisten</u> yarattı ve kendisiyle durulup-yatışması için ondan eşini var etti. Onu (eşini) örtüp-bürüyünce, o da bir yük yüklendi de bununla (bir süre) gezindi. Nitekim ağırlaşınca, ikisi Rableri olan Allah’a dua ettiler: ‘Eğer bize salih (bir çocuk) verirsen, andolsun şükredenlerden olacağız.’</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-110"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[110]</sup> Eliade, age., s. 78-111.</span><br />
<a name="dipnot-111"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[111]</sup> Kramer, age., s. 37-41, 73-75.</span><br />
<a name="dipnot-112"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[112]</sup> Kramer, age., s. 57, 58.</span><br />
<a name="dipnot-113"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[113]</sup> Kramer, age., s. 56.</span><br />
<a name="dipnot-114"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[114]</sup> Videolar için: Ünal Güner, “Pineal bez ya da Epifiz salgı bezi”, <em>Bütünsel Yaşam Merkezi</em>, 20 Ocak 2018, &lt;<a href="https://youtu.be/tck_yJdD0pI" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://youtu.be/tck_yJdD0pI</a>&gt; ET: Nisan 2018. | Ayhan Çakmur, “Epifiz Bezi ve Bilinmesi İstenmeyenler”, <em>Patika</em>, 2 Mayıs 2017, &lt;<a href="https://youtu.be/cLYk_-pIqrI" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://youtu.be/cLYk_-pIqrI</a>&gt; ET: Nisan 2018. | <em>Nebuch</em>, “Epifiz I (Başlangıç)”, 13 Ekim 2013, &lt;<a href="https://youtu.be/KdZAaZXLFQY" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://youtu.be/KdZAaZXLFQY</a>&gt; ET: Nisan 2018.</span><br />
<a name="dipnot-115"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[115]</sup> <em>Aminoasitler.org</em>, “L-Triptofan”, &lt;<a href="http://aminoasitler.net/l-triptofan/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://aminoasitler.net/l-triptofan/</a>&gt; ve “Uyku Bozuklukları”, &lt;<a href="http://aminoasitler.net/uyku-bozukluklari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://aminoasitler.net/uyku-bozukluklari/</a>&gt; ET(ler): Nisan 2018. | Ruhan Aşkın Uzel, “Mutluluk veren gıda: Hindi eti”, <em>Yaşar Üniversitesi</em>, 28 Aralık 2015, &lt;<a href="https://haber.yasar.edu.tr/saglik/mutluluk-veren-gida-hindi-eti.html" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://haber.yasar.edu.tr/saglik/mutluluk-veren-gida-hindi-eti.html</a>&gt; ET: Nisan 2018.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 176: BAYANLARDA ÖRTÜNMENİN KÖKENİ</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/bayanlarda-ortunmenin-kokeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:32:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11453</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Bu yazıdaki bilgiler/iddialar Çığ ve Chamberlin’e aittir: Yazarla hiçbir alakası yoktur.</p>
<p>Sümerlerde Tanrıların büyük tapınaklarında “Mabet Kadınları” vardı. Onlar Tanrılar namına ve/veya adına ilişkiye girerlerdi. Bu yüzden Kutsal sayılırlardı. Diğer adları Tanrı’nın Gelinleri idi: Prestijli ve saygın idiler. Onlar, Tapınaklardaki rahibelerden ve diğer kadınlardan ayrılmaları için başlarını örtmeleri gerekirdi: Böylece hem kutsal oldukları belli oluyor hem de tanınmıyorlardı: Çarşıda-dışarıda örtünürlerdi.</p>
<p>Sonrasında MÖ 1600’lerde bir Asur Kralı, diğer kadınların da bu prestije sahip olabilmeleri için evli ve dul kadınları da örtmeye başladı. Bu zamanlardan sonra başörtüsü adeta bir evrim geçirerek, tam tersi duruma dönüşmeye başlamıştı: Artık temizlik ve ahlaklılık simgesi haline gelmişti. Tapınak ritüelinden çıkan örtünme artık yaygınlaşmıştı. Bu gelenek önce Yahudi kadınlarına geçmiştir, sonra Hristiyanlık’ta rahibelere aktarılmıştır, sonrasında ise İslam kadınlarına uygulanmıştır. Yanı sıra kadınların Kur’an okurken başlarını örtmesi, tarihsel süreçte oluşan bu gelenek sonucu oluşmuştur.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-109"><sup>[109]</sup></a></p>
<p><strong>Tevrat, İncil ve Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Yaratılış 38:6 Yahuda ilk oğlu Er için bir kadın aldı. Kadının adı Tamar’dı. (Özet: 38:7-13 Er kötüydü, Rab onu öldürdü. Er’in kardeşi Onan’la Tamar evlendirildi o da öldü: Yahuda, Tamar’ı küçük oğluyla evlendirecekti ama -o da ölebilir diye korktuğundan- sözünü tutmadı.)<br />
38:14 Tamar üzerindeki dul giysilerini çıkardı. Peçesini örttü, sarınıp Timna yolu üzerindeki Enayim Kapısı’nda oturdu. Çünkü Şela büyüdüğü halde onunla evlenmesine izin verilmediğini görmüştü. 38:15 Yahuda onu görünce fahişe sandı. Çünkü yüzü örtülüydü. 38:16 Yolun kenarına, ona doğru seğirterek, kendi gelini olduğunu bilmeden, “Hadi gel, seninle yatmak istiyorum” dedi. Tamar, “Seninle yatarsam, bana ne vereceksin?” diye sordu. 38:17 Yahuda, “Sürümden sana bir oğlak göndereyim” dedi. Tamar, “Oğlağı gönderinceye kadar rehin olarak bana bir şey verebilir misin?” dedi. 38:18 Yahuda, “Ne vereyim?” diye sordu. Tamar, “Mührünü, kaytanını ve elindeki değneği” diye yanıtladı. Yahuda bunları verip onunla yattı. Tamar hamile kaldı. 38:19 Gidip peçesini çıkardı, yine dul giysilerini giydi.</p>
<p><strong>İncil:</strong> Pavlus’tan Korintliler’e Birinci Mektup 11:5 …<u>başı açık</u> dua ya da peygamberlik eden her kadın, başını küçük düşürür. Böylesinin, başı tıraş edilmiş bir kadından farkı yoktur. 6 Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını <u>örtsün</u>.</p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Nur 31 Mü’min kadınlara söyle: ‘Gözlerini (harama çevirmekten) kaçındırsınlar ve ırzlarını korusunlar; süslerini açığa vurmasınlar, ancak kendiliğinden görüneni hariç. <u>Baş örtülerini</u>, yakalarının üstünü (kapatacak şekilde) koysunlar. Süslerini, kendi kocalarından ya da babalarından ya da oğullarından ya da kocalarının oğullarından ya da kendi kardeşlerinden ya da kardeşlerinin oğullarından ya da kız kardeşlerinin oğullarından ya da kendi kadınlarından ya da sağ ellerinin altında bulunanlardan ya da kadına ihtiyacı olmayan (arzusuz veya iktidarsız) hizmetçilerden ya da kadınların henüz mahrem yerlerini tanımayan çocuklardan başkasına <u>göstermesinler</u>. Gizledikleri süsleri bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar.<br />
Ahzab 59 Ey Peygamber, eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış elbiselerinden (cilbablarından) üstlerine giymelerini söyle; onların (özgür ve iffetli) <u>tanınması ve eziyet görmemeleri</u> için en uygun olan budur.</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-109"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[109]</sup> Muazzez İlmiye Çığ, “‘Başörtülü …’ sözü davalık”, <em>Haber7com</em>, SGT: 30 Ağustos 2006, &lt;<a href="http://www.haber7.com/guncel/haber/182112-basortulu-fahiseler-sozu-davalik" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.haber7.com/guncel/haber/182112-basortulu-fahiseler-sozu-davalik</a>&gt; ET: 2012. Ann Chamberlin, “Örtünme İslam’dan yüzyıllar önce başladı”, [Röportaj], Röportajı yapan: İpek Yezdani, <em>Milliyet</em>, SGT: 30 Ekim 2009, &lt;<a href="http://www.milliyet.com.tr/-ortunme-islam-dan-yuzyillar-once-basladi-/cumartesi/haberdetay/31.10.2009/1156363/default.htm" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.milliyet.com.tr/-ortunme-islam-dan-yuzyillar-once-basladi-/cumartesi/haberdetay/31.10.2009/1156363/default.htm</a>&gt; ET: Nisan 2018.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 175: CENNETTEKİ IRMAKLARIN KÖKENİ</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/cennetteki-irmaklarin-kokeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:31:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11451</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Görüşüme göre “cennetteki ırmak” söyleminin kökenleri, öncülleri ve/veya bu söylemin sebepleri şunlar olabilir.</p>
<p>• Mekke ve Medine’nin de bulunduğu Arabistan Yarımadası’nın tamamında bir tane bile ırmak bulunmamaktadır<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-101"><sup>[101]</sup></a>: Bu sebeple ırmağa duyulan özlem.<br />
• Sümer, Babil vs. inançlarının oluştuğu Mezopotamya Bölgesi’nin Fırat ve Dicle ırmakları arasında olması ve bu Çoktanrılı inançların dinsel yazıtlarına bu ırmakların girmesi: Tanrıların Mezopotamya insanlarına ırmak vaad etmesi<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-102"><sup>[102]</sup></a> dolayısıyla Tektanrılı dinlerin -Musevilik, Hristiyanlık ve İslam’ın- Sümerlere atıf yapması.<br />
• Sümer, Babil, Akad ve Asur medeniyetlerinin cennet tasvirlerinde sular/ırmaklar olması.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-103"><sup>[103]</sup></a><br />
• Sümer’de, evrenin İlksel Okyanus’tan oluşması.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-104"><sup>[104]</sup></a><br />
• Sümer’deki yaratıcı Enki Tanrısının Su Tanrısı olması.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-105"><sup>[105]</sup></a><br />
• Mısır inançları içindeki Nil ırmağının kutsal olması.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-106"><sup>[106]</sup></a><br />
• Hinduizm inancı içerisindeki Ganj ırmağının kutsal olması,<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-107"><sup>[107]</sup></a> cennetteki ırmakların sebepleri arasında gösterilebilir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-108"><sup>[108]</sup></a></p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-101"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[101]</sup> Genel bilgi kapsamındadır.</span><br />
<a name="dipnot-102"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[102]</sup> Muharrem Yıldız, “Semavi Dinlerde Dicle ve Fırat Hakkındaki Bilgiler ve Günümüze Yansıyan Gerçekler”, <em>Journal of Qafqas University</em>, Sayı: 31, 2011, &lt;<a href="https://www.academia.edu/8015951/SEMAV%C3%8E_D%C4%B0NLERDE_D%C4%B0CLE_VE_FIRAT_HAKKINDAKI_B%C4%B0LG%C4%B0LER_VE_G%C3%9CN%C3%9CM%C3%9CZE_YANSIYAN_GER%C3%87EKLER" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.academia.edu/8015951/semavi-dinlerde-dicle-ve-firat…</a>&gt; ET: Nisan 2018, s. 54-59. (Ayrıca <a href="https://web.archive.org/web/20220309012113/https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/">bk.</a> bu bölümde 152, 160, 174. konular)</span><br />
<a name="dipnot-103"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[103]</sup> Murat Ateşli, “Ütopik Söylem Aracı Olarak Batı Sanatında Bahçe, Ada ve Yabanıl Doğa İmgeleri”, <em>MSKU Eğitim Fakültesi Dergisi</em>, Cilt: 3, Sayı: SI, Nisan 2016, &lt;<a href="http://dergipark.ulakbim.gov.tr/muefd/article/view/5000189062/5000166022" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://dergipark.ulakbim.gov.tr/muefd/article/view/5000189062/5000166022</a>&gt; ET: Nisan 2018, s. 13. Yıldız, age., s. 54-59. Bu sitedeki yazılarıma <a href="https://web.archive.org/web/20220308235957/https://www.mutlakbilim.net/harvard-uni-si-prof-gonul-tekinden-antik-mezopotamya-inanclari-ve-gunumuze-etkileri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> 128, 132. konular ile 151. konudaki Vahiy 22. bölüm. (Ayrıca <a href="https://web.archive.org/web/20220309012113/https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/">bk.</a> bu bölümde 160. ve 174. konular.)</span><br />
<a name="dipnot-104"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[104]</sup> <a href="https://web.archive.org/web/20220309012113/https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/">bk.</a> bu bölümde 164, 165, 177, 179. konular.</span><br />
<a name="dipnot-105"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[105]</sup> <a href="https://web.archive.org/web/20220309012113/https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/">bk.</a> bu bölümde 153. ve 177. konular.</span><br />
<a name="dipnot-106"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[106]</sup> Z. Nilüfer Nahya, “Su İnanç ve Kutsal Mekanlar: Su Alanları ve Mekansal Kesişmeler”, <em>Maltepe Ü. Fen-Edebiyat Fakültesi Dergisi</em>, 2012 1+2 (2012 yılının birleşik iki sayısı), &lt;<a href="https://www.researchgate.net/profile/Aylin_Demirli_Yildiz/publication/310800229_Algilanan_anababa_tutumlari_baglanma_boyutlari_yalnizlik_ve_umudun_yapisal_iliskileri/links/58380e6308aef00f3bf9e462/Algilanan-anababa-tutumlari-baglanma-boyutlari-yalnizlik-ve-umudun-yapisal-iliskileri.pdf#page=146" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.researchgate.net/…pdf</a>&gt; ET: Nisan 2018, s. 149, 152, 154, 162.</span><br />
<a name="dipnot-107"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[107]</sup> Nahya, agm., s. 151.</span><br />
<a name="dipnot-108"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[108]</sup> 175. konu yazara göre ihtimallerdir.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 174: CENNET VE CEHENNEM’İN TARİHSEL KÖKENİ</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/cennet-ve-cehennemin-tarihsel-kokeni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:30:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11449</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Cennet’in Kökeni: Sümerlerin “Aden” adında Cennet Bahçeleri vardı. Bu cennette güzel ağaçlar, meyveler, su akıntıları bulunmaktaydı. Bu ritüel daha sonra Yahudilerin Tevratı’na “Eden Cenneti” olarak aktarılır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-96"><sup>[96]</sup></a> (Kur’an’da birden çok cennet vardır: Bunlardan birisi “Adn” cennetidir.) Cennet, Şamanizm’de bile vardı: Transa geçen ruh üst dünyaya / gökyüzüne / cennete ulaşmak için bir ırmağı geçmek zorundadır anlatıları mevcuttur.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-97"><sup>[97]</sup></a></p>
<p>Cehennem’in Kökeni: Cehennem’in tarihsel oluşumu: Sümerlerde Eraşkigal/Nergal kötü özellikteki yer altı Tanrı(ça)sı idi, Batı’ya Hades olarak geçti, yahudilere Sheol olarak oradan da Kur’an’a Şeytan/Cehennem olarak geçti.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-98"><sup>[98]</sup></a> MÖ 1000’den önce İsrail taraflarında yaşayan halkın “Ge-Hinnom” adında bir vadisi vardı: Bu vadide çocuklar kurban edilir, insanlar Tanrılar adına yakılırdı: İlerleyen süreçlerde antropolojik olarak sonraki dinlere Gehinnom, “Cehennem” olarak aktarılmıştır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-96"><sup>[96]</sup></a></p>
<p><strong>Tevrat ve İncil’deki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Tevrat:</strong> Levililer 18:21 “İlah <u>Molek’e</u> ateşte kurban edilmek üzere çocuklarından hiçbirini vermeyeceksin. Tanrın’ın adına leke getirmeyeceksin. Rab benim.”<br />
Mısır’dan Çıkış 13:3 Musa halka… 15 ‘Firavun bizi salıvermemekte diretince, Rab Mısır’da insanların ve hayvanların bütün ilk doğanlarını öldürdü. İşte bunun için hayvanların ilk doğan erkek yavrularını Rab’be kurban ediyoruz. İlk doğan erkek çocuklarımızın bedelini ise bir hayvanla ödüyoruz.’<br />
20:22 RAB Musa’ya şöyle dedi… 22:29 “Ürününüzü ve şıranızı sunmakta gecikmeyeceksiniz. İlk doğan oğullarınızı bana vereceksiniz.”</p>
<p><strong>İncil:</strong> Elçilerin İşleri 7:42 Peygamberlerin kitabında yazılmış olduğu gibi: ‘Ey İsrail halkı, çölde <u>kırk yıl</u> boyunca bana mı sunular, kurbanlar sundunuz? 43 Siz <u>Molek’in</u> <u>çadırını</u> ve ilahınız <u>Refan’ın</u>* <u>yıldızını</u> taşıdınız. Tapınmak için yaptığınız putlardı bunlar. Bu yüzden sizi <u>Babil’in ötesine süreceğim</u>.’ (“Refan”: Refan ya da Remfan, Satürn gezegeniyle ilgili olan ve eski çağlarda bazı Filistinli halkların taptığı bir ilahtı.)</p>
<p>Ayrıca İslam’dan önce Sabilik ve Manihanizm (MÖ 200 – MS 500) dinlerinde “Karanlık Alem” diye bir kavram vardı: Kötü ruhlar oraya giderdi: Sabiilik’te günahkarlar “Abatur Terazisi”nde tartılarak Cehennem’e giderlerdi.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-99"><sup>[99]</sup></a> Yine Ayrıca Cehennem’in şekillenmesi, Yahudilik’ten de önce; Sümer’de bir kral ölür, annesi ve çocukları ağlar, buna dayanamayan Tanrılar onu yer altı dünyasından sınırlı da olsa alır: Bu hikaye; Tevrat’taki peygamberin gölgesinin Sheol’den çıkartılması olarak Tevrat’a aktarılmıştır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-100"><sup>[100]</sup></a></p>
<p><strong>Kur’an’daki Benzerliği-Analizi</strong></p>
<p><strong>Kur’an:</strong> Araf 8 O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır. 9 Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmettiklerinden dolayı nefislerini hüsrana uğratanlardır.<br />
Enbiya 47 Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı <u>teraziler</u> koyarız da artık, hiç bir nefis hiç bir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak biz yeteriz.<br />
Mü’minun 102 Artık kimin <u>tartısı</u> ağır basarsa, işte onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.<br />
Saffat 55 Derken, bakıverdi, onu ‘çılgınca yanan ateşin’ tam ortasında gördü. 56 Dedi ki: ‘Andolsun Allah’a, neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin.’<br />
Şura 7 … (O gün onların) Bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindedirler.<br />
Tekvir 12 Cehennem ateşi çılgınca kızıştırıldığı zaman, 13 Cennet de yakınlaştırıldığı zaman…</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-96"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[96]</sup> Gürsan, age.</span><br />
<a name="dipnot-97"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[97]</sup> A. Hultkrantz, “Şamanizmin Çevresel ve Olgusal Yönleri”, Çeviren: Ali Osman Abdurrezzak, <em>Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi</em>, Sayı: 29, 2004, &lt;<a href="http://www.hbvdergisi.gazi.edu.tr/index.php/TKHBVD/article/view/655/645" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.hbvdergisi.gazi.edu.tr/index.php/TKHBVD/article/view/655/645</a>&gt; ET: Nisan 2018, s. 4.</span><br />
<a name="dipnot-98"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[98]</sup> bk. bu sayfada/bölümde 153. Konu.</span><br />
<a name="dipnot-99"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[99]</sup> Bu sitedeki yazılarıma <a href="https://web.archive.org/web/20220309063226/https://www.mutlakbilim.net/zerdustluk-sabiilik-ve-manihanizm/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 273, 276).</span><br />
<a name="dipnot-100"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[100]</sup> <a href="https://web.archive.org/web/20220309012113/https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/">bk.</a> bu bölümde 162.1 Konu.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 173: SÜMER, ARYAN VE SAMİLERİN KÖKENİ NEDİR? ARAPLAR ASLINDA HİNTLİ MİDİR?</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/sumer-aryan-ve-samilerin-kokeni-nedir-araplar-aslinda-hintli-midir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11447</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><em>(Günümüzden 200.000 yıl önce Homo sapiens yani günümüz insanı Afrika’nın doğusunda evrimleşerek oluştu.</em><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-92"><sup>[92]</sup></a><em> Bu insan 50.000 yıl öncesine kadar tüm dünyaya yayıldı.</em><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-93"><sup>[93]</sup></a><em> Bunlardan bir çoğu 10.000 yıl öncesine kadar “Bereketli Altın Kuşak” denilen, iklimi ve toprağı uygun olan Asya’da yaşadı.</em><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-94"><sup>[94]</sup></a><em>)</em></p>
<p>Eski çağlarda dünya birçok buzul erimesi sonucu bölgesel ve kıyısal sellere maruz kalmıştır. Gerek sel, kuraklık, iklim vb. sebeplerle Sümerlerin Mezopotamya’ya gelişi, sonrasında ise aynı sebeplerle Aryan, Sami gibi kabilelerin dağılıp Mezopotamya ve Arabistan’a gelişi söz konusudur.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-95"><sup>[95]</sup></a> <em>(Son buzul çağı MÖ 10.000-8.000 civarında sona erdi, yani bu dönemde buzullar eridi: Asya’nın bir çok bölgesi kuzey buzullarının erimesiyle sular altında kaldı. Önceden burada refah içinde yaşayan insanlar artık yavaş yavaş aşağıya indiler.</em><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-94"><sup>[94]</sup></a><em>)</em> Asya’dan Arabistan’a ve Mezopotomya’ya inenler, Sümerleri ve Arapları oluşturdu.</p>
<p>• Aryanların kökeni, Hintlilerdir ve Asya insanlarıdır.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-95"><sup>[95]</sup></a> <em>(Hindistan ve yukarısında -Orta Asya koridorunda- yaşayan insanlardır.)<br />
</em>• Arapların kökeni, semitik ırktır yani Sami ırkıdır. Sami ırkı Aryanlardan doğmuştur. Dolayısıyla Sami ırkının kökeni Hintlilerdir ve Asya insanlarıdır. Yanı sıra semitik ırka Afrikalıların da karıştığı söz konusudur.<br />
• Sümerlerin kökeni tam olarak belli değildir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-95"><sup>[95]</sup></a> <em>(Veriler, Hazar’ın kuzeyini göstermektedir.)</em></p>
<p>Sami ırkı ya da topluluğu, Sümer’den sonra Arabistan’da oluşan topluluktur: Yani Sümerler Mezopotomya’ya geldiklerinde Sami ırkı henüz yok idi.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-95"><sup>[95]</sup></a> (En azından Sümerden önce kayda değer bir toplum yoktu, küçük gruplar halinde göçebe idiler.)</p>
<p><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-92"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[92]</sup> Bu sitedeki yazıma <a href="https://web.archive.org/web/20220309105648/https://www.mutlakbilim.net/canlilarin-ve-insanin-fosillerle-ve-modellerle-kronolojik-evrimi-dunyanin-varligindan-gunumuze-kadar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 92).</span><br />
<a name="dipnot-93"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[93]</sup> Görsel için bu sitedeki yazıma <a href="https://web.archive.org/web/20220309105648/https://www.mutlakbilim.net/canlilarin-ve-insanin-fosillerle-ve-modellerle-kronolojik-evrimi-dunyanin-varligindan-gunumuze-kadar/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> figür 58 (Dizin 93).</span><br />
<a name="dipnot-94"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[94]</sup> Bu sitedeki yazılarıma <a href="https://web.archive.org/web/20220323022838/https://www.mutlakbilim.net/turkler-ve-turk-inanclari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 280) ve <a href="https://web.archive.org/web/20220310123757/https://www.mutlakbilim.net/ilk-insanlarin-tarihi-ve-inanclari/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 126).</span><br />
<a name="dipnot-95"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[95]</sup> Çelik, agk.</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Konu 172: ARİLER (ARYANLAR): DİNLERİN GİDİŞATINA YÖN VERMİŞ BİR KAVİM</title>
		<link>https://www.mutlakbilim.net/sumerler/ariler-veya-aryanlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Çadıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2023 10:29:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mutlakbilim.net/?p=11445</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>MÖ 5.000 ve öncesine dayanan Hint-Avrupa adında bir kavmin ya da topluluğun varlığı söz konusudur. Bunlar “Ari”ler <em>(Arianlar, Aryanlar, Aryalılar)</em> olarak bilinir. Bu kavim MÖ 2300-1900 arasında; Yunanistan, Anadolu ve Mezopotomya’da yaklaşık 300 yerleşim yerini yağmaladı. Sonraki iki binyıllık süreçte Batı Avrupa’dan Hindistan’a kadar yayıldılar. Hint-Avrupalıların anavatanı Karadeniz’in kuzeyidir yani Karpatlar ile Kafkasya arasıdır. Bunlar MÖ 5. ve 3. binyılları arasında, anavatanlarında Tümülüs <em>(Kurgan, Mezar)</em> kültürünü geliştirdiler. Sonrasında bu kültür Avrupa, Anadolu ve Mezopotamya çevresinde yaygınlaştı.</p>
<p>Hint-Avrupa kavmi; göçebe, ataerkil ve barbar bir topluluktu. Gökyüzü ve Işık Tanrıları olan Dyaus veya Deiwos (Deus), sonrasında Zeus Tanrısına dönüştü. Tapınak yapmamışlardır, açık hava törenlerini tercih ediyorlardı. Tanrılara sunulan kurbanlar yakılırdı.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-86"><sup>[86]</sup></a> <em>(Öyle ki bu kült; görüşüme göre Hinduizm’deki ölü yakma ritüelinin öncüsü olabilir.)</em> Yazıyı yasaklamışlardır, sözlü aktarım vardır. Yaptıkları saldırılarla ve göçlerle; Hititleri, Hintlileri, İranlıları, Yunanlıları ve İtalikleri oluşturdular. Sonraki tarihlerde Cermenleri ve Baltık Slavlarını da ekleyebiliriz.</p>
<p>Bu kadim kavmin dinsel külliyatında; Tanrı-şeytan, sevap-günah ikilemlerine benzer; Tanrısal varlıkla yüklü ve olumlu olan – insanların dokunması yasak ve olumsuz olan; Hieros-hagios (Yunanca), Sacer-Sanctus (Latince), Spenta-Yaozdata (Avestaca) tarzında ikilemler mevcuttur. Örneğin; MÖ 2. binyılda Hintlilerin, Mitra (egemen iyi Tanrı) – Varuna (kötü hükümdar) ile sonraki tarihlerdeki Romalıların Romulus-Numa zıtlıkları mevcuttur. Yanı sıra; Hititçe, Yunanca, İranca, Ermenice gibi dillerde etimolojik olarak benzerlikler görülmektedir. Bu da, Hindistan’dan Avrupa’ya uzanan koridordaki, eski kültürlerin; Karadeniz’in kuzeyinden yayılan Hint-Avrupa kavminden gelerek ve gittikçe çeşitlenen bir kültür harmoniğine dönüştüğünü gösterir. Bu koridordaki diller ve mitolojik hikâyeler birbirine benzemektedir.</p>
<p>Hindistan’da bulunan az sayıdaki yerli, Ari istilası sonucunda Arileşmiştir: Sonrasında MÖ 1.500’lerde Hindistan din-kültür külliyatının bununla birleştirilmesi ile oluşan Hinduizm, Veda Dini filozoflarınca Rig Veda adlı din kitabının yazılması ile oluşturulmuştur ya da temellendirilmiştir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-86"><sup>[86]</sup></a></p>
<p>Sümer kelimesi, Sum-Ari kelimelerinden oluşur.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-87"><sup>[87]</sup></a> Yalnız bu isim Akadlar<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-88"><sup>[88]</sup></a> <em>(MÖ 2.400’lerde Sümere egemen olan Arabî devlet</em><a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-89"><sup>[89]</sup></a><em>)</em> tarafından verilmiştir<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-88"><sup>[88]</sup></a> <em>(Görüşüme göre Sum, Sami yani Arap ya da semitik ırk anlamına geliyor olabilir.)</em> Ari ise şerefli insan demektir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-87"><sup>[87]</sup></a> Sümerler kendilerine “Kengeri”ler demekteydi. Gerek Sum-Ari olsun gerek “Keng-Ari” olsun “Ari” kelimesinin varlığı Sümerlerde görülür. Sümerler, Karadeniz’in kuzeyinden gelen Ariler’dir.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-90"><sup>[90]</sup></a></p>
<p>Orta Asya’daki eski Türkler, gün kelimesine ‘küng’ derlerdi.<a href="https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/#dipnot-91"><sup>[91]</sup></a> Görüşüme göre eğer keng ile küng aynıysa: Kengeri; günün şerefli insanı, güneşin insanı, ışığın insanı, ışıktan gelen vs. anlamlarına gelebilir.</p>
<p style="text-align: left;"><span style="font-size: 14px;">___________________</span><br />
<a name="dipnot-86"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[86]</sup> Eliade, age., s. 233-269.</span><br />
<a name="dipnot-87"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[87]</sup> Gürsan, age., s. 29.</span><br />
<a name="dipnot-88"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[88]</sup> Kılıç, agm., s. 125; Çelik, agk.</span><br />
<a name="dipnot-89"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[89]</sup> Bu sitedeki yazıma <a href="https://web.archive.org/web/20220308235957/https://www.mutlakbilim.net/harvard-uni-si-prof-gonul-tekinden-antik-mezopotamya-inanclari-ve-gunumuze-etkileri/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><em>bk.</em></a> (Dizin 129)</span><br />
<a name="dipnot-90"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[90]</sup> <a href="https://web.archive.org/web/20220309012113/https://www.mutlakbilim.net/sumerler-ve-antik-mezopotamya-inanclari/">bk.</a> bu bölümde 152. Konu ve dipnot 88.</span><br />
<a name="dipnot-91"></a><span style="font-size: 14px;"><sup>[91]</sup> Namık Kemal Zeybek, “Gönül Mimarları” [TV Programı], KRT TV, 2017. (Programın yayınlandığı tam tarih eklenecek.) (Bu cümleyi Eski Kültür Bakanı Zeybek programda aynen söyledi).</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
